14 Nisan 2008 Pazartesi

sohbet

Toplumda eksikliğ olan şey nedir dense, düşünmeden İslami sohbet ve samimiyettir derim. Sohbet kalmadı. Avusturya'ya ilk geldiğim zamanlarda Allahü Teala'nın lütfu ile çok güzel bir sohbet halkamız olmuştu. İki arkadaş başlamıştık. Yaptığımız kitap okumak ve okurken bilgimizce açıklamalaya çalışmaktı.

Zamanla sayı onbeşe, derken otuzları aştığında artık evlere sığmıyorduk ve herkes bir konuda hemfikirdi: Haftada bir cumartesi akşamları toplanırdık ve hepimiz aynı şeyi söylerdik; bir hafta burada okunan, konuşulanlar üzerinde düşünerek iş yerinde çalışıyoruz ve cumartesiyi iple çekiyoruz.

Her hafta önceki hafta davet eden kardeşimizin evinde olurduk. Cemaatle namazlar, Kur'an, tefsir, fıkıh, ve en son tasavvuf..Ama Allah'ın inayeti, her şeyden tasavvufi bir boyut çıkardı. Çay karıştırırken bile..

O lezzet, yokluğunu hepimizin aradığı hatıra oldu.

Kalbi bir aküye benzetirdim ve her cumartesi şarj etmek için toplanırdık. Ben abileri olarak, hafta içi konularımı seçerdim. Zaten tefsir ve fıkıh; atlama yapmadan sayfa sayfa devam ederdi.

Buna bağlı dini canlılık, geziler..

Ve dahi görülen ve ille bana-tefsir etmem için- anlatılan rüyalar..

Derin devlet var, derin çete vs. var ama derin sohbet nerede..?



Bir ara, ''sen benim unuttuğumsun'' dediğim değerli bir arkadaşım vardı. Net üzerinden sohbetler etmiştik. Derin soruların ve mevzuların insanıydı.

İlmin başı güzel soru sormaktır ve O, sorardı..Güzel zamanlardı. Bana unuttuklarımı hatırlatırdı..Derken yollarımız ayrıldı..Özlemle kendisine gıyabında selam ve teşekkürler gönderiyorum güzel zamanlarımız için.

Artık yalnız ben ve günlüğüm.

Ribbiyyun denilen bir zümre vardı çok eskiden..Talim ve terbiye görmüş cemaat yani.. Ribbiyyunlar, Rabbanî âlimler tarafından itina ile yetiştirilen, her şeylerini hatta canlarını bile Allah yolunda fedâya hazır âbid, ehl-i ilim Allah erleri.
Hisbe teşkilatı da denilen böylesi kişilerin bulunmaması bir toplum için büyük bir hüsran. Bugün İslam âleminin acıklı hâli, müslümanları daldıkları gaflet uykusundan uyandıracak, başta idareciler olmak üzere yetki sahiplerine nasihat edecek, onları kötülüklerden sakındırıp, iyiliklere teşvik edecek, mes’uliyetlerini hatırlatacak gerçek nasihatçıların, Allah’tan başka hiç kimseden korkmayan Allah erlerinin çok az oluşundan, toplumun da bu kişilerin nasihatlerine aldırış etmeyişlerindendir.



Din nasihat ve samimiyettir, buyuruldu. Naishatsa sohbettir. Sohbetse iki türlüdür. Dil ile, hal ile..

Dil ile yapılan artık çok fazla fayda etmiyor, hal ise; Allah dostlarının aynasından bize yansıyan; nasibimizce kabımıza alabildiklerimiz.