<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387</id><updated>2011-11-27T12:32:55.727+01:00</updated><category term='medyadan'/><category term='http://www.blogger.com/img/blank.gifBlog'/><category term='şiir'/><category term='satır araları'/><category term='Blog'/><category term='notlarım'/><category term='Makaleler'/><title type='text'>can cenk</title><subtitle type='html'>‘’ORTALIK KARIŞIP, YALANLAR YAYILIP, DİNDEN OLMAYAN ŞEYLER ORTAYA ÇIKINCA, ADETLERE KARIŞTIRILINCA VE ESHABIMA DİL UZATILINCA, DOĞRUYU BİLENLER HERKESE BİLDİRSİN. 
ALLAH-U TEALA'NIN, MELEKLERİN VE BÜTÜN İNSANLARIN LANETİ, DOĞRUYU BİLİP DE, GÜCÜ YETTİĞİ HALDE BİLDİRMEYENLERE OLSUN.ALLAH-Ü TEALA BÖYLE ALİMLERİN FARZLARINI VE DİĞER İBADETLERİNİ KABUL ETMEZ."
(Mektubat-ı Rabbani-ks- c.I,251;Ebu Nuaym, Deylemi)</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://cancenk.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>451</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-5640026175221601243</id><published>2011-08-12T21:36:00.001+02:00</published><updated>2011-08-14T08:21:16.477+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Cennette DVD izleme keyfi..!</title><content type='html'>&lt;div&gt;Bazıları cennette sıkılmaz mıyız diyorlar ! Dünyada sıkılıp da ölmek isteyene pek rastlamadım  ki, burası dünya zaten..Adı üzerinde ‘’en aşağı’’ demek..Yaratıcı tarafından sivri sineğin kanadı kadar bile değer verilmemiş bir imtihan/sınav alanı/arenası sadece..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Cennete gidince sıkılmak diye bir şey asla söz konusu değil. Sadece pişmanlık var, dünyada boşa geçen zamanları  niçin daha iyi değerlendirip, cennette daha iyi lezzetleri/makamları elde edemeyişimize..Cennetten Allah azzenin Cemalini görmek, Kur’an okunuşundaki lezzetler ilk sıra..Sonra Peygamberleri velileri görme saadeti..Bu bahs-i diğer..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;İnşallah cennete gittiğim zaman; bilmem kaç boyutlu  televizyonumun karşısına geçip; bazen kainatın ilk yaratılışını, cinler dünyasını, şeytanlar dünyasını, ilk insanın (as) serüvenini, bazen anne karnından başlayarak tüm yaşantımı, bazen Peygamberimizin ve peygamberlerin ( en güzel selamlar onların üzerine olsun)  baştan sonra dünya hayatlarını, bazen bir Allah dostunun yaşamını A’dan Z’ye..seyredeceğim..&lt;br /&gt;Dünya tarihini, dünya savaşlarını, dönen dolapları, insanlığın gelişimini..Kıyametin kopuşunu tüm detaylarıyla..&lt;br /&gt;İzlenecek ne çok DVD olacak..Hiçbir şey yapmasa insan cennette, filmleri bitiremez..&lt;br /&gt;Cennet katları arasındaki misafirlikleri saymıyoruz..Her istediğinin anında oluş zevkini.Neden saymıyoruz, çünkü çok insanın bilmediği cennette rahat döşekler içinde meyveleri yerken DVD keyfiydi konumuz..Nasıl güzel değil mi..?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-5640026175221601243?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/5640026175221601243'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/5640026175221601243'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/08/cennette-dvd-izleme-keyfi.html' title='Cennette DVD izleme keyfi..!'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-3587957654917048060</id><published>2011-07-31T11:20:00.000+02:00</published><updated>2011-07-31T11:21:39.127+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Bu Ramazan hepimiz Afrikalıyız / Dr.Ebubekir Sifil</title><content type='html'>&lt;p&gt;Rahmet iklimine adım attığımız şu günlerde gönüllerde ayrı bir  heyecan, ruhlarda ayrı bir sekinet var. Ramazan'ın mü'min yüreklere  "coşku" ve "rikkat" olarak yansımasından daha tabii ne olabilir?.. Bunu  ancak iman edenler bilir ve yaşar...&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu Ramazan yazın en sıcak günlerinde misafirimiz oluyor. Yüce Rabbin  lutfettiği bolluk ve bereket içindeyken, -dürüst olalım- aklımızın  ucundan "bu Ramazan biraz çetin geçecek" diye geçmiyor değil hani...&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ne de olsa insanız. Zaaflarımız var. Hava çok sıcak ve günler uzun...&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Sıcak havalarda oruç tutmak yerine fidye vermeyi aklından geçirenler,  Hz. Abbâs (r.a)'ın, ilerlemiş yaşına rağmen Arabistan'ın dayanılmaz  sıcağında biraz olsun serinlemek için Ramazan'da bir leğene su doldurup  içinde oturduğunu hatırlamalı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İbadetlerimizin iki yönü var: Sorumluluktan kurtulmak ve  sevabına/faziletine nail olmak. Biraz sıkılmayla -sağlığını tehlikeye  atmamak şartıyla- oruç tutabilecek durumda olanlar hemen fidye vermeyi  düşünmemeli. Belki fidye bizi oruç sorumluluğunda kurtarır; ama oruç  tutmanın sevap ve faziletini kesinlikle temin etmez...&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Afrika bu yaz büyük bir sıkıntıyla, çetin bir imtihanla yüz yüze.  Milyonlarca insan kavurucu sıcakta bir lokma yiyecek bulma umuduyla  kilometrelerce yol yürüyor. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar, hastalananlar,  hayatını kaybedenler...&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yeryüzünün mazlumları onlar. Ve bizim onları, dünyanın kanını emerek  semirenlerin insafına terk etmek gibi bir lüksümüz yok. Onlar bizim  kardeşlerimiz. Hatta aralarında gayrimüslimler olsa bile onlardan  elimizi çekemeyiz. Mazlumun elinden tutmak ancak mü'minlerin şiarıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Biz oralara bigâne kalırsak bunun iki türlü bedeli olur:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Birincisi onların yaşadığı açlığa duyarsız kalmak ağır bir vebaldir.  Onlar açken bizim mükellef iftar ve sahur sofralarında tıka basa  yememizin izah edilebilir bir yanı olamaz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İkincisi, oralarda bizim yokluğumuzun oluşturacağı boşluğu, başta  misyoner örgütleri olmak üzere "başkaları" güle-oynaya dolduracaktır. Bu  da bize katmerli bir vebal olarak yansıyacaktır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Tam sırasıdır... Gelin bu Ramazanı farklı yaşayalım. Afrika'ya el  uzatma çağrısı yapanlara, özellikle de STK'lara kulak verelim, el  verelim, destek verelim. Bu hassasiyet dalga dalga büyüsün.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kara kıtanın kara derili insanlarının bahtı da kara olmasın. Kurban  ve sair organizasyonlarla oralara gidenlerin anlattığı öyküleri  dinlediğinizde içiniz acıyor. Müslümanların sahnede olmadığı bir  dünyanın ne hale gelebileceğini o öyküler canlı biçimde anlatıyor. Ve  Müslümanlar iradeli davrandığında nelerin yapılabileceğini de...&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Şimdiden Ramazan'ınız mübarek olsun. Bu mübarek iklim Gazze'de,  Suriye'de, Mısır'da, Afganistan'da... yaşanan dramları hayra kalbetsin.  "Yeryüzünün başka bir yeryüzü" olacağı günlere...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.milligazete.com.tr/makale/bu-ramazan-hepimiz-afrikaliyiz-211363.htm"&gt;(Milli Gazete)&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-3587957654917048060?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3587957654917048060'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3587957654917048060'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/07/bu-ramazan-hepimiz-afrikalyz-drebubekir.html' title='Bu Ramazan hepimiz Afrikalıyız / Dr.Ebubekir Sifil'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-3047137129807482311</id><published>2011-07-21T10:06:00.000+02:00</published><updated>2011-07-21T10:07:28.960+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Kusurlu Mal Albânî / M.Şevket Eygi</title><content type='html'>&lt;p&gt;Sayın dostumuz, Uyarı ve eleştiri nâmenizi aldım, teşekkür ederim.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Nâsirüddin el-Albânî için "Zamanımızın en büyük muhaddisi, hattâ  muhaddislerin imamı, hâtemü'l-muhaddisîn, hadîs konusunda en büyük  otorite..." gibi övgülerde bulunuyorsunuz ve dört mezhebe uymayan inanç,  fikir ve görüşlerinizi bu merdut (reddedilmiş) zata dayandırıyorsunuz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Muhterem beyefendi!..&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İslam fıkhında bir kural vardır:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bir tâcir, kusuru olan bir malı satarken, o kusuru müşteriye  söylemezse kazancı haram olur, günaha girmiş olur, müşterisini aldatmış  olur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İslam istikameti (doğruluğu, dürüstlüğü) esas kabul etmiştir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İlmî görüşlerin açıklanması da, mecâzî mânada bir tür satışa  benzetilebilir. Binaenaleyh bazı bilgilerin ve bilginlerin kusurları  varsa onların muhatabı mutlaka insaflı ve adaletli bir şekilde beyan  edilmesi gerekir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Siz Albânî için:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;*Zamanımızın en büyük muhaddisi,&lt;/p&gt; &lt;p&gt;*Muhaddislerin imamı,&lt;/p&gt; &lt;p&gt;*Hâtemü'l-muhaddisîn,&lt;/p&gt; &lt;p&gt;*Hadîs konusunda en büyük otorite...&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Gibi övgülerde bulunurken, "malınızın" kusurları hakkında tek kelime sarf etmiyorsunuz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Böylece "müşterilerinizi" (okuyucularınızı) aldatmış oluyorsunuz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Siz taqiyye ve kitman yapmayı farz kabul eden, "taqiyye bizim  dinimizdir, taqiyyeyi terk eden namazı terk etmiş gibi olur, taqiyyesi  olmayanın dini de yoktur..." diyen mezhebe mensup olsaydınız, bir şey  demeyecektim. Lakin siz Ehl-i Sünnet din kültürü dairesi içinde bulunan  bir kimsesiniz ve Albânî konusunda taqiyye yapmanız, yâni Ehl-i Sünnet  ulemasının ve muhaddislerinin ona yöneltmiş oldukları (Bazısı birkaç  cilt) tenkitlerden hiç bahs etmemeniz doğrusu son derece esef vericidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Albânî Vehhabîlerin, kendilerine Selefî diyen bazı gulüvve  sapmışların, dinde reformcuların, Ehl-i Sünnet muarızlarının imamıdır  ama kesinlikle Ehl-i Sünnetin imamı değildir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Albânî kimdir, özellikleri nelerdir? Madde madde sıralıyorum:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;1. Günümüz Vehhabî ve Selefîleri içinde en önde gelen bid'atçi ve reformcudur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;2. Otodidakttir. Hocalardan ilim öğrenmemiş, icazet almamıştır. Bir  insan kendi kendine kitap okuyarak uçak mühendisi, kalp ameliyatı yapan  operatör doktor, ağır ceza hakimi olabilir mi? Olamaz. İşte Albanî'nin  muhaddisliği de böyle kendinden menkul bir muhaddisliktir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;3. Asıl mesleği saatçiliktir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;4. Büyük Ehl-i Sünnet alimlerine, imamlarına ağır ve galiz şekilde saldırarak meşhur olmuştur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;5. Tasavvuf ve tarikat evliyasına ve ehline aşırı saygısızdır, onlara  karşı düşmanca ve son derece agresif bir üslupla saldırmıştır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;6. O kadar aşırıdır ki, Suudî Arabistan'dan hudut harici edilmiş, Amman'da ev hapsinde 1999'da ölmüştür.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;7. Bazı kitap tüccarlarının ve eğitimsiz bir kısım Müslümanın tercih ettiği bir yazardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;6. İmamdır ama Ehl-i Sünnetin imamlarından değil, Vehhabî ve Selefîlerin imamıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;7. Ulemanın icmâına aykırı bozuk ictihadlarından biri kadınların altın süs eşyası takmalarının haram olduğu iddiasıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;8. Diğer bir bozuk ictihadı: Ticaretten kazanılan paranın zekâta tâbi olmadığı iddiasıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;9. Kendi kafasına (re'y ve hevasına göre) cumartesi günleri oruç tutmayı kesin olarak yasaklamaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;10. Üç mescid dışındaki diğer mescidlerde itikaf yapmayı yasaklamaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;11. Müslümanların selef imamlarını (mesela dört mezheb imamını) taklid edeceklerine kendisini taklid etmelerini istemektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;12. Kasden terk edilen namazların kazâ edilmesini yasaklamaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;13. Hayızlı kadının ve cünübün Kur'an-ı Kerimi okumasının, tutmasının ve taşımasının caiz olduğunu iddia etmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;14. Resulullah'ın (Salat ve selam olsun ona) kabrinin Mescid-i Nebevî  içinde bulunmasının Medîne'deki bid'atlerden biri olduğunu tekrar  tekrar iddia etmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;15. Peygamberimizin kabrini ziyaret etmek ve ondan şefaat istemek  maksadıyla seyahat edenin yanılmış bir bid'atçi olduğunu iddia  etmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;16. Zikrullah yapmak için elinde tesbih bulundurmayı bid'atçilik olarak vasıflandırmaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;17. Allahü Teala için Arş'ın üzerinde el-mekân el-ademî diye bir yer olduğunu iddia etmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;18. Tamâmü'l-minne adlı kitabında istimnânın (mastürbasyonun) orucu bozmadığını iddia etmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;19. Sahih-i Müslim ve Sahih-i Buharî'nin "düzeltilmiş" baskılarını  yayınlamış, ve bunlara "muhtasar" (kısaltılmış) ismini vererek hileli  bir yol izlemiştir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;20. Albanî et-Tevessül adlı kitabında Mu'tezile mezhebini takliden,  tevessül ve teşeffuyu haram olarak kabul etmekte ve bunun şirke denk  olduğunu söylemektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;21. Ehl-i Sünnet tasavvufçuların İslam dışı olduklarını, şirke ve küfre düştüklerini iddia etmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;22. Ehl-i Sünnetin itikatta iki imamı olan İmamı Eş'arî'ye ve İmamı  Mâturidî'ye son derece muhaliftir, onları bid'atçi kabul etmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;23. En az beş kitabında Medîne-i Münevvere Mescid-i Nebevî'deki  Kubbe-i Hadra'nın (Peygamberimizin türbesinin) yıkılmasını, kabrinin  mescid dışına çıkarılmasını istemektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;24. Bayram günlerinde akrabaları, komşuları ve arkadaşları ziyaret etmenin bid'at olduğunu söylemektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;25. Dârü'l-harb olduğu gerekçesiyle Müslümanların Filistin'i terk  etmeleri ve Siyonist Yahudilere bırakmaları gerektiği yönünde fetva  vermiştir. (Feteva, s. 18)&lt;/p&gt; &lt;p&gt;26. Teravih namazının 11 rekattan fazla kılınmasını yasaklamaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;27. Cuma namazından önce dört rekat sünnet namazı kılmanın bid'at olduğunu iddia etmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;28. Ehl-i sünnet alimlerine cahiller, bid'atçiler, hattâ bazen eşkıya  diyerek hakaret etmektedir. Bu konuda Ehl-i Sünnet âlimi Şeyh Hasan Ali  el-Sakkaf tarafından derlenmiş "Albânî'nin Ümmet'in âlimlerine karşı  sarf ettiği hakaretlerin ve tiksindirici ifadelerin sözlüğü" adlı bir  kitabı bulunmaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;29. Peygamber Efendimizi öven "Kaside-i Bürde"yi okuyan Müslümanlara ahmak diyerek hakaret etmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Gelelim Ehl-i Sünnet ulema ve fukahasının bu bid'atçi zata karşı yazdıkları reddiyelere:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;1. Hindistanlı muhaddis Habiburrahman el-Azami'nin dört ciltlik "el-Albanî Şuzuzuhü ve ahtauh"u.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;2. Suriyeli âlim Muhammed Said Ramazan el-Bûtî'nin iki reddiye kitabı  vardır. (a) Mezhebsizlik Şeriatı tehdit eden en tehlikeli bid'attir.  (b) Selefin yolu mübarek ve tarihî bir çığırdı, İslamî bir mezheb  değildi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;3. Faslı muhaddis Abdullah ibn Muhammed ibn Sıddîk el-Gummarî'nin Albanî'ye dört reddiyesi vardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;4. Suriyeli hadîs alimi Abdulfettah Ebû Gudde'nin Albanî'ye ve arkadaşı zuheyr eş-Şeviş'e reddiyesi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;5. Mısırlı hadîs alimi Muhammed Avvame'nin "Âdabü'l-İhtilaf" adlı kitabı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;6. Mısırlı hadîs âlimi Mahmud Said Memduh'un iki reddiyesi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;7. Arabistanlı hadîs alimi İsmail ibn Muhammed el-Ensar'ın üç reddiyesi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;8. Suriyeli âlim Bedreddin Hasan Diab'ın reddiyesi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;9. Dubai Diyanet reisi İsa ibn Abdullah ibn Mani' el-Himyerî'nin iki konudaki reddiyesi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;10. Birleşik Arab Emirlikleri Diyanet İşleri Başkanı Şeyh Muhammed  ibn Ahmad el-Hazrecî'nin "Albanî'nin aşırılıkları" başlıklı makalesi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;11. Suriyeli âlim Semir İslambulî'nin el-ahad, el-icmâ, en-nesh adlı yazısı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;12. Ürdünlü âlim Es'ad Selim Tayyim'in, Albanî'nin yaptığı bazı hataları teşhir eden yazısı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;13. Ürdünlü âlim Hasan Ali Sakkaf'ın sekiz kitabı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Evet muhterem beyefendi... Siz Albanî malınızı göklere çıkartıyorsunuz ama onun kusurlarından hiç mi hiç bahs etmiyorsunuz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ehl-i Sünnet ulemasının aleyhinde bunca ilmî tenkit ve düzeltme  kitabı yazdığı böyle bir kişiye siz nasıl zamanımızın hadîs imamı  diyebiliyorsunuz?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu yazımdaki bilgileri halk bilmez. Siz "malınızın" kusurunu söylememekle Müslümanları aldatmış olmuyor musunuz?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Beyefendi!.. Müslüman âdil ve insaflı olmaya mecburdur. Kur'an, Sünnet bizi âdil olmaya çağırıyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Siz "Albanî benim gözümde imamdır ama onun aleyhinde de bunca ilmî tenkit kitabı yazılmıştır" demek zorundasınız.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Albanî gibi bir bid'atçiyi ve saygısızı muhaddislerin imamı olarak göstermenin bir vebali olsa gerek.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Selam ve saygılarımla... &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(Milli Gazete )&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-3047137129807482311?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3047137129807482311'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3047137129807482311'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/07/kusurlu-mal-albani-msevket-eygi.html' title='Kusurlu Mal Albânî / M.Şevket Eygi'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-5399535510927938963</id><published>2011-07-17T10:28:00.001+02:00</published><updated>2011-07-17T10:30:24.810+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Coca Cola içmenin hükmü</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;İhtilaflı meseleler ve kardeşlik hukuku / Dr.Ebubekir Sifil&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Soru: &lt;/strong&gt; Coca Cola haram diye bir fetva vermişsiniz,  Hüseyin Avni Hoca, Mehmet Talu Hoca vs.'nin de aynı fetvayı verdiklerini  biliyoruz. Bu konuda Diyobend alimlerinin de fetvaları var. Büyük Müfti  İbrahim Desai ve başka Diyobendilerin fetvalarında görüyoruz ki, onlar  Coca Cola haram değildir diyorlar. Alkol olsa bile, Siyonizme yardım  etse bile, bu fıkhî açıdan Cola'yı haram etmiyor onlara göre. Hem Darul  Ulum Diyobend'de Coca Cola'nın içildiğini gördük. İngiltre'de Darul  Ulum'da okumuş alimler, büyük müftilerin Coca Cola içtiğini ve  içilmesine helal dediklerini söyledi. Bu olsa olsa ihtilaf konusu değil  mi? Diyobend'in Fıkıhda ne kadar güçlü olduğunu biliyoruz. Bazıları  (bunu söylediğimiz için) bizim Peygambere ihanet ettiğimizi söylüyorlar;  Coca Cola içtiğimiz zaman İslam'a hain olarak nitelendiriyorlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Cevap&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Cola meselesine iki açıdan yaklaşmıştım:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;1. Kola'ya (ve daha genelde gazlı içeceklere) çözücü olarak katılan  alkolün, bu işlemden sonra mahiyet değiştirip değiştirmediği; başka bir  maddeye dönüşüp dönüşmediği. Eğer bu işlemden sonra alkol tepkimeye  girip alkol olmaktan çıkıp bir başka maddeye dönüşüyorsa kola (ya da söz  konusu hangi içecek ise o) haram olmaz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kola'ya katılan alkol -çok düşük oranda da olsa- "alkol" olma  özelliğini kaybetmeden varlığını sürdürüyorsa, çoğu sarhoş eden şeyin  azı da haramdır" ilkesi gereği kolanın içilmesinin haram olduğunu  söylememiz gerekir. Bu durumda "Bir kimse litrelerce kola içse bile yine  sarhoş olmaz; dolayısıyla içindeki az miktar alkol sebebiyle kolanın  haram olduğunu söylemek doğru değildir" denemez. Çünkü burada dolaylı da  olsa "az miktardaki alkolün içilmesinin haram olmadığı" söylenmiş  olmaktadır. Allahu a'lem burada doğru olan, içeceğin fiilen "en fazla ne  kadar içilebildiğini" değil, ilkesel olarak "çok miktarda içilmesi  halinde sarhoş edip etmeyeceği"ni esas almaktır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;2. Diyelim ki içeceğe çözücü olarak katılan alkol, girdiği tepkime  sonucu özelliğini kaybediyor ve alkol olmaktan çıkıyor. Bu durumda o  içeceğin "li aynihhî" (sırf kola, gazoz vs. olduğu için) haram olduğu  söylenemez.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu noktada geriye belli bir kola markasının İsrail'e yardım ettiği  gerekçesiyle haram olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği sorusunun  cevabı kalıyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Mukaddes beldede fiili bir savaş yürüten, varlığını işgal ve teröre  borçlu olan ve hatta hayatı işgal ve terör üzerine bina etmiş olan  terörist İsrail devletine yardım eden firmaların ürünlerini satın  almanın, oradaki işgal, terör ve insanlık dışı uygulamalara destek  vermek anlamına geleceği, ayrıca delillendirilmeye ihtiyaç göstermeyecek  kadar açık bir meseledir. Hiçbir aklı başında Müslüman böyle hassas bir  meselede "Ben verdiğim paranın nereye gittiğine bakmam; satın aldığım  maddenin "li aynihî haram olup olmadığına bakarım" de aymazlığına  düşeceğini sanmıyorum.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Dolayısıyla Diyobend ulemasından nakledilen fetva şayet doğruysa,  yaüni onlar gerçekten öyle bir fetva veriyorsa, şu noktaların açıklığa  kavuşturulması lazım:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;1. Diyobend uleması Coca Cola'nın İsrail'e yardım eden bir firma olmadığı şeklinde bir bilgiye mi sahiptir?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;2. Eğer onlar da bu firmanın İsrail'e yardım ettiğini kabul ediyorsa,  o zaman fetvayı sadece tüketilen maddenin "li aynihî" haram olup  olmadığı noktasına bakarak ve İsrail'le ilişkisinden sarf-ı nazar ederek  mi veriyorlar?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu iki nokta aydınlatılabilirse Diyobend fetvası üzerinde daha rahat konuşabiliriz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ala külli hal, şu anda bu mesele üzerinde ihtilaf edildiği açık.  Böyle durumlarda mü'minlerin, birbirlerine karşı gözetmeleri gereken  hukuku ihlal edecek davranışlardan uzak durması gerekir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yıllar önce "Mezhep Meselesi ve Fıkhî İhtilaflar" adıyla bir kitap  tercüme etmiştim. Şu anda mevcutu tükenmiş olan bu kitapta müellifin  (Ebu'l-Feth el-Beyânûnî), yer verdiği bir bölüm konumuz açısından  gerçekten önemli. İhtilaflı meselelerde mezhep imamlarımızın ve  ulemamızın nasıl davrandığını ve bize ne tavsiye ettiğini izah eden bu  bölüm, en az fıkhî ihtilafların sebep ve mahiyeti kadar önemli.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İnşaallah RıhleKitap yayını olarak Ramazan'da yeni baskısı okuyucuya  arz edilmiş olacak. Meselenin oradan okunmasını tavsiye ediyorum.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-5399535510927938963?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/5399535510927938963'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/5399535510927938963'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/07/coca-cola-icmenin-hukmu.html' title='Coca Cola içmenin hükmü'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-5167977636588694527</id><published>2011-07-03T06:34:00.000+02:00</published><updated>2011-07-03T06:35:00.926+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Moderniteye direnmek / Dr.Ebubekir Sifil</title><content type='html'>&lt;p&gt;Modernite deyince aklımıza öncelikle hayatın görünen yüzünün gelmesi  karşı karşıya bulunduğumuz problemin ciddiyetini gösteriyor.  Modernite-İslam ilişkisi bağlamında tartıştığımız meselelerin birkaç  "kışkırtıcı" başlığa inhisar etmesi de aldatıcı noktalardan biri  şüphesiz. Oysa bunlar sonuç. Sebebe inmedikçe meseleyi -en azından  zihnimizde- çözme şansına sahip olmamız mümkün değil.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Müslümanlar olarak -mesela- modernitenin kurguladığı "üretim-tüketim  ilişkileri" hakkındaki düşüncemiz nedir? İslam, üretimin ve tüketimin  hangi esaslar dahilinde olmasını öngörür ve biz, fiilen yaşamakla bir  cüz'ünü oluşturduğumuz modern üretim-tüketim ilişkileri bütünü içinde  İslam'ın öngördüğü modeli zihnen kabul edebilecek durumda mıyız?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İslam, üretimin ihtiyaçlar kadar olmasını öngörür. İhtiyaçtan  fazlasını üretmek birkaç açıdan mahzurludur. İhtiyaçtan fazla üretecek  olursanız;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;1. Hammaddeyi gereğinden fazla tüketmeden bunu yapamazsınız.  Hammaddenin israfı tabiatın/çevrenin tahribi anlamına gelir. Dolayısıyla  ihtiyaç fazlası üretim, bize "emanet" olarak verilmiş tabiatın  tahribini intaç eder.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;2. İhtiyaç fazlası üretimin kâra dönüşmesi, ancak toplumda yapay  ihtiyaçlar oluşturmakla mümkündür. Burada da "israf" söz konusudur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;3. İhtiyaç fazlası üretimi esas alan ekonomi anlayışı, kaçınılmaz  olarak acımasız bir "rekabet" ortamını doğurur. Modern ekonomik sistemde  var olabilmenin olmazsa olmazlarından birisi "durmadan büyümek"tir.  Belli bir seviyede durmak, bu sistemde yok olmakla eş anlamlıdır.  Dolayısıyla büyümek için her ne lazımsa onu yapmak zorunda kalan  işletmeler, ahlakî ilkeleri de, hukukî ilkeleri de buna göre düşünüp  tesbit etmek zorundadır. (Modernitenin temelinin ekonomiye dayandığı  gerçeğini hatırlayalım.) Kimse doğruluğuna kani olmadığı bir şeyi  yapmaz. En azından devamlı olarak yapmaz. Başlangıçta yaptığı şeyin  doğru olmadığını düşünse bile, onu yapmaya devam ettiğinde, -yaşadığı  gibi inanmanın kaçınılmaz sonucu olarak- "kabul ettiklerinin" değil,  "yaptıklarının" doğru olduğunu söylemeye başlayacaktır insanlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Hormonlu yiyecekler gibi durmadan sağlıksız bir şekilde büyüyen  metropol şehirlerde yaşamaya, işlem görmüş, katkı maddesi eklenmiş, raf  ömrü uzatılmış gıdalar tüketmeye, evlerimizi ve çevremizi kuşatmış  bulunan cihazlara itiraz etmeye, bunu en azından zihnen yapmaya hazır  olup olmadığımız meselesinin modern çağda İslam'ın doğru algılanıp doğru  yaşanmasıyla doğrudan ilişkisi var.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bunlar olmadan yaşayamayacağımız düşüncesine sahipseniz, bunun da  size modernitenin hediyesi olduğunu acilen fark etmek durumundasınız...&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bütün bunlar insanın nefsî arzularına ve hevasına hitap eden, onu  köpürten bir hayat tarzının ifadesi. Dolayısıyla modern hayat tarzının  en temelde insanın nefsî hevası üzerine kurulu olduğunu söylemek  gerçeğin ifadesi olacaktır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Şimdi başa dönüp soralım: Müslümanca bir hayat için moderniteye ruh veren teori ve pratiklerle zihnen hesaplaşmaya hazır mıyız?&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-5167977636588694527?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/5167977636588694527'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/5167977636588694527'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/07/moderniteye-direnmek-drebubekir-sifil.html' title='Moderniteye direnmek / Dr.Ebubekir Sifil'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-8482115631401262116</id><published>2011-06-28T09:55:00.005+02:00</published><updated>2011-06-28T09:59:34.452+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>“Mehdi As. Konusunda Uyarı”</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-lXT1eXp37fs/TgmJMNwcgNI/AAAAAAAAAlw/dzhkwvfRim8/s1600/adnan-oktar.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 224px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-lXT1eXp37fs/TgmJMNwcgNI/AAAAAAAAAlw/dzhkwvfRim8/s320/adnan-oktar.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5623176452693065938" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;''Bir kimse Mehdiyim diye ortalığa çıkmışsa ya da bir topluluk birinin  Mehdi As. olduğu davasındaysa şunlara bakarak onun veya onların yalancı  olup olmadığını rahat anlarsınız: &lt;p&gt;1- Müslümanlar yeryüzüne hakimler mi? O şahıs yeryüzünün meliki mi?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;2- Hz. İsa As. onunla beraber mi?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;3- Yeryüzünden zulüm, fısk, fücur, aşikar günah işlemek, Allah’a  isyan kalkıp yeryüzü adaletle doldu mu? Mal, servet, zenginlik adetsiz  hesapsız herkese dağıtıldı, ihtiyaç sahibi kimse kalmadı mı?'' &lt;a style="font-weight: bold;" href="http://aldanmayalim.net/"&gt;Yazının tamamı aldanmayalım.net&lt;/a&gt;'te&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-8482115631401262116?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/8482115631401262116'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/8482115631401262116'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/06/mehdi-as-konusunda-uyar.html' title='“Mehdi As. Konusunda Uyarı”'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-lXT1eXp37fs/TgmJMNwcgNI/AAAAAAAAAlw/dzhkwvfRim8/s72-c/adnan-oktar.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-7326395520006056276</id><published>2011-06-21T23:11:00.001+02:00</published><updated>2011-06-21T23:13:37.427+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Diyanet ve imam..</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: verdana;" class="mnb"&gt;''Halk farkında değil ama şu anda Diyanet kadrolarını ele geçirmek için dehşetli bir faaliyet var. Sessiz sedasız sinsice...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bendeniz bir Ehl-i Sünnet Müslümanı olarak, fetva isteyeceğim müftünün,  arkasında namaz kılacağım imamın, konuşmasını dinleyeceğim vaizin  itikadını, mezhebini, meşrebini bilmeliyim. Bir imam "Bu devirde üç hak  ibrihimî din vardır, Hz. Muhammed'i, Kur'anı, İslam'ı inkar eden gayr-i  Müslimler Cennetliktir" diyorsa, Sünnî olarak onun ardında namaz  kılamam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir imam "Fazlurrahman büyük ve mübarek bir din önderidir. Onun Tatiliye  mezhebi haktır. Kur'andaki nice kesin hükümler tarihseldir, bugün  geçerli değildir" inancına sahipse onun ardında da namaz kılamam. Bir  imam müteşabihatı lügavi manaya alarak "Allah'ın insanlar gibi eli,  ayağı, yüzü vardır. O iner çıkar. Onun ciheti vardır..." gibi inançlara  sahipse onun ardında da namaz kılamam. Evet tekrar ediyorum: Diyanet  kadrolarını ele geçirmek için birtakım fırka ve hizipler var güçleriyle  sinsice çalışıyor. Dehşetli taqiyye yapılıyor.'' &lt;/span&gt;                                                                                                 &lt;a href="http://www.habervaktim.com/yazar/39296/taqiyye_yapmasinlar.html"&gt;&lt;span class="mtnp"&gt;&lt;strong&gt;M. Şevket Eygi&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;span class="mtni"&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-7326395520006056276?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/7326395520006056276'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/7326395520006056276'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/06/diyanet-ve-imam.html' title='Diyanet ve imam..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-6758111944113694459</id><published>2011-06-21T13:52:00.002+02:00</published><updated>2011-06-21T13:55:11.223+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='satır araları'/><title type='text'>Namaza dair..</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;''Niye Namaz Kılıyoruz? Allah`u Teala nın Emri Var...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Niye Sureleri İçimizden Okuyoruz? Bizi Bir Duyanın Olduğuna İnandığımız İçin!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;İçimizi Duyan... Dışımızı Görmez mi? Hakkıyla Namaz Kılan Kötülük Yapar mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Bunca Pislik İçinde Evimizin Önünden Geçen Bir Irmakla Günde Beş Defa Niye Yıkanmayalım??''&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://vakiseher.blogcu.com/"&gt;http://vakiseher.blogcu.com/ &lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-6758111944113694459?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6758111944113694459'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6758111944113694459'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/06/namaza-dair.html' title='Namaza dair..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-3693787538440785070</id><published>2011-06-20T20:07:00.004+02:00</published><updated>2011-06-20T20:16:54.853+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir'/><title type='text'>Sevgiler Neden Acıydı?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-WwLtXQ0VUZ4/Tf-NCkzJbNI/AAAAAAAAAlo/yI9DPiUdQQU/s1600/cini.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 199px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-WwLtXQ0VUZ4/Tf-NCkzJbNI/AAAAAAAAAlo/yI9DPiUdQQU/s200/cini.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5620365935359126738" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;  &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman, times, serif;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Anımsatmayan Sevgiler Neden Acıydı?  Hakiki Sevgi “Sen” Olduğun İçin mi?&lt;br /&gt;Sensiz Sevgilerin, Sana Getirmeyen Sevmelerin Kıymeti Olmadığı İçin mi?&lt;br /&gt;Senin Dışında Sevilenler Tutsak Ettiği İçin mi?  “Sevgi” Sensizken Adamlığını Kaybettiği İçin mi?&lt;br /&gt;Sevgi Niye Vardı, Sana Getiren Yolları Daha Kolay Bulmak İçin mi?...&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;  &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman, times, serif;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Bir Seni Sevmem Gerekirdi, Yıkılmaya Mahkûm Dünyada...&lt;br /&gt;Bir Sana Koşmam Gerekirdi Hiç Düşünmeden... Telaşlarıma ve Sensizliği  Benimseten Hayallerime Aldırmadan... Bir Senin Adını Yazmalıydım  Yüreğime...&lt;br /&gt;Yüreğimi Sahibine Teslim Etmeliydim Hiç Şüphe Etmeden...&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;  &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman, times, serif;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Yüreğimin Sahibi Sendin, Sevgine Muhtaç Olan Bendim...&lt;br /&gt;Seni Tenzih Ederek Buyurmalıydım Yüreğime... Nakış Nakış İşlemeli,  Doymayı Bilmeden Seyretmeliydim Adını... Hatta, Seni Düşünmediğim  Demlerde...&lt;br /&gt;Sensizliğin Adı Ölüm Olmalıydı Gönül Hanemde...&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;  &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman, times, serif;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Bir Sana Susamalıydım...&lt;br /&gt;Bir Sana Yanmalıydım Yanmanın Hakkını Vererek ve Bir Sana Ölmeliydim Sevgimden...&lt;br /&gt;Kalbim Her Atışında “Bir İsmin” Dolanmalıydı Dilime... Dilim Kalbimle  Bir Olmalıydı ve Benim Yalnız “Sana” Olmalıydı Dönüşlerim...&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;  &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman, times, serif;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Öyle Bir Yüreğim Olmalıydı ki, Amacını Unutmalıydı...&lt;br /&gt; Öyle Bir Yüreğim Olmalıydı ki Mecnun Demeliydi Bana, Beni Görenler... Mecnunun Adı Yeniden Yankılanmalıydı...&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;  &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman, times, serif;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Dağlar Yerinden Oynamalı, Toprak Hayretlere Kapılmalıydı, Ben&lt;br /&gt;“HU!” Deyince... Yer Sarsılmalı, Kıyametler Kopmalıydı, Ben “HAY!” Deyince...&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;  &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman, times, serif;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Yüreğim Yanık Kokmalıydı Sevgimden...&lt;br /&gt;Adını Her Andığımda Unutmalıydım Kendimi ve Seni Unutturan Her Şeyi... Ben Böyle Sevmeliydim ve Böyle Ölüp Gitmeliydim.&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;  &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman, times, serif;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Geri Dönmeliydi Kalbime Uğrayanlar...&lt;br /&gt;Aşkın, Ashabı Kehf Gençlerini Anımsatmalıydı... Onları Görünce Korkudan  Ürperenler, Benim Kalbime Yaklaşınca da Ürpermeliydi Ve Seslenmeden  Çekip Gitmeliydiler...&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;  &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman, times, serif;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Yalnız Yüreğim ve Yüreğimi Dolduran Sevgin Yetmeliydi Bana.&lt;br /&gt;Kimseye İhtiyaç Duymadan, Vuslata Erinceye Dek Öylece Beklemeliydi…&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;  &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman, times, serif;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;İşte, Sevmek Böyle Olmalıydı, Peygamberane Bir Tavırla...&lt;br /&gt;Ashabi Bir Usulle... Ben Böyle Sevmeliydim Seni... Ben Böyle Ölmeliydim Sende, Yeniden Dirilircesine...&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;  &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman, times, serif;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Ayet Ayet Geçiyorsun İçimden, Susuyorum ve “Sana” Ait Olan Her Kelama Boyun Eğiyorum...&lt;br /&gt;Seni Öven Cümleler Sıralanıyor Zihnimde... Seni Haykırıyor Her Hece ve Her Kelime...&lt;br /&gt;Çaresiz Kalıyorum Varlığın Karşısında ve Yalana Açılan Tüm Sevgileri Deviriyorum Birer Birer...&lt;br /&gt;Yırtıyorum, Karalıyorum Esir Eden Yapmacık Sevgileri,&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;  &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman, times, serif;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Ağlıyorum Yeniden Beni Affetmen İçin...&lt;br /&gt;Beni Kurtaramayan, Cehennemin Alevlerine Kendi Elleriyle Atan Sevgilere Sırtımı Dönüyorum...&lt;br /&gt;Sensiz Olan Her Şeye Kapatıyorum Kapılarımı...&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;  &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman, times, serif;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Sana Adım Atamayışlarım, Yüreğime Sarmayışlarım Utandırıyor Beni...&lt;br /&gt;Yağmur Damlası Misali, Yere Düşürüyor Islak Bakışlarımı...&lt;br /&gt;Şimdi, Suçlu Bir Çocuk Misali Kaçmak İstiyorum Kendimden...&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;  &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman, times, serif;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Ey Rabb'im “Sana” Sevginden Yapılmış ve Sevgin Kokan Tevbeler Sunuyorum...&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;   &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:times new roman, times, serif;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Yalvarıyorum Sana Du'a Du'a, Kurtarır mısın? Beni Sevgi Nedir Bilmeyen Cehennemlerden?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://vakiseher.blogcu.com/"&gt;http://vakiseher.blogcu.com/   &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-3693787538440785070?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3693787538440785070'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3693787538440785070'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/06/sevgiler-neden-acyd.html' title='Sevgiler Neden Acıydı?'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-WwLtXQ0VUZ4/Tf-NCkzJbNI/AAAAAAAAAlo/yI9DPiUdQQU/s72-c/cini.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-98283753944699588</id><published>2011-06-20T04:28:00.001+02:00</published><updated>2011-06-20T04:30:17.345+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='notlarım'/><title type='text'>Necip Fazıl'dan..</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;"Hayatım, başından beri muazzam bir şeyi bulmanın cereyanı içinde akıyordu. Şu veya bu miskin vesilenin has-sasiyeti içinde birini arıyordum. Birini...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;O kim mi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Allah'ın sevgilisi...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Sonsuzluk ikliminin batmayan güneşi ve ebedilik sarayının paslanmaz tâcı...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Tek dâva O'nu bulmakta, bulduracak olanı bulmaktaydı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Bin bir istikâmette seke seke, sağa sola büküle büküle, renkten renge bulana bulana, hiçbir şeyden habersiz ve insandaki bedava emniyet ve bedahet saadeti karşısında şaşkın, hep o "Bir" etrafında helezonlar çizilen bir hayat...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Benim hayatım budur!"&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-98283753944699588?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/98283753944699588'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/98283753944699588'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/06/necip-fazldan.html' title='Necip Fazıl&apos;dan..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-8673924652428010527</id><published>2011-06-18T20:45:00.002+02:00</published><updated>2011-06-18T20:48:19.050+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='medyadan'/><title type='text'>Çakal Carlos'u Müslüman yapan neden</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-LsnVOW8BYhI/Tfzy452giHI/AAAAAAAAAlQ/cT5BjwVgIHI/s1600/cakal-carlos-u-musluman-yapan-neden.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 296px; height: 218px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-LsnVOW8BYhI/Tfzy452giHI/AAAAAAAAAlQ/cT5BjwVgIHI/s320/cakal-carlos-u-musluman-yapan-neden.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5619633494467577970" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;'Tek kurtuluş İslam&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İslam’a girmesiyle Batı toplumunun en büyük günahlarından olan  bireysellik hastalığından tamamen uzaklaştığını ifade eden Carlos:  “Müslüman olduğum ilk yıllar İslam hayatıma çok önemli bir değişiklik  getirmedi. Ailemden aldığım sağlam ahlâki değerler nedeniyle İslâmî  olgunluk zevkini tatmam uzun bir sürece yayıldı. Daha sonraki yıllar ise  imanın tadını almaya başladım. İslam insanlarla dayanışma hissimi daha  da arttırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müslüman olmam Batı toplumunun en büyük günahlarından olan bireysellik  hastalığından beni tamamen uzaklaştırdı. Ben her zaman insanların  sömürülmediği bir dünya için mücadele verdim. Bugün benim için  mücadelemin temel dayanağı ve inandığım devrimin adı İslam'dır.  Emperyalizme ve siyonizme karşı çıkan bütün devrimci örgüt ve  savaşçıları İslam bayrağı altında birleşmeye çağırıyorum. İnsanlığın tek  kurtuluş adresi İslam'dır.” diyor.'' &lt;a style="font-weight: bold;" href="http://www.timeturk.com/tr/2011/05/10/cakal-carlos-u-musluman-yapan-neden.html"&gt;tamamı burada&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-8673924652428010527?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/8673924652428010527'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/8673924652428010527'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/06/cakal-carlosu-musluman-yapan-neden.html' title='Çakal Carlos&apos;u Müslüman yapan neden'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-LsnVOW8BYhI/Tfzy452giHI/AAAAAAAAAlQ/cT5BjwVgIHI/s72-c/cakal-carlos-u-musluman-yapan-neden.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-2522855058693525185</id><published>2011-06-18T10:40:00.004+02:00</published><updated>2011-06-18T10:45:22.889+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='satır araları'/><title type='text'>Semiyyu'zzebih Alemin ölümü</title><content type='html'>''Her yönüyle gerçek bir ilim ve gönül adamıydı İsmail Çetin hocam.  Yaşantısıyla, eserleriyle, hastalığına rağmen bitmek bilmeyen  enerjisiyle, talebeleriyle ve müstakim duruşuyla. Arapça eserlerinin  kapağına, adını sarahaten yazmak yerine, Hz. İsmail (a.s) ile adaş  olduğunu anlatan "Semiyyu'z-Zebîh" ifadesini kullanmayı tercih  ediyordu...'' Dr.Ebubekir Sifil&lt;a href="http://www.blogger.com/Her%20y%C3%83%C2%B6n%C3%83%C2%BCyle%20ger%C3%83%C2%A7ek%20bir%20ilim%20ve%20g%C3%83%C2%B6n%C3%83%C2%BCl%20adam%C3%84%C2%B1yd%C3%84%C2%B1%20%C3%84%C2%B0smail%20%C3%83%C2%87etin%20hocam.%20Ya%C3%85%C2%9Fant%C3%84%C2%B1s%C3%84%C2%B1yla,%20eserleriyle,%20hastal%C3%84%C2%B1%C3%84%C2%9F%C3%84%C2%B1na%20ra%C3%84%C2%9Fmen%20bitmek%20bilmeyen%20enerjisiyle,%20talebeleriyle%20ve%20m%C3%83%C2%BCstakim%20duru%C3%85%C2%9Fuyla.%20Arap%C3%83%C2%A7a%20eserlerinin%20kapa%C3%84%C2%9F%C3%84%C2%B1na,%20ad%C3%84%C2%B1n%C3%84%C2%B1%20sarahaten%20yazmak%20yerine,%20Hz.%20%C3%84%C2%B0smail%20%28a.s%29%20ile%20ada%C3%85%C2%9F%20oldu%C3%84%C2%9Funu%20anlatan%20%22Semiyyu%27z-Zeb%C3%83%C2%AEh%22%20ifadesini%20kullanmay%C3%84%C2%B1%20tercih%20ediyordu..."&gt; &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.blogger.com/Her%20y%C3%83%C2%B6n%C3%83%C2%BCyle%20ger%C3%83%C2%A7ek%20bir%20ilim%20ve%20g%C3%83%C2%B6n%C3%83%C2%BCl%20adam%C3%84%C2%B1yd%C3%84%C2%B1%20%C3%84%C2%B0smail%20%C3%83%C2%87etin%20hocam.%20Ya%C3%85%C2%9Fant%C3%84%C2%B1s%C3%84%C2%B1yla,%20eserleriyle,%20hastal%C3%84%C2%B1%C3%84%C2%9F%C3%84%C2%B1na%20ra%C3%84%C2%9Fmen%20bitmek%20bilmeyen%20enerjisiyle,%20talebeleriyle%20ve%20m%C3%83%C2%BCstakim%20duru%C3%85%C2%9Fuyla.%20Arap%C3%83%C2%A7a%20eserlerinin%20kapa%C3%84%C2%9F%C3%84%C2%B1na,%20ad%C3%84%C2%B1n%C3%84%C2%B1%20sarahaten%20yazmak%20yerine,%20Hz.%20%C3%84%C2%B0smail%20%28a.s%29%20ile%20ada%C3%85%C2%9F%20oldu%C3%84%C2%9Funu%20anlatan%20%22Semiyyu%27z-Zeb%C3%83%C2%AEh%22%20ifadesini%20kullanmay%C3%84%C2%B1%20tercih%20ediyordu..."&gt;yazının tamamı burada&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-2522855058693525185?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/2522855058693525185'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/2522855058693525185'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/06/semiyyuzzebih-alemin-olumu.html' title='Semiyyu&apos;zzebih Alemin ölümü'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-433721724267031889</id><published>2011-06-17T02:47:00.013+02:00</published><updated>2011-06-17T22:15:41.282+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Nureddin Yıldız</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Farklı mezheplere göre amel etmek&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;''SORU:&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Hocam, derslerinizden ve sohbetlerinizden aslında zaten mezhepsiz olduğumuzu anladım fakat bir mezhebe uymanın zorunlu olduğunu da öğrendim.&lt;/span&gt; Bu durumda, bir mezhebin uygulaması olan daha kuvvetli bir delil ile amel edilebilinir mi? Örnek: Ebu Davud´da bizim mezhebimizde namazda göbek altında el bağlama şeklimize getirilen delil´in yine ebu davud´da dipnot olarak cumhur ulema tarafından zayıf kabul edildiğini okudum, dolayısıyla buhari ve müslimde okuduğum ve Hanbeli mezhebinin uygulaması olan elleri göğüs üzerine bağlama şekli ile amel edebilir miyim? Bu uygulama delilini bildiğim sürece, diğer ameller için de geçerli olabilir mi, sakıncası var mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CEVAP: Mesele sadece el bağlamakla bitmiyor ki? Her meseleyi bu şekilde araştırmaya ne kadar vaktiniz ve imkânınız olacak? Ayrıca zayıf diyenlerin yanında değil diyenlerin de bulunduğu bir tartışma ile karşılaşınca ne yapacaksınız? Şunu bilmekte yarar vardır: Mezhepler, kör bir taassubun sonucunda oluşmamıştır. Daha makul düşünerek yolumuza devam edelim. Allah’a emanet olun.'' &lt;span style="display: block;" id="formatbar_Buttons"&gt;&lt;span onmouseover="ButtonHoverOn(this);" onmouseout="ButtonHoverOff(this);" onmouseup="" onmousedown="CheckFormatting(event);FormatbarButton('richeditorframe', this, 8);ButtonMouseDown(this);" class=" down" style="display: block;" id="formatbar_CreateLink" title="Bağlantı"&gt;&lt;img src="http://www.blogger.com/img/blank.gif" alt="Bağlantı" class="gl_link" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Nureddin Yıldız / Fetva Meclisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki alıntı, can.cenk1@gmail.com' a H.Saygıncılar tarafından gönderilmiştir. N.Yıldız'a hürmetle ve ciddiyetle soru sormaya başlayan kişi, ''Aslında zaten mezhepsiziz'' diyor ve Nureddin bey de sükut ile sitesine taşıdığı okurun soruya başlarken ki cümlelerinden gocunmak yerine  cevaba girişiyor. (1) Bir mezhebe uymanın zorunlu olduğunu da aynı Nureddin'den öğrenmiş!Çelişkili cevapalar.. (Herhalde telfik yoluyla.Acaba yazım hatası vardı da soruyu soranın cümlesi şöyle miydi : ''&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;derslerinizden ve sohbetlerinizden aslında zaten mezhepsiz olduğuNuzu anladım''&lt;/span&gt;ala külli hal her iki durumdaki bir cümleye ''hoca'' olan ve ehl-i sünnete bağlı bir zatın derhal itiraz etmesi ve doğruyu anlatması gerekirdi.Sonuçta ilk anlama durumu olsa bile, sorucu sizin sohbet  ve derslerinizden mezhepsiz olunacağını anladım demek de istemiş olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blog yazılarımda ısrarla vurguladığım şeylerden biri : İtikaden sakat/arızalı tiplerden şeytandan kaçar gibi kaçılacağı, ''toptancı'' bir tutum sergileneceğidir.Bu, bizim gibi cahiller için ne kadar elzemse, hoca gecinenler için de geçerli olduğuna son örnek N.Yıldız'dır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisiyle bir söyleşide ''..Fizilali Kur'an benim şarzlı pil makinamdır. Bundan devamlı şarz ederim kendimi, çok faydalı oluyor.'' &lt;a style="font-weight: bold;" href="http://www.ikradernegi.com/index.php/nureddin-yildiz.html"&gt;diyor&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;Nureddin Yıldız. Seyyid Kutub'un tefsir ismi verilen kitabını elinden düşürmediğini beyan ediyor. Kutub'un arızalı fikirlerini zaten bu bloğun takipçileri bilmektedirler.(Bakınız :En çok okunanlar linki)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ehl-i sünnet mezhebine sadıkane uymayanların durumu. Zahid el Kevseri (rh.a) &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;''Mezhepsizlik dinsizliğe köprüdür''&lt;/span&gt; diye insanları uyardı. Yani an gelir mülhid olma tehkilesi ile karşı karşıya kalırsın da haberin olmaz, kendini Müslüman sanırsın. Bu cümlemle N.Yıldız'ı itham etmiyorum. Genel bir prensipten söz ediyorum. Hamdolsun tekfir hastalığım yoktur. Sadece bu yazarın fikirleri arızalı/sakattır, muteber değildir, okumamak gerekir diyerek Müslüaman kardeşlerimi ikaz görevimi yapmaya gayret ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mezhebe karşı çıkanlar, mesela bir S.Kutub'u kendilerine ''imam/önder/örnek'' kabul ederek, onun mezhebine (yani yoluna) uymuş olduklarını, dolayısıyla mezhepli olmaktan kurtulamadıklarını da farkına varmayacak bir garabetin içine düşüyorlar. Asıl bıralıp (4 hak mezhep) sahtelerinin peşine düşülmüş oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda N.Yıldız'a soru soran, '' bir mezhebin uygulaması olan daha kuvvetli bir delil ile amel edilebilinir mi? '' diyerek hem kendisine neredeyse imkansız bir zor kapı aralıyor, hem de ulemanın asla cevaz vermediği batıl yol olan &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;''telfik'&lt;/span&gt;' yani mezhepleri karma yaşama aymazlığından dem vuruyor. Hocası da ne kendisine ithaf ettiği mezhepsizliğe ne de işbu telfik'e tepki gösteriyor! Oysa telfik dinle alay etmektir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüyor musunuz tehlikeyi? Bir hak mezhebe göre icazetiyle uyup itikad ve amel etmeyenlerin halini. Bana kaynaklarını söyle, sana durumunu söyleyeyim..Efendim yanlış fikirlerini almaz, faydalı olanlarını alırız, masum ve sinsi düşüncesiyle bir bid'at fikirlinin kitaplarını okursan, varacağın yer maazallah en azıyla mezhepsizlik ve ötesi dinsizliktir! İste hoca ol, ister alim bu netice değişmez bir akibettir. İkinci binin müceddidi İmam-ı Rabbani kuddise sirruh hazretlerimiz boşuna mı ikaz etti ümmeti ve&lt;a href="http://cancenk.blogspot.com/2011/05/bidat-ehli-ile-ilgili-dinimizin.html"&gt; buyurdu &lt;/a&gt;: &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;''Bid'atçinin &lt;a href="http://aldanmayalim.wordpress.com/2011/03/30/nurettin-yildiz/"&gt;sohbet fesadı&lt;/a&gt;, kafirin sohbetinden daha çoktur..&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bid'at sahibine kıymet veren İslamiyeti yıkmaya yardım etmiş olur."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sonra bana, neden hoca diye hitap etmiyorsun diyenler oluyor. Hoca'dan kasıt dini saha ise, bid'at ehline hoca demem. Ama laik sistemin arızalı ilahiyatçılarından biriyse mecbur kalırsam okul öğretmeni manasında belki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farklı bir mezhepten yardım almak, zaruret halinde elbette caizdir ama bunun nasıl tatbik edileceği, şartları da ayrıca ulemamız imamlarımız tarafından ilmi olarak izah edilmiştir. Çocuk oyuncağı gibi, avamın kendi kıt anlayışına bırakılamayacak kadar hassas bir mes'eledir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahsedilen siteyi inecele diyen okurum: Ne gerek var, en baştaki soru cevap ve S.Kutub'la şarj olma örneği yetmez mi? Zaman kıymetli, daha fazla israf etmeyip, gönlümüzü şu mübarek Allah azzenin nur fezyi mübarek ayında muhafaza edelim.Ne demiş atalarımız. Körle yatan şaşı kalkar. Uzak durun kendisini müctehid sanan zevattan.Onlardan öğrenecek bir şeyimiz yok, dua edelim şifa bulsunlar.&lt;br /&gt;_____________________________________&lt;br /&gt;(1) N.Yıldız'ı tanımam, bu vesile ile aşağıda başka bir soruya verdiği ibret cevabı okuduktan sonra uzak duracağım kişilerden biri olduğunu anladım,(aşağıdaki soru ve cevabı da irdelesek yazı çok uzayacak, yalnızca ilginç yerleri koyu yazı ile belirledim) işte sitesinden soru ve verdiği tuhaf cevap :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Mezhebe bakışımız nasıl olmalıdır?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;SORU: Değerli hocam, sorum mezheptir. Ben amelde Hanefi, itikatta Maturudi mezhebindenim. Bir arkadaşımla yaşadığım tartışma sonucu kafamda soru işaretleri oluştu. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Arkadaşım herhangi bir mezhebe tabi olmadığını ehli sünnet olduğunu söyledi.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hz. Muhammed’e tabiyim,&lt;/span&gt; yolundan gidiyorum, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;mezhebim yok &lt;/span&gt;dedi. Olur mu öyle şey dedim. Bir kaç soru sordum; vitr sence sünnet mi vacip mi dedim, sünnet dedi. Bir yerin kanayınca abdest alır mısın dedim, almam ama namazda burnum kanarsa alırım dedi. Sehiv secdesini namaz içinde mi dışında mı yaparsın dedim, ikisi de olur ama içinde yapmak daha makbul dedi. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Daha çok şafiye yakın gitti.&lt;/span&gt; Sonrasında&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; imam maturudinin çok akılcı yaklaştığını ve bunun da çok doğru olmadığını söyledi.&lt;/span&gt; Mezhep imamlarının da tarikat şeyhlerini de hiçbir tabi olunurluğu yoktur, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ahirette bize mezhebimiz sorulmayacaktır &lt;/span&gt;dedi. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bir mezhebe tabi olursan mezhepteki hataları da kendin sırtlanırsın, kafir bile olursun &lt;/span&gt;dedi. Amel neyse de itikat çok daha önemli dedi.&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Kendi aklı ile hareket edemeyenlerin mezhebe tabi olacaklarını, her şeyin cevabını kütübü sitteden bulabileceğimizi de iddia etti. &lt;/span&gt;Kafam karıştı gitti. Mezhebe bakışımız ne olmalıdır. Mezhep geniş nedir, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;mezhepsiz olmak insanı dinden çıkarır mı&lt;/span&gt; ve mümkünse o arkadaşa cevap verir gibi bir cevap verirseniz sevinirim hocam. Ben de istiyorum ki asıl sen yanlışsın, bu iş öyle değil böyledir diyebileyim. Allah’a emanet olun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CEVAP: İki mü’minin dini üzerinden tartışması, büyük ihtimalle şeytanı hoşnut edecektir. Onun için dinimiz üzerinden tartışma yapmamayı ilke edinelim. Ne sizin onu ne de onun sizi ikna edemeyeceği bellidir; sadece birbirinizi üzecek, kul hakkına tecavüz edeceksiniz. Eğer siz, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;doğru yolda olduğunuza inanıyorsanız, yolunuza devam edin. O da doğru yolda olduğuna inanıyorsa yoluna devam etsin. &lt;/span&gt;Önemli olan Allah Teala’nın rızasına ermemiz değil midir? &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kardeşimizin söyledikleri yanlış şeyler değildir.&lt;/span&gt; Ama uygulama imkânı olan şeyler de değildir. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;O düşüncede olan kardeşlerimiz, mezhepleri kaldırıp kendi anlayışlarını tatbik ederken kendilerini bir mezhep yerine koymaktadırlar.&lt;/span&gt; Bakın ne diyor: ‘Öyle de olur ama böylesi daha iyi.’ İşte mezhep de o demektir zaten. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kardeşimizin ahirette mezhepten sormazlar dediği yüzde yüz doğrudur. Mezhepten sormazlar ama mezhebin içeriği sorulacak şeydir. &lt;/span&gt;Kısaca şunu söyleyebiliriz:&lt;br /&gt;Bu tartışma aylarca sürse gelebileceğiniz bir nokta yoktur. Boşuna vakit israf etmiş olursunuz. Kardeşliği zedelemeyin, yolunuza devam edin. Allah’ın bize emrettiği çok daha yoğun ve aktif bir şekilde yapmamız gereken görevlerimiz vardır. Onlara yönelelim. ''&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-433721724267031889?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/433721724267031889'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/433721724267031889'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/06/farkl-mezheplere-gore-amel-etmek.html' title='Nureddin Yıldız'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-145411912230228557</id><published>2011-06-15T19:48:00.009+02:00</published><updated>2011-06-15T23:39:51.977+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Her pencere ayrı bir dünya..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-DzK4C6eujvA/Tfjwm01JMKI/AAAAAAAAAjw/q2VK8BqrTpo/s1600/chart.png"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 160px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-DzK4C6eujvA/Tfjwm01JMKI/AAAAAAAAAjw/q2VK8BqrTpo/s320/chart.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5618505084951933090" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dünya küçüldü denilir ya. Gerçektende bir açıdan öyle..Günlük istatistiklere bakarım. Taa Amerika'dan (okyanus ötesinden) Avustralya'ya kadar hiç tanımadığımız, bilmediğimiz ama nefes alıp yaşayan,türkçe konuştuğu ve Müslüman olduğu için; bilgi edinmek, araştırmak adına, buraya misafir olan, yüzlerce insan..(Gelen tenkit ya da sorulara kimi zaman maille cevap veriyorum;gerekiyorsa buraya taşıyorum.İltifatları haketmediğim için mahçup oluyorum.)&lt;br /&gt;Yüzlerce binlerce, milyarlarca hayat..Yukarıdaki haritada çok koyu yerler (mesela Türkiye gibi) fazla sayıda ziyaretçiye işaret ediyor.Bu, Türkiye hariç, diğer bölgelerde hergün değişiyor. Sözgelimi bugün Afrika'dan gelen olmamış şu saat itibariyle.Ama Sırbistan dahil, Batı Avrupa'nın neredeyse tamamından kardeşlerimiz de hoş gelmişler.Yerküremizin her yerinde Müslüman var.Allah azze ve celle yardımcınız olsun.Düzgün itikat ve beş vakit namazıyla gurbette ölen şehittir.Selam olsun hepinize.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-145411912230228557?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/145411912230228557'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/145411912230228557'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/06/her-pencere-ayr-bir-dunya.html' title='Her pencere ayrı bir dünya..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-DzK4C6eujvA/Tfjwm01JMKI/AAAAAAAAAjw/q2VK8BqrTpo/s72-c/chart.png' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-8186678096476443764</id><published>2011-06-14T10:56:00.001+02:00</published><updated>2011-06-15T23:33:26.280+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='notlarım'/><title type='text'>günah..</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;“Bir insan hanımı zannederek, yabancı bir kadınla cinsel ilişki kursa bu insan günahkâr olmaz. Fakat bir insan hanımıyla yatarken başka birini hayal etse günahkâr olur.”&lt;/span&gt;Aliyyü’l-Kârî'den nak.Dr.Ebubekir Sifil&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-8186678096476443764?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/8186678096476443764'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/8186678096476443764'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/06/gunah.html' title='günah..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-7867666640861145540</id><published>2011-06-14T10:14:00.002+02:00</published><updated>2011-06-14T11:00:51.033+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='notlarım'/><title type='text'>Yabancı gözüyle..</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold; font-family: verdana;font-family:georgia;font-size:100%;"  &gt;'' İ&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-family: verdana;font-family:georgia;font-size:100%;"  &gt;&lt;span&gt;nsanın verebileceği en büyük eser Goethe’nin Faustudur. Daha  büyük bir eser olamaz. O, bir dil şaheseridir. Kur’ân ise Faustun  birkaç kat şaheseridir. Sonuç itibariyle Kur’ân’ı bir insanın yazması  mümkün değildir.''&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana;font-family:georgia;font-size:100%;"  &gt;&lt;span&gt; &lt;/span&gt; Montgomery Watt&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-7867666640861145540?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/7867666640861145540'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/7867666640861145540'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/06/yabanc-gozuyle.html' title='Yabancı gözüyle..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-1588196747816670624</id><published>2011-06-14T09:17:00.001+02:00</published><updated>2011-06-14T09:20:24.229+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='satır araları'/><title type='text'>Sahte Müctehidler, Bozuk İctihadlar...</title><content type='html'>''Vehhabilerin ve Selefilerin göklere çıkardıkları&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Nasuriddin Albani  &lt;/span&gt;isminde bir zat var. Bu kişi, bir otodidakttir, ilmi icazeti yoktur,  mesleği saatçiliktir. Kendisini büyük muhaddis olarak göstermiş ve  Sahih-i Buhari'ye bile dil uzatmıştır. Yaptığı vahim hataların, büyük  imamlara ve ulemaya karşı saygısızlık ve hakaretlerinin, bid'atlerinin,  tahribatının haddi hesabı yoktur. Ehl-i Sünnet uleması ve fukahası ve  muhaddisleri bu kişiyi red için ciltlerle kitaplar yazıp Müslümanları  uyarmışlardır. Reformcuların yere göğe sığdıramadıkları bu bid'atçinin  içyüzünü anlamak isteyenler, "Zamanımızın Önde Gelen Reformcusu  Nasuriddin el-Albani Hakkında Kısa bir Rehber" (Dr. Cibril Fuad Haddad)  adlı risaleyi mutlaka okumalıdır. (Bedir Yayınevi'nden temin edilebilir.  Tel: 0212/519 36 18)''  &lt;a href="http://www.milligazete.com.tr/makale/sahte-muctehidler-bozuk-ictihadlar-205747.htm"&gt;Mehmet Şevket Eygi &lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-1588196747816670624?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1588196747816670624'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1588196747816670624'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/06/sahte-muctehidler-bozuk-ictihadlar.html' title='Sahte Müctehidler, Bozuk İctihadlar...'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-7581134772709794900</id><published>2011-06-13T01:55:00.002+02:00</published><updated>2011-06-13T02:04:24.449+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Kürtçe ezan ya da..</title><content type='html'>&lt;p&gt;Acı hikayemiz bu kadar lirik şiir tadında kağıda dökülebilirdi. Ve en sona dikkat : ''Kürtçe Ezan  Kürtlerin "tek parti dönemi"dir. Yolu yarım asır geri  gitmek yani. Bir kere sokulduğumuz delikten bir kere daha sokulmak...'' Irkçılığın nasıl ayrıştırıcı bir bela olduğunu yaşadığımız zaman diliminde saklanası bir makale.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;''Kürtler : Bir delikten iki kere sokulmak...''&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aramıza yapay sınırlar çizilmeden ve "İslam ülkeleri" tabiri dilimize  düşmeden çok önce zihnimizdeki yerini yitirmeye başlamıştı "İslam  kardeşliği" olgusu. Her bir etnik unsur ayrı bir baş çekmeyi ve "İslam  kardeşliği" vakıasını bu şekilde fiilen ortadan kaldırmayı "marifet"  saymaya başladığında başlamıştı "bölücülük" fitnesi aslında. Araplar  Türkleri "işgalci" görecek, Türkleri köpeklerine "Arap" ismi takacak  vadilere savuran o illetten başkası değildi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Sadece alfabemiz, takvimimiz, kıyafetimiz değildi değiştirilen; dost  ve düşmanlarımız da değişmişti kaçınılmaz olarak. Sırtımızı birbirimize  dönünce, yüzümüzü döndüğümüz taraftan olduk. Mıknatısın aynı uçları gibi  birbirini iterek bugüne geldi Ümmet-i Muhammed'i oluşturan unsurlar ve  yeryüzünde böyle bir dağılmışlığa bizden başka maruz kalan yok...&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Alfabemiz, takvimimiz, kıyafetimiz bizim "şiarımız"dı. Biz  varlığımızı onlar üzerinden görünür kılıyor, "öteki"nden onlar  vasıtasıyla ayrılıyorduk. Ezan ise o şiarların en görüneni idi. Bizi,  varlık alanımızı, eşyaya, insana, hayata, kâinata ve fizik ötesine  bakışımızı günde beş kere ilan ediyorduk ezan vasıtasıyla.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Sonra gün geldi o da "değişim"den nasibini aldı. "Allâhu Ekber"in  yerini "tanrı uludur" aldı. O artık "ezan" değildi; ezanın sembolize  ettiği değerler sisteminin hayatın dışına itildiğini ilan eden bir  "meydan okuyuş"tu.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Uzun, upuzun yıllardı onlar. Hafızaların en kuytu yerinde öyle bir  yer edindi ki kendine, bir daha hatırlanmaması, bir daha yaşanmaması  için yaptıklarımız onu hayatımıza sokan melhameye hizmette başka bir  anlam taşımadı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Gün geldi, ezan aslına döndü. Tekrar "şiarımız" olarak hayatımıza  girdiği için hamdettik; bir kâbus dönemi bitmişti sanki onunla...&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Çok geçmeden "melhame"nin bir başka yüzünü tanıdık. Bu bitiş  "başlayış"tı; bu gidiş "geliş"ti... Bu defa kazanımlarımız kayba  dönüşmesin diye eldekileri gözden çıkarmaya başladık.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kürtçe ezan sürecinin serencamı da bundan başka olmayacak. Önce  kaybettirilecek kürt kardeşlerimiz. Sonra kazandırılacak. Ve sonra da  kazandıklarını kaybetmemek için elde olanları feda etmeye razı  kılınacaklar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Türklerin ısırıldığı delikten onlar da ısırılıyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Türkler şamanistti, Kürtler zerdüşt. Türkler Müslüman oldu, Kürtler  de. Aynı kıyafeti giydiler, aynı alfabeyi kullandılar, aynı kavramlarla,  hatta aynı "dille" konuştular. Aynı rızayı gözettiler, hedefe  kilitlendiler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Türkler kaybettiğinde Kürtler de kaybetti, Araplar da, diğerleri de... Aynı delikten sokulduk, aynı sinsi oyuna geldik...&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kürtçe Ezan  Kürtlerin "tek parti dönemi"dir. Yolu yarım asır geri  gitmek yani. Bir kere sokulduğumuz delikten bir kere daha sokulmak...'' Dr.Ebubekir Sifil&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-7581134772709794900?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/7581134772709794900'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/7581134772709794900'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/06/kurtce-ezan-ya-da.html' title='Kürtçe ezan ya da..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-6621974224822368405</id><published>2011-06-10T20:47:00.015+02:00</published><updated>2011-06-12T02:07:20.551+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Müslüman  güzel ahlaklı olmalıdır.</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-PWSAN1J-VJw/TfK3c7YCcHI/AAAAAAAAAi8/emeJYERamp8/s1600/cini-sanati-1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-PWSAN1J-VJw/TfK3c7YCcHI/AAAAAAAAAi8/emeJYERamp8/s200/cini-sanati-1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5616753392887165042" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;''&lt;a href="http://www.ebubekirsifil.com/index.php?sayfa=detay&amp;amp;tur=gazete&amp;amp;no=20"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yukarıda&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; "bizim bilgi sistemimiz, "çağdaş" bilgi anlayışının  parametreleri ile değerlendirilmemelidir" dedim. Çağdaş bilgi anlayışına  bağlı olan çağdaş "varlık" anlayışı, "özgürlük" kavramı üzerine  kuruludur. Buna göre insan, sonuna kadar özgürdür; kendisi ve çevresiyle  ilgili "her şeyi" kendisi belirlemelidir. Onun "iyi/doğru" dediği  iyi/doğru, "kötü/yanlış" dediği de kötü/yanlıştır. Çünkü evrenin  merkezinde "insan" vardır. Oysa Kur'an buna "tuğyan" diyor.'' Dr.Ebubekir Sifil /Varlık Telakkisi adlı makale&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen hemen hergün &lt;a href="http://www.ebubekirsifil.com/index.php"&gt;http://www.ebubekirsifil.com/index.php&lt;/a&gt; adresinden hocamın makalelerini okumaya çalışırken, bunu kendim için bir tedris faliyeti gibi görürüm. Keşke hocamız hergün Milli Gazete'de yazabilse diye hayıflanmamın tesellisi de oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıya iktibas ettiğim paragrafını da ayrıca önemsiyorum ve başka açıdan ele almaya çalışacağım.  Geçenlerde bir dost sohbetinde ibadet anlayışı ve dindar gözükenlerin kalp kırması, İslam ahlakına uymayan yaşam biçimlerimiz -haklı olarak- dile getirilmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıhhatini bilemediğim bir hadis-i şerif geldi aklıma:&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; “Kişinin namazına, orucuna bakmayın; konuştuğunda, doğru konuşup konuşmadığına, kendisine emniyet edildiğinde, güvenilirliğini ortaya koyup koymadığına; dünya kendisine güldüğünde, takvayı elden bırakıp bırakmadığına bakıp öyle değerlendirin.” &lt;/span&gt;(Kenzul-Ummal, Hadis No: 8435)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müslüman, e&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-6a0dl4ODzjA/TfK4Rc3xr-I/AAAAAAAAAjU/LMKx3W0eOMY/s1600/gzl%2Bahlk1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 152px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-6a0dl4ODzjA/TfK4Rc3xr-I/AAAAAAAAAjU/LMKx3W0eOMY/s200/gzl%2Bahlk1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5616754295231852514" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;linden dilinden emin olunan, asla yalan söylemeyen, dilini ve cinsel isteklerini kontrol edebilen, temiz ve temiz bir yaşam süren, yardımsever/çok cömert, tevbesi sürekli olan, insan kalbini kırmanın Kabe'yi yıkmaktan daha beter olduğu bilinci ile dikkatli, şımarmayan, kibirden uzak ve mütevazı, israfın her çeşidinden şiddetle kaçan, kanaatkar ve gönülden şükreden, sözüne sadık, cimri ve korkak olmayan..kısacası İslam ahlakının kendisine hem kalben hem de davranış olarak nüfus ettiği bahtiyar/örnek kimsedir. (Bu vasıflar ayet ve hadislerde zikredilmiş olup, örnekleri çoğaltmak mümkün)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumda sıhhatini bilmediğim hadis-i şerif; bu sayılanlara birebir uyumlu durmaktadır. En azından mana olarak İslam'a uygun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Alemlerin Övüncü aleyhissalatü vesselam'ın risaletten önceki en belirgin vasıfları ne idi? ''El Emin..''Mekke'nin en emin/güvenilir kişisi idiler ve Peygamberlikleriyle başlayan amansız düşmanlığa rağmen, düşmanlarının para pul, altın gibi değerli neleri varsa kendileri emaneten muhafa ediyorlardı. Onca düşmanlığa/boykota rağmen, kimse gidip ver paramı demiyordu ve bu akıllarından bile geçmiyordu. Biliyorlardı ki, O-aleyhissalatü vesselam- içlerinde en emin en ahlaklılarıydı. Mallarına asla ihanet etmezdi.Böyle bir örnek dünya tarihinde yok ve olmayacak! Hicret ederken, yanlarındaki emanetleri Hz. Ali (ra) efendimize teslim etmişler, O da sahiplerine verdikten sonra hicret kervanına katılmıştı.. İşte günümüz Müslümanının muhtaç olduğu biricik şey: Emin sayılmak..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adamın biri 40 yıla yakın İslam'ı araştırmış ve sonunda Müslüman olmuş. Demişlerki, neden bu kadar uzun araştırdınız, İslam ayan beyan ortadaydı. ''Evet demiş haklısınız O, Hak olarak ortada da, örneği geç buldum.''&lt;br /&gt;Nerede eskiden güzel ahlaklı tacirlerin uzak memleketlere örneklikleriyle İslam'ı yaymaları, nerede günümüz Müslümanı bizler..!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki neden böyle oldu? İslam ülkelerinin kimisinde &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;laiklik&lt;/span&gt;, ilke olarak devlette yer aldı ve pek çoğunda da; krallık, sözde şeriat kanunlarına rağmen ''kafalarda'' yer aldı. Bu bir zihniyet devinimi, çok sinsi tehlileydi Müslümanların düşünce ve yaşam biçimlerinde.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Dil ile İslam şeriati dışında her ''izm''e karşı olanlar, nasıl olduğunu hala farkedemedikleri bir süreçte aslında laik yaşamaya başlamışlardı. Dinin yeri ayrı, devletin yeri ayrı diye öğrenim gördüklerinden, bu durumun, kendi dünyalarını, bilinçlerini mefluç ettiğinden habersizdiler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efendim namazın yeri ayrı, o vazife onu eda et, sonra çalıp çırpmaya ya da zinaya devam mantığı..&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ticarette kapitalist, namazda Müslüman..Davranışta ahlaksız, oruçta Müslüman.&lt;/span&gt;.Temel mesele buydu ve çözülme bu fikirlerin yayılamsıyla Müslümanlar arasında bir veba salgını gibi işgalini tarumar edişini sürdürdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hep söylediğim şey şudur:&lt;/span&gt; 3 şeyden korkmak lazımdır.1-Kadın 2-Para 3-Makam..Ya hepsine ya da mutlaka birine meyil/zaaf vardır biz erkeklerde.Kadınlarda da 1-Çok güzel olmak (bedenen) 2-Zenginlik (dünya malı) 3-Makam (itaat derecesinde itibar görme arzusu)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Samimiyet olmalı. Samimiyet/ihlas yoksa, yapılan her ibadet/davranış olması gerektiği gibi olamaz. Bu sebeple ''&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;mü'minin niyeti, ibadetinden önce/üstün gelmektedir&lt;/span&gt;''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Namazı, namaz gibi kılan birisinin (fahşadan) bütün kötülüklerden uzaklaşması lazımdır. Kadınmış, para/haksız menfaatmiş yapamaz.Yapıyorsa, yaptığı ölçüde kılıyor ya da kılmıyordur namazını. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çünkü insan namaz kılmak için (kulluk) gönderilmiştir yeryüzü mescidine..&lt;/span&gt;Ya kılarsın, ya da yaşarken şeytanlar kılmışlardır senin cenaze namazını, işini bitirdik, safımıza kattık diye..! Allah'a sığınalım bu halden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bankaya güvendiği kadar Müslümanlar birbirlerine güvenemiyorlarsa, belki ancak vahyin tozu  kalmıştır üzerimizde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Samimi inancımız (ihlasımız) erozyona uğramaya başladığı günden beri, halimizle hızla kıyamete biz koşuyoruz.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-SSkFApf2tLI/TfK32B1fmtI/AAAAAAAAAjM/mQjvHvFWtY4/s1600/453.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 148px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-SSkFApf2tLI/TfK32B1fmtI/AAAAAAAAAjM/mQjvHvFWtY4/s200/453.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5616753824118053586" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;''Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim''&lt;/span&gt; meşhur hadis-i şerifini hakkıyla tefekkür etsek, laik/seküler ahlak ile İslam ahlakı arasında böyle bocalar mıydık?&lt;br /&gt;Elbette sistemin/rejimlerin, medyanın  ve eğitim sistemlerinin bunda müthiş rolünü gözardı edemeyiz. Her meyvenin lezzetli ve güzel yetiştiği iklim ve toprak parçası ayrıdır.Böyle bir iklimden böyle Müslüman diyerek geçiştirmek, bizi kurtaracak mıdır? Yine de fert planında biz de ''Ben güzel ahlaklı olarak yaşamak için Müslüman oldum ve güzel ahlakımla kendimi Yaratanıma sevdirip,yaratılmışı incitmeden; biraz gölgelenip gideceğim bu dünyadan..'' bu niyette samimi olamadığımız sürece, sürünen bir portrenin minik bir figürü olarak sürüncemede sürüneceğiz demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ebubekir hocanın yazısına dönersek, batı medeniyeti (!) çıkar karşımıza.Parola bellidir: ''Bu can senin, beni rahatsız etmeden canın ne istiyorsa yap!'' Bizdeki karşılığı : ''Allah'tan korkmuyorsan, istediğini yap''mealli hadistir. Aynı cinsten evlenmeler bu anlayış yüzünden değil mi? Kokuşma doruk noktadayken şair haykırır :&lt;br /&gt;''Geçenler geçti seni, uçtu pabucun dama,&lt;br /&gt;Çatla Sodom-Gomore, patla Bizans ve Roma!'' (NFK)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;''Çünkü evrenin  merkezinde "insan" vardır. Oysa Kur'an buna "tuğyan" diyor.'&lt;/span&gt;'Şeytan da secde emrine, kendince bir mazeret buldu ve isyankar oldu. Kur'anın ''tuğyan/isyan'' dediğine insanlık hürriyet, kişisel hak ve özgürlükler diyerek -haşa- sen bizi yarat/yaşat, sayısız nimetler ver ama hayatı bize verdiğin halde hayatımza karışma diyerek esfeli safiline düşmektedir. (Allah'ın (cc) bizim ibadetimize ihtiyacı yok varyantı da ayrı bir yazı konusu.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müslüman güvenilen insan demektir.Kendine güvenmeyene kim, nasıl güvenecek. Güven/vakar yerini komplekslerle beşeri ideolojiler alınca başladı yokoluş ve ahlak fakirliği.&lt;br /&gt;Kalıp olarak, öyle plastikleştik ki, Çin malları bizden kaliteli durmaya başladı. Şu satırları yazan, nasılda utanmadan, yüzü kızarmadan ahlaktan dem vuruyor. Aynı geminin  aynı yolcususun ey Can, artık sus ve düşün..!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-6621974224822368405?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6621974224822368405'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6621974224822368405'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/06/musluman-guzel-ahlakl-olandr.html' title='Müslüman  güzel ahlaklı olmalıdır.'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-PWSAN1J-VJw/TfK3c7YCcHI/AAAAAAAAAi8/emeJYERamp8/s72-c/cini-sanati-1.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-1650970428929487577</id><published>2011-06-09T16:59:00.001+02:00</published><updated>2011-06-09T17:03:46.151+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Modernist Tarihselci Kur'ân Sempozyumu</title><content type='html'>&lt;div class="post-header"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-weight: normal; font-family:georgia;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style=" ;font-family:verdana;font-size:100%;"  &gt;Daha önce bu blogda Muhterem Ebubekir Hoca'nın ''Hangi Diyanet'' başlıklı yazısını &lt;a href="http://cancenk.blogspot.com/2010/04/bir-zndk-fikirli-adam-dahaomer-ozsoy.html"&gt;''Bir zındık fikirli adam daha : Ömer Özsoy'' &lt;/a&gt;manşeti ile vermiştik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dar'ül Hikme'de Ömer Faruk Tokat beyin haberi ile &lt;a href="http://www.darulhikme.org.tr/default.asp?sf=yazar&amp;amp;haberid=126&amp;amp;ktg=20"&gt;ayrıntıları da&lt;/a&gt;  öğrenmiş olduk.Aynı linki Ebubekir hocanın mezkur yazısına da ekleyerek  güncellediğimi duyururken  bu haberle teessürümün katlandığını  belirtmeden geçemeyeceğim. Aşağıda bir bölümünü iktibas ettiğim haber ne  kadar düşündürücü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ö.Faruk  Tokat, çok güzel bir başlıkla bizdekilerin, onları bile şaşırttığına  delil haber üzerinde ne kadar düşünsek ve halimize ağlasak azdır. Hani  son zamanlarda camilerde özürlüler için en arkada tektip ve yere monte  sandalyeler/sıralar ekliyorlar ya..Dine eklemeye, monte etmeye  çalıştıkları pis zehirleri ile bir ilintisi var mı acaba bu iyi niyetli  hümanist girişimin diye de insan sormadan edemiyor!? Malum cumhuriyetin  başlarında bazı mebusların, camilere sıralar konması ve hatta müzik  aletleri gibi kiliseye çevirme istekleri ancak ezanın türkçe okunması ve  yavşamış herifler eliyle mevlid derken ilahi (!) ile Kur'an okuma  azaltılabilmişti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adam hristiyanlığın &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Cizvitler"&gt;Cizvit&lt;/a&gt;  tarikatından ve misyoner ruhlu olarak memleketimizde eğitimle ilgili  bulunmasına rağmen, kafir düşüncelerde kendisini geçenlere şaşırmış!  Acaba Ebubekir hocamızın yazısında sorduğu can alıcı soruya Diyanet  cevap verdi mi? Diyanet İşleri başkanının değişimi ile bir şeyler  değişecek mi? Yeni başkana bu mes'ele tekrar sorulacak mı? 2008'den bu  yana Özsoy başka ne gibi zındıklıklar içinde Almanya'daki insanımızı  zehirliyor? Bu vahim meselenin peşi bırakılmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu  konuda, yeni  Diyanet işleri başkanına Müslümanları protestoya davet  ediyorum. Bu tipler mi Almanya'da din dersi öğretmeni yetiştirecekler.  Ezherden devşirme mezhepizlerle kaynayan Avrupa'ya şimdi de zındıklar mı  yerleştirilmektedir? Bunları az-çok bilen biri olarak, Avrupa'da  yaşayanlara çocuklarınızı din dersine göndermeyin demişimdir. Avrupa'da  din dersi seçmelidir. Biraz dini bilgisi ve almancası olan, basit bir  sınavdan sonra din dersi öğretmeni olabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müslümanların parası ile Diyanet vakfı, Müslümanları zehirliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eli kalem tutan herkes bunu hükümete ve &lt;a style="font-weight: bold;" href="http://www.mehmetgormez.com/"&gt;diyanete&lt;/a&gt; sormalıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;font-family:verdana;" &gt;"Ankara İlahiyat Ekolü", Cizvit Papazı Prof. Dr. Felix Körner'i Bile Şaşırttı / Ömer Faruk Tokat&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: normal; font-family: georgia;font-family:verdana;" &gt;Cizvit  Teolog Prof. Dr. Felix Körner, Alman akademik çevrelerinin "Ankara  Ekolü" temsilcisi olarak gördükleri Prof. Ömer Özsoy'u kıyasıya  eleştirerek, "Özsoy'un Kur’ân'a tarihsel boyut kazandırma yönündeki  çalışması, kitabı olan ilâhî bir dinin tefsiri olmaktan çıktı" dedi.  Cizvit Teologa göre Özsoy'un Kur’ân çalışması, "herkesin kabul  edebileceği, tarihsel açıdan allanıp pullanmış etik normlardan ibaret.  Yani Kur’ân bir ahlâk kitabına indirgenmiş. Körner, ayrıca, dışarıdan  gelen her reform girişiminin aslında Kur’ân'ın kendisinde var olan  ıslahatçı potansiyeli yok ettiğini söyledi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: normal; font-family: georgia;font-family:verdana;" &gt;Cizvit  teolog Prof. Dr. Felix Körner Ankara'da yaşıyor ve Ankara Üniversitesi  İlahiyat Fakültesi'nde "Yeni Hermeneutik Kuramlar" konusunda çalışmalar  yapıyor. Kendisi aynı zamanda Ankara-Ulus'taki Katolik kilisesinin  papazı ve Katolik kilisesi diyalog sorumlusu. Geçtiğimiz günlerde rahip  Felix Körner'in Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hadis projesine  danışmanlık yaptığı ileri sürülmüş, ayrıca Diyanet imamlarına "AB uyum"  dersleri/seminerleri verdiği iddia edilmişti.''&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-1650970428929487577?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1650970428929487577'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1650970428929487577'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/06/modernist-tarihselci-kuran-sempozyumu_09.html' title='Modernist Tarihselci Kur&apos;ân Sempozyumu'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-2909575139747190176</id><published>2011-06-08T10:06:00.006+02:00</published><updated>2011-06-09T09:15:20.939+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='satır araları'/><title type='text'>Dinde Reform, Değişim, Yenilik Olmaz!..</title><content type='html'>''36. Merhum Şeyhülislam Tokadi Mustafa Sabri, merhum Düzcevi Muhammed  Zahid Kevseri, merhum Mekke Şafii Reisüluleması Ahmed Zeyni Dahlan,  merhum Yusuf İsmail en-Nebhani gibi ulema&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; bid'atçilere,&lt;/span&gt; reformculara,  sapık fırkalara karşı Ümmet-i Muhammed'i uyarmışlardır. Ehl-i Sünnet  Müslümanları onlara şükran borçludur. Onları unutmamalıyız ve  hatıralarını, eserlerini, görüşlerini &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;canlı&lt;/span&gt; ve taze tutmalıyız.'' &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;M.Şevket Eygi&lt;/span&gt;/&lt;a href="http://www.milligazete.com.tr/makale/dinde-reform-degisim-yenilik-olmaz-205051.htm"&gt;Milli Gazete&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.blogger.com/Dinde%20Reform,%20De%C3%84%C2%9Fi%C3%85%C2%9Fim,%20Yenilik%20Olmaz%21.."&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-2909575139747190176?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/2909575139747190176'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/2909575139747190176'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/06/dinde-reform-degisim-yenilik-olmaz.html' title='Dinde Reform, Değişim, Yenilik Olmaz!..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-6661929722805020266</id><published>2011-06-06T04:32:00.005+02:00</published><updated>2011-06-06T04:45:20.153+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>"Muâviye'yi Sevmem" Diyen Densize Cevap / Murat Yazıcı</title><content type='html'>&lt;h3 style="font-weight: normal;" class="post-title entry-title"&gt; &lt;/h3&gt;Doğrusu, Hayreddin Karaman'ın kayda değer bir ilmi veya kütübhanemizde bulundurmak isteyeceğimiz istifadeli bir eseri yoktur. Beynelmilel sahada kendisine itibar edildiğini de görmedik, duymadık. Bu açıdan bakılınca, klasik ma'nâda bir âlim olmadığı gibi, mühim bir araştırmacı veya vasatın üstünde bir yazar da değildir. Ancak, Türkiye'de kendisine itibar eden kesimler olması, gazete ve televizyonlar vasıtası ile bozuk görüşlerini neşretme imkânına sahib olması gibi hususlar, bu şahsı görmezden gelmemize mâni oluyor.&lt;br /&gt;Taha Akyol'la yaptığı röpartajda demiş ki: “Muaviye’yi sevmem, ... Ehl-i Beyt sevgisiyle Muaviye bir kalpte birleşmez!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kendisinin kıymetsiz görüşüdür. Zaten daha evvel "mut'a nikâhı yapanlara fasık denemez" ma'nâsında anormal sözleri sarfetmiş bu kişi başka türlü söyleseydi, herhalde şaşırırdık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ehl-i sünnetin bu konudaki tavrı çok açıktır ve tartışmasızdır. Diğer başlıklar altında uzun yazdım; burada önce Ehl-i sünnetin reisinin sözlerini yazıp, sonra da ikinci bin yılın müceddidinden bir iktibasla noktayı koyacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmam-ı a'zam Ebû Hanife rahimehullah buyuruyor ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;"Biz Resulullahın&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;(sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem)&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;Eshâbının hepsini dost ediniriz ve hiçbirini hayır dışında anmayız."&lt;/strong&gt; (el-Fıkhu'l-Ekber)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;"Onların hiçbirinden uzaklaşmayız ve dost edinmekte hiçbirini ayırmayız."&lt;/strong&gt; (el-Fıkhu'l-Ebsat)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;"Takva sahibi her mü'min onları sever ve her kötü münâfık da onlara kin tutar."&lt;/strong&gt; (el-Vasiyye)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendi hazretleri rahimehullah buyuruyor ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;"Eshâb-ı kirâmın hepsini ve Ehl-i beytin hepsini sevmek, saymak  lâzımdır. Birini sevmemek, hepsini sevmemek olur. Çünkü, insanların en  iyisinin sohbeti ile şereflenmek fazîleti, hepsinde vardır. Sohbetin  fazîleti ise, bütün fazîletlerin üstündedir."&lt;/strong&gt; (59. Mektub)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://muratyazici.blogspot.com/2011/01/muaviyeyi-sevmiyorum-diyen-densize.html"&gt;http://muratyazici.blogspot.com/2011/01/muaviyeyi-sevmiyorum-diyen-densize.html&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://muratyazici.blogspot.com/2008/10/karaman-hakknda-vesikalar.html"&gt;Karaman Hakkında Vesikalar&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-6661929722805020266?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6661929722805020266'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6661929722805020266'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/06/muaviyeyi-sevmem-diyen-densize-cevap.html' title='&quot;Muâviye&apos;yi Sevmem&quot; Diyen Densize Cevap / Murat Yazıcı'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-8851707349166677421</id><published>2011-06-02T21:21:00.000+02:00</published><updated>2011-06-02T21:23:43.181+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='satır araları'/><title type='text'>Ehl-i sünnet tek mezhep mi ?</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ebubekirsifil.com/index.php?sayfa=detay&amp;amp;tur=gazete&amp;amp;no=241"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"Ehl-i Sünnet-i hâssa" tabiri, Selef'i, "Ehl-i Sünnet-i âmme" ise  Müteahhirun'u (sonra gelen ulemayı) anlatır. Bilindiği gibi Ehl-i  Sünnet, fırkalaşmanın baş gösterdiği dönemde ortaya çıkmış, "fırkalardan  bir fırka" değildir. O başından beri vardır.''&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Dr. Ebubekir Sifil / Milli Gazete - 28 Eylül 2004&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-8851707349166677421?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/8851707349166677421'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/8851707349166677421'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/06/ehl-i-sunnet-tek-mezhep-mi.html' title='Ehl-i sünnet tek mezhep mi ?'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-3184248438501501787</id><published>2011-05-31T13:14:00.006+02:00</published><updated>2011-06-07T21:03:40.450+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Celal Yıldırım</title><content type='html'>Celal Yıldırım : Teymiyye’yi öve öve bitiremiyor. Bir kitabında hanbeli mezhebine sülük etmiştir derken. (1) Bir başka kitabında Teymiyye için "Mutlak Müctehid" tabirini kullanıyor.(2)  Bu iki ifadeden biri mutlaka yalandır. Zira mutlak müctehidin başka bir mezheble amel etmesi haramdır.Yine mutlak müctehid başka hak mezhebin ictihadına da dil uzatmaz. Kendi ictihadı ile amel eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; İslam H.İctihad adlı kitabında Teymiyyeyi İmam-ı Gazali hazretlerinden üstün görüyor! Gazali hazretlerini (Rh.A) küçümsüyor (sh.8).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İslam itikad ve hükümlerine doğru bir perspektiften bakarak, hakiki mukayese ile izah işini müstesna bir şekilde başarmak ANCAK Teymiyye’ye nasib oldu (sh.9)" diyerek, geçmiş cümle müctehid imam ve alimleri böylelikle küçümsemek, yok saymak, inkar etmek gibi korkunç bir hal ile ümmetin icmaından ayrıldığını fark etmek zor olmasa gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani Teymiyye'ye gelene kadar İslam'ın itikad ve hükümlerini  demekki İmam Maturidi, imam Eş'ari bari olsun başarılı bir şekilde anlatamadılar'a işi getiriyor.Mezhepsiz Mevdudi'yi büyük İslam alimi olarak tanıtıyor.(3)  Yine aynı kitabında Hamidullah'ın "Bilindiği gibi İslam hukukunun temeli, bütünü ile Kur'an ve Sünnet'e dayanır" sözünü sened olarak naklederken, İcma ve Kıyas'tan habersiz olması düşünülemez!  Zira edille-i Şer'iyye dörttür.Mezhebini bile bilmediği Ebu Zehra'dan nakillerde bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Mezhepleri incelediği kitabından bir cümleyi utanarak ve haşa diyerek nakledelim &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;:"Peygamber (SAV), karılarından birini öptükten sonra, abdest almadan namaza durdu."&lt;/span&gt; Bu ifadenin çirkinliğine/hayasızlığına yorum bulmakta zorlanıyorum.Yıldırım bu ifade tarzını, hararetle okuduğu Hamidullah' dan öğrenmiş olsa gerek. Aynı kitabta (sh: 240 ) Dört hak mezhebi kıyaslayıp, İmam Malik ve Ahmed..ictihadları İslam ahlâkına daha uygundur."(!) Mezheplerüstü bir konum.Bunu memleketimizde yapan başka isimler de var ne yazıkki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seyyid Kutub üstadı gibi..Yani Şafii ve hanefi ictihadlarını İslami ahlaka uymamakla itham, kendi mezhebini-tabi varsa- beğenmeyiş. İmam-ı Rabbani (ks) hazretlerimize göre bu İLHAD’dır, mezhebden çıkıştır.Mezhebden çıkma'da El Kevseri'ye göre, dinden çıkmaya bir vesiledir. (4)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Burada bir parantez açmakta fayda var.Fıkıhçılar, nakil esasında mutlaka o mezhebin müftabih kavlini okuyucuya, avama bildirmelidirler ki; halk şaşırmasın. Neye göre amel edeceğini bilsin.O bu kitabında bunu da yapmamıştır. Şevkani isimli mezhebsize :" İmam-ı Rabbani Muhammed Şevkani.." tabirini kullanabilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Tasavvuf düşmanlarını böylesine öven, mezheplere böylesine bakan birisinin, bol miktarda tasavvufi eseri dilimize tercüme etmesi oldukça dikkat çekecidir. Para kazanmak için mi, yoksa tercüme eder gibi gözüküp eserleri reform süzgecinden geçirme vazifesi mi, yoksa her ikisi de mi ?&lt;br /&gt;_________________________&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(1)Celal Yıldırım, İslam Hidayeti, sh.5&lt;br /&gt;(2)C.Yıldırım, İslam Hukukunda İctihad, sh: 198&lt;br /&gt;(3)C.Yıldırım, Kur’an Ahkâmı, sh: 22&lt;br /&gt;(4)M.A. Demirbaş, Mezhepsizler, I/326&lt;br /&gt;(5)M.A. Demirbaş, a.g.e. II/186&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-3184248438501501787?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3184248438501501787'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3184248438501501787'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/celal-yldrm.html' title='Celal Yıldırım'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-5212723387257796582</id><published>2011-05-29T14:26:00.001+02:00</published><updated>2011-05-29T14:29:08.912+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='satır araları'/><title type='text'>Yeni doğan bebek neden ağlar?</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.haznevi.net/icerikoku.aspx?KID=687"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Abdurrahmân-i Tâğî (k.s) buyuruyor:&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; ''Cenab-ı Hakk insanı dört ana unsur  ile nefisten yarattı. Sonra ona eksik bir nisbetle karışık olarak ruh  üflemek istedi. Sonra dört letaifle birlikte ruh da kattı. Ruh ile  letaif kendi alemlerine karşı meyilli ve Rablerini sever olarak  yaratıldı. Anasından doğan bir çocuğun doğum anında ağlaması gibi &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ruh bu  alemle ilgi kuramadığından asıl vatanından ayrı düşmesinden dolayı  gariplik çekip, asıl vatanı olan emir alemine karşı bir özlem duyar.&lt;/span&gt;''&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-5212723387257796582?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/5212723387257796582'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/5212723387257796582'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/yeni-dogan-bebek-neden-aglar.html' title='Yeni doğan bebek neden ağlar?'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-3216708476931335927</id><published>2011-05-29T08:55:00.001+02:00</published><updated>2011-05-29T08:56:48.053+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>M.Esed meali / Dr. Ebubekir Sifil</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;S&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;oru: &lt;/strong&gt;"(...) Ben yıllar evvel Yeni  Şafak gazetesinin dağıtmış olduğu Muhammed Esed mealini aldım. Sonra  duydum ki bir kaç yerde ehli sünnet dışı söylemler var. (Mucizenin  inkarı gibi). Birkaç arkadaşla meseleyi tartıştık. Bir kısmı Esed'in  önemli bir şahsiyet olduğunu söyledi. Bu konu hakkında bizi  bilgilendirirseniz seviniriz."&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Cevap&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold;"&gt;İtikadî noktada arızaları olan bir kimsenin bir yandan da "önemli"  olarak nitelendirilmesi, neyi öne aldığımız ve önemsediğimiz sorusunu  cevaplandırış tarzımıza göre değişecektir. Neye nasıl inanmamız  gerektiği meselesinin önemini büyük ölçüde yitirdiği günümüzde başka  hususların öncelenmesine şaşırmamalı...&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Muhammed Esed'in kaleme almış olduğu, dilimize Kur'an Mesajı adıyla  çevrilmiş olan mealde Ehl-i Sünnet'e aykırı yerler olduğu, gerçeği  yansıtan bir tesbittir. Esed'in, mealinde Ehl-i Sünnet'i bid'at  fırkalardan ayıran nesh, şefaat, kabir azabı... gibi hususlarda, hatta  bid'at fırkaların dahi kabul ettiği nüzul-i İsa (a.s), cehennem  hayatının ebedîliği gibi hususlara muhalif yorumlar ileri sürüp  savunduğu bilinen bir husus.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu söylediğim hususlarla ilgili olarak şu ayetlere düştüğü notlara bakılabilir:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kâfirler için cehennem azabının ebedî olmadığına dair: 78/en-Nebe', 23'e ve 40/el-Mü'min, 12'ye düştüğü notlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Şefaat inancı konusunda: 10/Yunus, 3'e düştüğü not.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Hz. İsa (a.s)'ın göğe kaldırılışı ve yeryüzüne tekrar gelişi  konusundaki İslam inancına  aykırı yorumları için: 4/en-Nisa, 158'e ve  43/ez-Zuhruf, 61'e düştüğü notlara bakılabilir. Bu konuda kabir azabıyla  ilgili ayetleri de inkâr doğrultusunda meallendirdiği görülen Esed,  zaman zaman yaptığı bir şeyi burada da yapar ve 71/Nûh, 25. ayetinde  kabir azabına hiç değinmez ve bu tavrını da ez-Zemahşerî'yle refere  eder. Ancak ez-Zemahşerî, o yorumla birlikte kabir azabını da gündeme  getirmiş ve ayetin ona da delalet edebileceğini belirtmiştir.1 Esed'in  burada ez-Zemahşerî'nin bu görüşüne hiç değinmemesi dikkat çekicidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Modern zamanların en büyük fitnelerinden olan "Ehl-i Kitab'ın,  Kur'an-ı Kerim'e ve Efendimiz (s.a.v)'e iman etmeden kurtuluşu elde edip  cennete gideceği" inancını savunması da Esed'in üzerinde yürüdüğü  çizginin mahiyeti konusunda yeterince açıklayıcıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Esed'in, cinlerin ontolojik varlığıyla ilgili söyledikleri de dikkat  çekicidir. Mealin sonuna koyduğu "ek"lerden birisini bu konuya tahsis  ettiği malum. Orada söyledikleri dikkatli bir gözle tetkik edildiğinde  Esed'in cinlerin varlığı konusunda çok da rahat olmadığı, muğlak  birtakım ifadelerle meseleyi muallakta bırakmayı tercih ettiği  görülmektedir. Bu konudaki bir yorumu için 6/En'am, 128'e düştüğü nota  da bakılabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Okuyucu sorusunda da belirtiliği gibi Esed'in bir diğer "farklı" yanı  da Efendimiz (s.a.v)'e verilen mucizeleri inkârıdır. Örnek olarak  17/el-İsrâ, 59. ve 93. ayetlerine düştüğü notlara bakılabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Burada kısaca ifade etmeye çalıştığım hususlar Esed'in "Ehl-i Sünnet  çizgiye riayet" gibi bir hassasiyet taşımadığını, hatta yer yer hiçbir  İslam fırkasının söylemediği şeyleri ortaya atıp savunduğunu göstermek  için yeterli olsa gerektir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;em&gt;1 Bkz. el-Keşşâf, VI, 219.&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-3216708476931335927?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3216708476931335927'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3216708476931335927'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/mesed-meali-dr-ebubekir-sifil.html' title='M.Esed meali / Dr. Ebubekir Sifil'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-1209999314897752381</id><published>2011-05-28T12:53:00.001+02:00</published><updated>2011-05-28T12:57:19.205+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='satır araları'/><title type='text'>Ruznamemden notlar</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;''&lt;/span&gt;&lt;span class="mnb"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Fiziksel  güzelliğin ömrü birkaç saattir. İç güzellikle  takviye edilmediği  taktirde mum gibi erir, biter, tüm “cazibe”  kaybolur...''&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;''&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;" class="mnb"&gt;Aradaki mesafenin uzunluğu, gerçek dostlukların ve sevgilerin büyüyüp gelişmesine engel değildir...''&lt;/span&gt;&lt;span class="mnb"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.habervaktim.com/yazar/38405/ruznamemden_notlar.html"&gt;Yavuz Bahadıroğlu&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-1209999314897752381?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1209999314897752381'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1209999314897752381'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/ruznamemden-notlar.html' title='Ruznamemden notlar'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-7472531415738113422</id><published>2011-05-28T08:13:00.001+02:00</published><updated>2011-05-28T08:14:59.975+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='satır araları'/><title type='text'>İşaretli şehirler</title><content type='html'>&lt;a style="font-weight: bold;" href="http://www.milligazete.com.tr/makale/isaretli-sehirler-203708.htm"&gt;''İstanbul'un her noktasında karşınıza çıkan İslam mührü (biz buna "tarih"  diyoruz), unutmayalım ki "sonuç"tur. İstanbul bu mühür sebebiyle Nebevî  işrarete mazhar olmamış, tam aksine Nebevî işarete mazhar olduğu için bu  mührü taşıyan şehir hüviyetine kavuşmuştur.''&lt;/a&gt; Dr. Ebubekir Sifil&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-7472531415738113422?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/7472531415738113422'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/7472531415738113422'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/isaretli-sehirler.html' title='İşaretli şehirler'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-8879117621948495577</id><published>2011-05-27T04:49:00.003+02:00</published><updated>2011-05-27T04:53:08.089+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Günahkar, Kusurlu, Hatalı Müslümanlar / Mehmet Şevket Eygi</title><content type='html'>''Zamanımızda Türkiye Müslümanlarının belli başlı günahları, noksanları nelerdir? Bunların bir kısmını saymaya çalışacağım. &lt;p&gt;(1) İtikad yani inanç konusunda büyük bozukluklar vardır.Kur'ana,  Sünnete, Selefe aykırı bid'atler çoğalmış ve yayılmıştır. Bilenler  bilmeyenleri uyarmamakta, bilgilendirip aydınlatmamaktadır. İtikadi  meselelerde küfre kadar giden vahim bid'atler görülmektedir.&lt;span style="display: block;" id="formatbar_Buttons"&gt;&lt;span onmouseover="ButtonHoverOn(this);" onmouseout="ButtonHoverOff(this);" onmouseup="" onmousedown="CheckFormatting(event);FormatbarButton('richeditorframe', this, 8);ButtonMouseDown(this);" class=" down" style="display: block;" id="formatbar_CreateLink" title="Bağlantı"&gt;&lt;img src="http://www.blogger.com/img/blank.gif" alt="Bağlantı" class="gl_link" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;(2) Dinin direği olan beş vakit namaz halkın büyük kısmı tarafından  terk edilmiştir. Bilenler bu konuda cahilleri, gafilleri, günahkarları  uyarmıyor.'' &lt;a href="http://www.milligazete.com.tr/makale/gunahkar-kusurlu-hatali-muslumanlar-203601.htm"&gt;devamı burada&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-8879117621948495577?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/8879117621948495577'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/8879117621948495577'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/gunahkar-kusurlu-hatal-muslumanlar.html' title='Günahkar, Kusurlu, Hatalı Müslümanlar / Mehmet Şevket Eygi'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-6796054725279515021</id><published>2011-05-26T17:21:00.005+02:00</published><updated>2011-05-27T04:30:13.273+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir'/><title type='text'>Gözlerim..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-K71XnWyKq5M/Td5y_6D9hPI/AAAAAAAAAhg/6K5vNGPPY7U/s1600/11.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 130px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-K71XnWyKq5M/Td5y_6D9hPI/AAAAAAAAAhg/6K5vNGPPY7U/s200/11.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5611048627993412850" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Gözlerim..hüzün çeşmesi gözlerim,&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;Göremeden seni, geçti günlerim..&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;Gözlerim mahsun, gözlerim çok yorgun sevgilim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ve gözlerim ilk önce akacak toprağa..&lt;/span&gt;!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-6796054725279515021?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6796054725279515021'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6796054725279515021'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/gozlerim.html' title='Gözlerim..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-K71XnWyKq5M/Td5y_6D9hPI/AAAAAAAAAhg/6K5vNGPPY7U/s72-c/11.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-6016604475659518838</id><published>2011-05-26T11:48:00.001+02:00</published><updated>2011-05-26T19:47:54.520+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir'/><title type='text'>Anneciğim</title><content type='html'>&lt;table style="width: 696px; height: 380px;" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td width="100%" align="left"&gt;&lt;span class="Siir_metin"&gt;&lt;div class="AntLinkz"&gt;Ak saçlı başını alıp eline,&lt;br /&gt;Kara hülyalara dal anneciğim!&lt;br /&gt;O titrek kalbini bahtın yeline,&lt;br /&gt;Bir ince tüy gibi sal anneciğim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanma bir gün geçer bu karanlıklar,&lt;br /&gt;Gecenin ardında yine gece var;&lt;br /&gt;Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar,&lt;br /&gt;Yaşlı gözlerinle kal anneciğim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerinde aksi bir derin hiçin,&lt;br /&gt;Kanadın yayılmış, çırpınmak için;&lt;br /&gt;Bu kış yolculuk var, diyorsa için,&lt;br /&gt;Beni de beraber al anneciğim!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(1926)&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td width="100%"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td width="100%" align="left"&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Siir_sair"&gt;Necip Fazıl Kısakürek&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-6016604475659518838?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6016604475659518838'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6016604475659518838'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/annecigim.html' title='Anneciğim'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-7678387390992710357</id><published>2011-05-25T21:42:00.003+02:00</published><updated>2011-05-25T21:46:33.537+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>dünya hapishanesinde özlenenlerden..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-3f8RunXnDt0/Td1cFCT0lNI/AAAAAAAAAhQ/RfGWkgjnzNg/s1600/bahar.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 236px; height: 239px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-3f8RunXnDt0/Td1cFCT0lNI/AAAAAAAAAhQ/RfGWkgjnzNg/s320/bahar.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5610741952362616018" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Artık dört mevsimi yaşadığımızı söyleyemeyiz..!Lapa lapa yağan kar da görünmüyor çoktandır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki mevsim var, yaz ve kış..Siyah-beyaz gibi oldu. Neyseki imsak vakti girer girmez hala kuş cıvıltılarından, kuşların neş'esinden mahrum değil mekanize olmuş kulaklarımız..Kışa kadar sürer onların toplu zikir meclisleri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapraklardaki tomurcukları; dallardaki mis kokuları içselleştiremeden beton yığınlarının arasında günler mi bizi, biz mi günleri eskitiyoruz..kum saatimiz hızla akıyor, işte gerçek bu..!Kelebekler, arılar ancak ilkokul okuma kitaplarından kalan tatlı hatıra oldular..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili Efendimiz aleyhisselatü vesselam'ın tebessümlerinde bile hüzün vardı der siyer kitapları..&lt;br /&gt;''Benim bildiklerimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız'' buyuran da yine Efendimiz aleyhisselatü vesselam..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sebeple cahil cesur oluyor (günahkar yaşayabiliyor)demekki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl da ilkbaharı yaşayamadım, bir şey anlamadım.Ömrümün sondan kaçıcı baharı da geldi geçti bir çırpıda..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-7678387390992710357?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/7678387390992710357'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/7678387390992710357'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/dunya-hapishanesinde-ozlenenlerden.html' title='dünya hapishanesinde özlenenlerden..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-3f8RunXnDt0/Td1cFCT0lNI/AAAAAAAAAhQ/RfGWkgjnzNg/s72-c/bahar.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-290526658667051829</id><published>2011-05-25T10:33:00.001+02:00</published><updated>2011-05-26T19:46:39.019+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Evet, çok eşlilik yasal olsun / Mustafa Akyol</title><content type='html'>''Amerikalı hukuk profesörü Jonathan Turley’nin “&lt;strong&gt;Çok Eşlilik Yasaları Kendi İkiyüzlülüğümüzü Gösteriyor&lt;/strong&gt;”  (Polygamy Laws Expose Our Own Hypocrisy) başlıklı USA Today makalesi,  bu konuda tartışma yaratmış yazılardan biri. Turley şöyle diyor: &lt;p&gt;“&lt;strong&gt;Bireylerin,  istedikleri sayıda partner ile istedikleri biçimde cinsel ilişkiye  girebileceklerini anayasal bir hak olarak tanıyoruz. Dolayısıyla, bir  insan çok sayıda partner ile yaşayabiliyor, hatta onlardan çocuklar  yapabiliyor. Ama o partnerlere karşı yasal bir sorumluluk kabul edip de  onları ‘eş’ edinirlerse, onları hapse atıyoruz&lt;/strong&gt; !”&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Turley’in sözünü ettiği iki yüzlülük, Türkiye’de de bolca var: Konu “&lt;strong&gt;zina&lt;/strong&gt;” olunca “&lt;strong&gt;yatak odasında devletin ne işi var!&lt;/strong&gt;” diye köpürenler, o yatak odasına sayısız “&lt;strong&gt;nikahsız partner&lt;/strong&gt;”le girme özgürlüğünü savunanlar, aynı mekana “&lt;strong&gt;nikah eşler&lt;/strong&gt;”le girilmesine şiddetle karşı.''yazının tamamı &lt;a href="http://www.stargazete.com/yazar/mustafa-akyol/evet-cok-eslilik-yasal-olsun-haber-354024.htm"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;burada &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-290526658667051829?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/290526658667051829'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/290526658667051829'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/evet-cok-eslilik-yasal-olsun-mustafa.html' title='Evet, çok eşlilik yasal olsun / Mustafa Akyol'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-6679746639907530368</id><published>2011-05-25T09:33:00.005+02:00</published><updated>2011-05-29T09:30:34.882+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Üstad Necip Fazıl’ın vefatının 28. yılı.</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-r1JpVGHNqb0/Tdyw0UxJPLI/AAAAAAAAAhI/MCkVKpxFlQo/s1600/nfk%2B28.hasret%2By%25C4%25B1l%25C4%25B1m%25C4%25B1z.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 228px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-r1JpVGHNqb0/Tdyw0UxJPLI/AAAAAAAAAhI/MCkVKpxFlQo/s400/nfk%2B28.hasret%2By%25C4%25B1l%25C4%25B1m%25C4%25B1z.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5610553648771316914" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Gazete birinci sayfalarına bakıyorum.Yeni Şafak, Milli Gazete, Zaman..Üstadımızla ilgili bir habere rastlayamamanın hüznünü yaşıyorum, 28. hasret yılında..Bir tek Yeni Akit sürmanşet denilen yerden vefasını göstermiş. Düşünce adamı, şairler sultanı, sizi de unuttu yetişmesinde emek sarf ettikleriniz..Ama siz buna da gücenmezsiniz, ''insan Rabbine bile nankör''ken, hemcinslerine haydi haydi nankör ve vefasızdır.&lt;br /&gt;Nasılsa artık  yerindeniz doğrulup o vefasız sevenlerinize, geçmişte  haykırdığınız gibi :&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; ''Meğer ben, bir ömür, katırların yemliğine saman yerine orkide doldurmuşum!.'' &lt;/span&gt;diyemezsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belkide biz vefasızlarınıza da aldırmadan şu cevabı verirdiniz Üstadım :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;''Ben, taş kafalı komünistlerin, köksüz ve başıboş liberallerin, kanser virüsü siyonistlerin, iç tahrip ajanı devrimcilerin ortaklaşa düşmanı olduğu ve sistemli şekilde ademe mahkûm ettiği, okuma kitaplarında ismini kazıdığı, fakat buna rağmen ilâhî bir tecelli ile toprağı altından kaynatmayı ve üstüne meltemler, ürpertiler, zelzeleler sermeyi ve etrafına çelikten bir gençlik hisarı çekmeyi gaye edinmiş ve tam 44 yıl tek derece yön değiştirmemiş belâlı adamım; ve bedbaht olduğum kadar mesudum!''&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eyüp Sultan'da sizi ziyaret edip, rüyama çıkmanız için seslendiğimin 3. gecesi, sizin namaz kıldırmak için önümüze geçmenizi ve ardınızda namaza saf tuttuğum o zamanı nasıl unutabilirim..Makamınızda cennet hayatı bahşetmesini Allah Azze ve Celle'den niyaz ederiz. Asil ruhuna fahiha..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;29 mayıs, M.Altan makalesi &lt;a href="http://www.stargazete.com/yazar/mehmet-altan/26-mayis-ta-dogulup-25-mayis-ta-olunulur-mu-haber-354971.htm#"&gt;buradan&lt;/a&gt; okunabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="font-weight: bold;"&gt;26 Mayıs’ta doğulup... &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold;"&gt;25 Mayıs’ta ölünür mü? &lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold;"&gt;Şairseniz ölünür... &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-6679746639907530368?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6679746639907530368'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6679746639907530368'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/ustad-necip-fazln-vefatnn-28-yl.html' title='Üstad Necip Fazıl’ın vefatının 28. yılı.'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-r1JpVGHNqb0/Tdyw0UxJPLI/AAAAAAAAAhI/MCkVKpxFlQo/s72-c/nfk%2B28.hasret%2By%25C4%25B1l%25C4%25B1m%25C4%25B1z.png' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-1820006797957578062</id><published>2011-05-24T12:42:00.008+02:00</published><updated>2011-05-27T18:36:14.442+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Sorulara cevaplar.(Dinar,ehl-i beyt, namaz)</title><content type='html'>(&lt;span&gt; buna denk malı olanı zengin addetmiştir, böyle birine zekat verilemez.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Namazı ezan okunur okunmaz kılmıyorum,&lt;br /&gt;mahsuru var mıdır ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Aslında bu soruya uzunca bir zaman ve yazı gerekir.Daha fazla bekletmemek için özetle ayet yada hadislere girmeden (ki nette bu konuda çok yazı bulabilirsiniz) biraz kelam ilminden hareketle: Sizi çok sevdiğiniz biri (eş, anne, mürşid..) yada Vali, Başbakan..çağırsa, si&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-AFDZShnDj5Q/TduRiGjD0hI/AAAAAAAAAhA/JTNUsETPMTk/s1600/images.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 136px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-AFDZShnDj5Q/TduRiGjD0hI/AAAAAAAAAhA/JTNUsETPMTk/s200/images.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5610237775879328274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span&gt;z hemen gitmezlik yapabilir misiniz? Ya da siz o davetten çok sonra -nefsinizin müsaadesi mucibince- davete icabet etseniz çok büyük bir ayıp ve saygısızlık olmaz mı? Çağıran Hz.Allah celle celalüh. Çağırılan bahtiyarsa yalnızca bir kul..Bunca nimetleri veren için her an namazda olmalıdır.Biz bu imtihan alanına namaz kılmak için gönderildik.Nasılki yeryüzü bu ümmete mescid kılındı, bunu iyi tefekkür etmek lazım. Öyle de dünya hayatını mescid, yaşantıyı da namaz eylemek en birincil eylemimiz/düşüncemiz olmalıdır.Namaz kul olmaktır.Dosdoğru ve kişiyi kötülüklerden alıkoyan namaz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buhari'de (2449) Hz. Enes (ra) 'dan şu nakledilir :&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;'' Hazreti Peygamber aleyhissalatü vesselam devrinde mevcut olan şeylerden (kelime-i şahadet dışında) hiç&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; birini artık göremiyorum.&lt;br /&gt;Kendisine : '' Namazı da mı ?'' diye itiraz edilince, Hz. Enes (ra) efendimiz : '' Namaza da ne yaptığınızı bilmiyor musunuz ? Öğleyi akşama yakın kılmadınız mı? '' buyurur. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bu hadise bile namazın ehemmiyetini anlamaya yetmelidir. Daha fazla bilgi muteber tefsirlerden okunmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ashabı kiramla ilgili nakillerinizi okudum, ya ehl-i beyt ?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ashab-ı Kiram hazeratı ile ilgili mezkur nakillerimde bu kadar ağır ve tehdit edici ikazlar olursa, varın siz ashab-ı kiramdan çok daha yakın ve önde olan ehl-i beytin kadr-ü kıymetini. Bu konuda da muteber sitelerden detaylı bilgi alabilirsiniz. Ben üşenmeyeyim geçenlerde  bitirdiğim &lt;/span&gt;&lt;span&gt;(şahsıma hediye edilen) &lt;/span&gt;&lt;span&gt;bir kitaptan çok hoşuma giden yeri sizinle özetleyerek paylaşayım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''..Yine birgün Hz.Cebrail, Peygamber aleyhissalatü vesselam Efendimizin huzurunda bulunuyordu. Henüz küçük olan Hz.Hasan ya da Hz.Hüseyin'den biri  dedelrinin yanında vahiy meleğini Hz.Dihye suretinde görünce diğer kardeşini de çağırarak, Hz.Cebrail'in dizlerine oturup, birisi ellerini Hz.Cebrail'in (as) koynuna soktu.&lt;br /&gt;Efendimiz &lt;/span&gt;&lt;span&gt;aleyhissalatü vesselam bu durumdan utanıp engellemek istedi. Fakat Hz.Cebrail :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;''Ya Resulallah niçin sıkılıyorsunuz. Hz.Fatıma  teheccüd namazı kılarken ya da uykusundayken Hak Teala beni gönderir ben onların beşiklerini sallarım. Böylelikle namaz zamanı anneleri namazını rahatça eda ederdi, uyku zamanı da uykusundan uyanmamış olurdu.''&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz.Dıhye (ra) sefere çıkar dönüşünde Hz.Hasan ve Hüseyin efendilerimize hediyelerini koynunda getirirmiş. (Ehl-i Beyt İmamları, Siraceddin Önlüer, Semerkand yay.sh:31-32 ) İşte ehl-i beytin Allah (cc) katındaki yerine bir işaret..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;Dua eder, dualar beklerim. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-1820006797957578062?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1820006797957578062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1820006797957578062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/sorulara-cevaplar.html' title='Sorulara cevaplar.(Dinar,ehl-i beyt, namaz)'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-AFDZShnDj5Q/TduRiGjD0hI/AAAAAAAAAhA/JTNUsETPMTk/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-5940731761482538025</id><published>2011-05-23T16:25:00.010+02:00</published><updated>2011-05-23T17:23:35.690+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Avrupa Fetva ve Araştırma Konseyi (!)</title><content type='html'>Muhterem Ebuebkir Sifil hocanın bugünkü ''Bir başka açıdan Bosna'' başlıklı &lt;a href="http://www.milligazete.com.tr/makale/bir-baska-acidan-bosna-203026.htm"&gt;makalesinden &lt;/a&gt;öğrendiğimize göre :''...Gerçi Hakan hocanın savaş sırasında yaşanan bir durumla ilgili olarak  Boşnak alimlerin görüşünün hangi istikamette olduğunu sorması üzerine  Ayet beyin meseleyi Yusuf el-Karadâvî'nin başkanlığındaki Avrupa Fetva  Konseyi'ne havale etmesi ..'' paragrafından Avrupa Fetva Konseyi'nin Karadavi başkanlığında faaliyet gösterdiğini üzülerek öğrenmiş bulunuyoruz..(1)&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-lAl8YDTNR_Y/Tdp3h_zrOUI/AAAAAAAAAg4/6B_QAQ6OU-o/s1600/PHOT0030.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 127px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-lAl8YDTNR_Y/Tdp3h_zrOUI/AAAAAAAAAg4/6B_QAQ6OU-o/s320/PHOT0030.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5609927711790938434" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;O Karadavi ki, kendisini -ilmi yüksekliğinden dolayı (!) - hiç bir mezhebe tabi/bağlı görmeyen, taklid aklın çalışmasını durdurur diyerek bunca mezhep bağlısına hakaret eden,( mesela ikinci binin müceddidi koskoca İmam-ı Rabbani hazretleri -kuddise sirruh-itikadda müçtehidken hanefi mezhebini taklid ederek ibadet hayatını düzenlemiştir.)ve ''&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;üniversiteye alınmayan başörtülü kızlar başlarını açabilirler''&lt;/strong&gt; fetvasıyla İslam dünyasında hayli şaşkınlığa sebep olan birisi.Fazla malumat için&lt;a href="http://cancenk.blogspot.com/2009/05/yusuf-el-karadavi.html"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; buraya&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; bakılabilir. Bu zattan mı fetva alacak Müslümanlar ? Vaah ki ne vah..!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa Milli Görüş cemaatlerinin de içinde Ezher mezunu mezhep ve tasavvuf düşmanlarının kendilerine yer edindiği acı gerçeğiyle işbu fetva konseyini birleştirdiğimizde orada yaşayan Müslümanların vahim durumu bariz bir şekilde ortaya çıkar. Araştırsak bu konseyin kimler eliyle kurulduğu meselesi bizi çok daha derin hakikatlere götürür kanaatindeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi Avrupalı Müslümanlar bu adamı fetva konseylerinin başına geçirmişler. Ne diyelim, klavuzu mezhepsiz olan Müslümanların, yolları hüsrana çıkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(1) Bu cümlem Avrupa'da yaşamayan ve konuya uzak olanlar içindir.Sanırım toplantılardan biri de İstanbul'da yapılmış idi. Karadavi ile ilgili  &lt;a href="http://www.zehirli.org/konu/yusuf-el-kardavi-nin-fikih-anlayisi-uzerine-mulahazalar.html"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Taha  Hakan Alp hocanın şu makalesi &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;de okunabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-5940731761482538025?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/5940731761482538025'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/5940731761482538025'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/avrupa-fetva-konseyi.html' title='Avrupa Fetva ve Araştırma Konseyi (!)'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-lAl8YDTNR_Y/Tdp3h_zrOUI/AAAAAAAAAg4/6B_QAQ6OU-o/s72-c/PHOT0030.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-8291358427204352530</id><published>2011-05-21T20:34:00.009+02:00</published><updated>2011-06-01T02:46:10.374+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Bid'at ehli ile ilgili dinimizin hükümleri nelerdir?</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Malum, bid'at konusu (hasenesi ve seyyiesiyle) literatürümüzde geniş yer bulmuş bir konudur. Ama bu konuyu &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;''sünnetimden yüz çeviren''&lt;/span&gt; hadisi gibi mutlak ibadet yada kılık-kıyafet şekliyle sınırlı tutmak yanıltıcı olur. Söz gelimi  mealen :&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;'' Ümmetimin fesada uğradığı zamanda sünnetime sarılana yüz şehid ecri  verilir.''&lt;/span&gt; hadis-i şerifini de sakal bırakmak, sarık takmakla sınırlamanın bizi tam hakikate götürmeyeceği gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fesada uğrama zamanları nedir ve hangi hadiseleri bünyesinde barındırır sorusunun cevabı oldukça önemlidir ve bu ayrı bir yazı konusudur.Bir değil tam 100 şehidin ecri hangi şartlar sebebiyle verilecektir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evveliyetle öyle devirlerde ''sünnete sarılmak'' (ki Mektubat-ı Rabbani okuyanlar bunu hemen fark edeceklerdir) ehl-i sünnet vel cemaat olarak tavsif buyurulmuş, fırka-i naciye olmakla mümkündür.Yani, öncelikle itikatta ''sünneti seniyye'' üzerine olmaktır Müslümana 100 şehid ecri getirecek olan. Her bid'atin bir sünneti örttüğünü, iptal ettiğini tasavvur ettiğimiz zaman mesele kendiliğinden vuzuha kavuşmuş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haliyle bid'atde kendi kendine oluşmaz, her bid'atin ''çığır açıcısı/imamı/önderi '' ve o önderlere tabi olan taklitçi önderler ve tabiileri vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bid'atçi, başka isimlere de sahiptir. Dinde reformcu, mezhepsiz gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu özet girişten sonra başta Sevgililer sevgilisi sallahü aleyhi vesellem efendimize (Hamidullah gibi) yada sevgili ashabına  radiyallahü anhüm ecmaın (S.Kutub gibi) dil uzatmanın yanında; cehennemin ebediliğinden; recme kadar geniş bir yelpazede 1400 yıllık nakil ve sünnet cadde-i kübrasından, heva çıkmazına sapanlar da bid'at ehlidirler.Şimdi bu hüsran ehliyle ilgili nakillere geçelim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;''Kim, hidayetime uyarsa ne sapıtır, ne de hüsrana uğrar.''&lt;/span&gt; (Ta-ha : 123 ) Razi tefsirinde uzun izahat okunabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Kim, şu dine uymayacak bir şey uyduracak olsa, bu merduttur, kabul edilmez.'' Buhari ; İ'tisam 5, Büyü 60, Sulh 5 ; Müslim 1718; ebu Davud / 4606 )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Kim, cemaat(imiz)den bir karış uzaklaşırsa; İslam bağını boynundan çıkarıp atmış olur.'' Ebu Davud: 30/ 4758, Tirmizi : 3/ 2867 )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"&lt;/span&gt;&lt;span&gt;Bid'atçinin sohbet fesadı, kafirin sohbetinden daha çoktur.Bütün bid'atçilerin en habisi o kimselerdir ki, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin ashabına buğz ederler. Şu mana açıktır ki, Allah-ü Teala bu zümreyi "küffar" olarak anlattı, şöyle buyurdu &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;:"Kafirlerin onlara (yani ashaba kinli) öfke duymalarına.." &lt;/span&gt;  (Hucurat:  29)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kur'an-ı Kerimi ve şeriatı bizlere bildiren Eshab-ı Kiram'dır.Onlardan biri kötü olursa, Kur'an-ı Kerim sağlam olmaz. Şeriatın doğruluğuna güven kalmaz. Kur'an-ı Kerim'i Hz.Osman radiyallahü anh topladı. Hz.Osman (ra) için dil uzatılırsa, Kur'an-ı Kerim'e dil uzatılmış olur. ZINDIKLARIN  böyle itikadlarından Allah-ü Teala'ya sığınırız."   buyuran İmam-ı Rabbani -kuddise sirruh- hazretlerinin meşhur Mektubat’nın en az üçte ikisi ehl-i bid’atın zemmi, kötülenmesi, ayıplanması ve imhası için kaleme alınmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz, ikincibin yıl yenileyicisi İmam-ı Rabbani hazretlerinden daha merhametli değiliz; o ne demiş ve buyurmuşsa, bizim (ehli bid’at ve din hırsızları reformculara) hem de eksiğiyle yaptığımız da öyle olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ol mübarek (ks), Hulefa-i Raşidin’in isimlerini hutbede zikretmeyen bir hatibe karşı, adedinin zıddı bir halde, bütün bir beldeyi muhatap alarak, bir mektup kaleme alıyor; bu durumun neden hemen karşılığının verilmediğini, neden sadece “sükutla” karşılandığını “tehditli” olarak soruyor. Kendisi orada olsa ne yapacağını da&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; “FARUKİ DAMARIM KABARDI”&lt;/span&gt; buyurarak gösteriyor. (Bilindiği gibi İmam-ı Rabbani hazretleri Hz.Ömer -radiyallahü anh- soyundandır. )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süfyanı Sevri Hazretleri “Bid’atçıya su bile götürülmez; isterse çölde ölüyor olsun!” buyruğunu iyi tefekkür etmek lazımdır.&lt;span style="font-size:100%;"&gt; (&lt;/span&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;DE-AT&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="&amp;#45;-"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable  {mso-style-name:"Normal Tablo";  mso-tstyle-rowband-size:0;  mso-tstyle-colband-size:0;  mso-style-noshow:yes;  mso-style-priority:99;  mso-style-qformat:yes;  mso-style-parent:"";  mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;  mso-para-margin-top:0cm;  mso-para-margin-right:0cm;  mso-para-margin-bottom:10.0pt;  mso-para-margin-left:0cm;  line-height:115%;  mso-pagination:widow-orphan;  font-size:11.0pt;  font-family:"Calibri","sans-serif";  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-fareast-font-family:"Times New Roman";  mso-fareast-theme-font:minor-fareast;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;  mso-bidi-font-family:"Times New Roman";  mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;;mso-fareast-Times New Roman&amp;quot;;mso-ansi-language: TR;mso-fareast-language:TR;mso-bidi-language:AR-SAfont-family:&amp;quot;;font-size:100%;" lang="TR"  &gt;Furkan dergisi, Aralk 1998, sh:18-38)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;" Bid'at sahibi, bid'atinden vazgeçmedikçe, Allah-u Teala onun hiç bir ibadetini kabul etmez.'' &lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;DE-AT&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="&amp;#45;-"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable  {mso-style-name:"Normal Tablo";  mso-tstyle-rowband-size:0;  mso-tstyle-colband-size:0;  mso-style-noshow:yes;  mso-style-priority:99;  mso-style-qformat:yes;  mso-style-parent:"";  mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;  mso-para-margin-top:0cm;  mso-para-margin-right:0cm;  mso-para-margin-bottom:10.0pt;  mso-para-margin-left:0cm;  line-height:115%;  mso-pagination:widow-orphan;  font-size:11.0pt;  font-family:"Calibri","sans-serif";  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-fareast-font-family:"Times New Roman";  mso-fareast-theme-font:minor-fareast;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;  mso-bidi-font-family:"Times New Roman";  mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;;mso-fareast-Times New Roman&amp;quot;;mso-ansi-language: TR;mso-fareast-language:TR;mso-bidi-language:AR-SAfont-family:&amp;quot;;font-size:14.0pt;" lang="TR"  &gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;(İbn-i Mace, Hadika ve Berika)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;"İbn-i Abbas (ra) bildirilen hadis-i şerifte "Bid'at ehlini sevenlerin ibadetleri kabul edilmez, kalblerinden imanları çıkarılır"buyurulmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Allah Teala bid'at sahibine kızanın bütün günahlarını mağfiret eder ümidindeyim"Fudayl bin İyad   kuddise sirruh&lt;span style="font-size:100%;"&gt;.  (&lt;/span&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;DE-AT&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="&amp;#45;-"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable  {mso-style-name:"Normal Tablo";  mso-tstyle-rowband-size:0;  mso-tstyle-colband-size:0;  mso-style-noshow:yes;  mso-style-priority:99;  mso-style-qformat:yes;  mso-style-parent:"";  mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;  mso-para-margin-top:0cm;  mso-para-margin-right:0cm;  mso-para-margin-bottom:10.0pt;  mso-para-margin-left:0cm;  line-height:115%;  mso-pagination:widow-orphan;  font-size:11.0pt;  font-family:"Calibri","sans-serif";  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-fareast-font-family:"Times New Roman";  mso-fareast-theme-font:minor-fareast;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;  mso-bidi-font-family:"Times New Roman";  mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;;mso-fareast-Times New Roman&amp;quot;;mso-ansi-language: TR;mso-fareast-language:TR;mso-bidi-language:AR-SAfont-family:&amp;quot;;font-size:100%;" lang="TR"  &gt;Abdülkadir Geylani (ks), Gunye'tüt Talibin, sh: 118)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka hadis-i şerifte :&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"Bid'at sahibi olanlara hürmet eden, ölü veya dirilerini metheden veya büyük bilen İslamiyeti yıkmaya yardım etmiş olur."&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;(&lt;/span&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;DE-AT&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="&amp;#45;-"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable  {mso-style-name:"Normal Tablo";  mso-tstyle-rowband-size:0;  mso-tstyle-colband-size:0;  mso-style-noshow:yes;  mso-style-priority:99;  mso-style-qformat:yes;  mso-style-parent:"";  mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;  mso-para-margin-top:0cm;  mso-para-margin-right:0cm;  mso-para-margin-bottom:10.0pt;  mso-para-margin-left:0cm;  line-height:115%;  mso-pagination:widow-orphan;  font-size:11.0pt;  font-family:"Calibri","sans-serif";  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-fareast-font-family:"Times New Roman";  mso-fareast-theme-font:minor-fareast;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;  mso-bidi-font-family:"Times New Roman";  mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;;mso-fareast-Times New Roman&amp;quot;;mso-ansi-language: TR;mso-fareast-language:TR;mso-bidi-language:AR-SAfont-family:&amp;quot;;font-size:100%;" lang="TR"  &gt;Tarikatı Muhammediye)&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:100%;" &gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Allah celle celalalühü (dinde, amelde, inanışta, bid'at itiikat taşıyan) bid'at ehlinin ne duasını, ne zekatını, ne namazını, ne de sadakasını kabul eder. Yani hiçbir şeyini kabul etmez.NİHAYET BUNLAR KILIN HAMURDAN ÇEKİLİŞİ GİBİ DİNDEN ÇIKARLAR'' Hadis-i şerif Hz.Huzeyfe (ra)dan ( Ramuz :1/92; 2/489 )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bir bid'at ehli gördüğünüzde, yüzüne nefretle bakınız.Çünkü Cenabı Hak bütün bid'atçilere buğzeder.Onların hiç birisi sırat köprüsünden geçemeyecek, hepsi sinek ve çekirgeler gibi, dökülüp cehenneme yuvarlanacaktır." (Feteva-i Haremeyn sh:19)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadis-i şerifte sallalhü aleyhi ve sellem efendimiz buyurdu : "ORTALIK KARIŞIP, YALANLAR YAYILIP, DİNDEN OLMAYAN ŞEYLER ORTAYA ÇIKINCA, ADETLERE KARIŞTIRILINCA VE ESHABIMA DİL UZATILINCA, DOĞRUYU BİLENLER HERKESE BİLDİRSİN. ALLAH-U TEALA'NIN, MELEKLERİN VE BÜTÜN İNSANLARIN LANETİ, DOĞRUYU BİLİP DE, GÜCÜ YETTİĞİ HALDE BİLDİRMEYENLERE OLSUN.ALLAH-Ü TEALA BÖYLE ALİMLERİN FARZLARINI VE DİĞER İBADETLERİNİ KABUL ETMEZ."&lt;span style="font-size:100%;"&gt;  (&lt;/span&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;DE-AT&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="&amp;#45;-"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable  {mso-style-name:"Normal Tablo";  mso-tstyle-rowband-size:0;  mso-tstyle-colband-size:0;  mso-style-noshow:yes;  mso-style-priority:99;  mso-style-qformat:yes;  mso-style-parent:"";  mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;  mso-para-margin-top:0cm;  mso-para-margin-right:0cm;  mso-para-margin-bottom:10.0pt;  mso-para-margin-left:0cm;  line-height:115%;  mso-pagination:widow-orphan;  font-size:11.0pt;  font-family:"Calibri","sans-serif";  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-fareast-font-family:"Times New Roman";  mso-fareast-theme-font:minor-fareast;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;  mso-bidi-font-family:"Times New Roman";  mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;;mso-fareast-Times New Roman&amp;quot;;mso-ansi-language: TR;mso-fareast-language:TR;mso-bidi-language:AR-SAfont-family:&amp;quot;;font-size:100%;" lang="TR"  &gt;İmam-ı Rabbani (ks), Mektubat, c.1, 251. mektup)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"Bir kimse bid’at sahibine, Allah için kızarak baksa, Allah-ü Teala o kimsenin kalbini emniyet ve imanla doldurur. Bir kimse bid'at sahibini aşağı görse, Allah-u Teala o kimsenin cennette derecesini yüz kat yükseltir. Bir kimse bid'at sahibiyle  güler yüzle ve onu sevindirecek bir hal ve söz ile görüşürse;  o kimse Allah-u Teala'nın Muhammed aleyhisselatü vesselam üzerine indirdiği şeyi küçük görmüş ve tahkir etmiş olur"&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt; (&lt;/span&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;DE-AT&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="&amp;#45;-"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable  {mso-style-name:"Normal Tablo";  mso-tstyle-rowband-size:0;  mso-tstyle-colband-size:0;  mso-style-noshow:yes;  mso-style-priority:99;  mso-style-qformat:yes;  mso-style-parent:"";  mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;  mso-para-margin-top:0cm;  mso-para-margin-right:0cm;  mso-para-margin-bottom:10.0pt;  mso-para-margin-left:0cm;  line-height:115%;  mso-pagination:widow-orphan;  font-size:11.0pt;  font-family:"Calibri","sans-serif";  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-fareast-font-family:"Times New Roman";  mso-fareast-theme-font:minor-fareast;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;  mso-bidi-font-family:"Times New Roman";  mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;;mso-fareast-Times New Roman&amp;quot;;mso-ansi-language: TR;mso-fareast-language:TR;mso-bidi-language:AR-SAfont-family:&amp;quot;;font-size:100%;" lang="TR"  &gt;Gunyet-üt Talibin, sh.118 )&lt;/span&gt; aynı hadis-i şerif Ramuz'da (c:2/406) İbn-i Ömer nakliyle daha uzunca yer almakta ve : ''Kim bid'at sahibine sert muamale ederse, Allah Teala onu en büyük korku gününde emin kılar.'' kaydı da vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"Bid'at sahibine kıymet veren İslamiyeti yıkmaya yardım etmiş olur."&lt;/span&gt; (Mektubat)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süleyman İbn-i Yesar’dan rivayet edildiğine göre, Sabiğ isimli bir adam, Medineyi Münevvere’ye gelip, müteşabih ayetlerden sorduğunu  öğrenen Hz.Ömer -radiyallahü anh-  efendimiz adama kim olduğunu sorarken, bir taraftan da hurma dallarını hazırlatıp, onu öylesine dövdü ki, adamın kafasını kanattı. Adam, sonunda dayanamıyarak : “Yeter! Ya Emirel Müminin, kafamda bulduğum yanlış fikirler gitti” dedi. Bunun üzerine Hz.Ömer -radiyallahü anh- o adamın memleketine dönmesine müsaade etmekle beraber; Musa El Eş’ari hazretlerine; Müslümanlardan hiç kimsenin onunla oturmamasını emreden bir mektup yazdı.&lt;br /&gt;Ebu Osmanı Nehdi -radiyallahü anh- buyurmuştur ki :Bu mektup üzerine biz, yüz kişi arada iken Sabiğ denen bid’atçı gelse, hemen o meclisi terkederdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi düşünelim ! İslamın en parlak devrinde Hz.Ömer -radiyallahü anh-ın Sabiğ hakkındaki bu talimatı, sahabe ve tabiin gibi kıymetli zatların bu gibi sapık fikirli insanlardan bu şekilde kaçışları, bu fitne zamanında bulunan bizimi gibi acizlere, ehl-i sünnet ve cemaat  itikadını son derece titizlikle muhafaza etmenin, ehl-i sünnet ve cemaat  mezhebimizin Kur’an ve Sünnet’e ( İcma ve Kıyasa) dayanan doğru inancına zerre kadar muhalefeti olan kişilerin yanıltıcı eserlerini, onlarla (yüzyüze) mücadeleye girişmekten, hatta onlarla karşılaşmaktan dahi son derece sakınmak gerektiğine büyük bir tenbihtir. Kaldı ki, sahabe ve tabiin Sabiğ denen kişiden, son derece alim ve takva sahibi olmalarına rağmen derhal uzaklaşıp, yüz çevirmişlerdir. Günümüzde televizyonlar vasıtasıyla masum hanefi ve şafii mezhebindeki insanımızı sapık fikirleriyle; tatlı söz ve güler yüzle zehirleyen profesör ve ilahiyatçı taslaklarının ne ifade ettiğini bir daha düşünebilen; onları asla dinlemez!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'' Çöldeki bedevilerin ve mahalle mektebindeki çocukların dini üzere olun. Bu dini takip edin. KENDİNİZDEN KATIP KARIŞTIRMAYIN VE TAKLİD EDİN !'' (Ahmed b.Hanbel,Müsned 4/126; İbn-i Mace, Sünen 6/ 43 )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Nitekim İsmet Garibullah -kuddise sirruh- Hazretleri Risale-i Kudsiyesinde şöyle buyurmaktadır : ''Kıymetli Evladım, tefsir, hadis, ilmi kelam ve fıkhı bilki selamet bulasın. Karanlık fikirli, ehli bid’at kişilerle görüşme, çünkü onlar seni berbad ve sapık ederler..Onlarla oturursan öyle pas alırsın ki,  (seni ) her kalaycı paklayamaz, yani öyle şüphelere düşersin ki, her mürşid seni o şüpheden kurtaramaz ( kurtaracak bulunursa da sen onu bulamadan ölürsen helak olursun.)''&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Tekrar edelim, bu sapıkları televizyon ekranında seyretmek, onlarla bir arada oturup kaynaşmak gibidir.Asla onların ne dediğini  merak edip, bakmamak, dinlememek gerekir. Bu sahih imanın muhafazası açısından çok büyük bir önem arz eder. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuda daha birçok hadis-i şerif ve alimlerimizin kıymetli uyarıları mevcuttur. Yukarıda özetlediğimiz uyarılardan sonra bu adamların yaldızlı, zehir gizli kitaplarını hala evlerinde barındıranların, onlarla ahpaplığını sürdürenlerin akibetlerinden korkulur !&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-8291358427204352530?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/8291358427204352530'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/8291358427204352530'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/bidat-ehli-ile-ilgili-dinimizin.html' title='Bid&apos;at ehli ile ilgili dinimizin hükümleri nelerdir?'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-5297589235776053419</id><published>2011-05-20T19:50:00.004+02:00</published><updated>2011-05-21T10:05:43.475+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>hasbihal..</title><content type='html'>Hac hatıratına devam edip etmemekte, dahası ilk yazıyı kaldırıp-kaldırmamakta kararsızken dün gece Türkiye'de yaşayanlar bilir, memleketimizin Kütahya merkezli batısı, orta anadolusu falan iyice bir sarsıldı..Gazetenin biri ''deprem kendisini hatırlattı'' diye başlık atmış..Tabi Allah Teala kendisini hatırlattı diyecek hali yok ya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uykumda sallanan yatağımda emin olmak için avizeye baktım, beşik gibiydi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah azze ve celle'den korkulmaz mı? Garip hisler..Bir yanım çok korkarken bir yanım bana dünyanın faniliğini, geçiciliğini hatırlatıp; gazabından merhametine sığınma duygumu kabartan depremden şikayetçi değil mi ne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Namazın bile kılınışı farklı oluyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Huşu kanat çırpıyor melekler gibi, alnım secdedeyken..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir garip ikilem benim için deprem..Hacet gidermek için kapıda bir süre duruyorsun, içerdeyken olur mu diye..Dua, dua..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orada ölmeden çıkıldığı için şükürler kalbin derinliklerinden..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah, isterse her kulunu kendine ''kul'' eder. İster isteyerek, ister istemeyerek..Dilerse kendi evinde uyutmaz, oturtmaz..Sokaklara döker.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dilerse bir yudum su içirmez..MÜLK ONUN..Dilediğini dilediği gibi yapan O'dur. Celle Celalüh.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                         *   *    *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az önce istatistiklere baktım.(416) Maşaallah dedim. Kendi halindeki  bu bloğun ziyaretçisi sayısı tarihi rekorunu kırmış bugün..İnşaallah fayda sağlıyordur. Bu arada, bu yazıyı okuyacaklardan word press falan diyorlar,&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; başka blog/site konularında kabiliyeti ve zamanı olan ehl-i sünnet müdafaacısı kardeşlerimden istirhamımdır; bu blogdaki önemli, faydalı doğruları aynen kopyalayarak başka bir isim altında toplayabilirler.&lt;/span&gt;Nede olsa bloggerde biri kanun dışı bir suç işlese topyekun kapatılıyoruz, erişim sona eriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-5297589235776053419?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/5297589235776053419'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/5297589235776053419'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/hasbihal.html' title='hasbihal..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-1453231976212222566</id><published>2011-05-20T11:01:00.003+02:00</published><updated>2011-05-21T10:08:03.434+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Gıybet ve ifşa ne zaman caiz olur?</title><content type='html'>H.Karaman &lt;a href="http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=20.05.2011&amp;amp;y=HayrettinKaraman"&gt;bugünkü&lt;/a&gt; &lt;span class="yazaryazibaslik"&gt;''Gıybet ve ifşa ne zaman caiz olur?'' başlıklı yazısında madde madde gıybetin ifşaanın caiz olduğu yerleri sıralamış. Ben mezkur maddelerden şunu paylaşayım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'' 2&lt;/span&gt;&lt;span class="yazarmetin"&gt;. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Dine&lt;/span&gt; ve ahlaka aykırı bir davranışını gördüğü  kimsenin bu durumunu gören ve bilenler, düzeltmesi muhtemel olan  kimselere aktarabilirler.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="yazarmetin"&gt;4. Halkı  korumak, onlar için hayırlı olacağı  kanaatiyle  ilgililere bildirmek için ayıplar ve günahlar açıklanabilir;  bazı durumlarda bu caiz değil, gerekli (farz) olur.  Mesela&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; hadis  rivayet edenler içinde yalancılığı,&lt;/span&gt; ahlak ve dindarlık bakımından  gevşekliği bilinen kimselerin bu durumları açıklanır ki, uydurma hadis  rivayeti engellensin....''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbette konu ile ilgili gerek Elmalılı tefsirinden gerekse hadis kitaplarından ve ulemadan nakillerle uzunca bir yazı yazmak mümkün..(Sanırım daha önce bid'at ehli ile ilgili bir yazımda yazmıştım )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;H.Karaman'ın belirttiği madde genel olarak ahlak, yalan ve kişisel günahları saymış. Bu mücrim bu blogta tenkit ettiğim kişilerin hiçbirini -nakilde yalancılıkları dışında- bu örneklemelerle anmıyorum. Demekki Karaman da şahsi fikirlerini içtihad görüntüsü altında sunduğu ve tenkit aldığı zaman gıybetim yapılıyor dememelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem kendilerini şahsen tanımam hem de ahlaken kendimi onlardan asla üstün görmem. Yani kişisel bir garazım hiç birine olamaz. Din gayretinden ister-istemez dilim sert, bid'at fikirlerine karşı (şahıslarına değil) gönlüm buğuzludur..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahlaki meseleler de gıybet caiz olunca, bu güzelim dine çirkin bid'at ve dalalet sokma cür'etinde olanların teşhiri ifşası evveliyetle farz olur.Ki, insanlar dinlerini yanlış öğrenmesinler. Unutulmamalıdırki konu itikat olunca, itikat hırsızlarına karşı çok daha uyanık olmak ve uyandırmak kaçınılmaz bir cihat olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efendim fülan tağutla mücade ediyor ama..ediyor da ''ne adına yapıyor bunu'' Bu temel soru cevap bulmalı ki maksuda varılsın. Yoksa Kuzman'da ön safta kahramanca savaştı ama ''o cehennemdedir'' buyuruldu..Demek ki niyet ve eylemin ne için/ ne adına yapıldığı noktası çok önemli..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memleketimizdeki ehl-i sünnetin ilmi emanet duygusu taşıyan alimleri, bid'at fikirlerin sahibi profları, kalemşörleri daha keskin bir üslupla ifşa etmedikçe bu millet uyanmayacaktır vesselam.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-1453231976212222566?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1453231976212222566'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1453231976212222566'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/gybet-ve-ifsa-ne-zaman-caiz-olur.html' title='Gıybet ve ifşa ne zaman caiz olur?'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-4655500592157678081</id><published>2011-05-19T17:49:00.009+02:00</published><updated>2011-05-20T10:13:19.438+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='satır araları'/><title type='text'>Allame Şeyh İsmail Çetin Efendi (ks)'den..</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: georgia;font-family:arial;" &gt;''&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: georgia;font-family:Calibri;font-size:100%;color:#000000;"   &gt; ..Kur’an-ı Hakim’de başörtüleri yaka paça  üstüne bırakın buyruluyor, bunlar yaka paça altına sokuyorlar.'' (Başlarını örten hanımlar için)&lt;br /&gt;                                                         *  *  *&lt;br /&gt;''&lt;/span&gt;&lt;strong  style="font-family: georgia;font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;- Mehdi Aleyhisselam hakkında ne buyurursunuz?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;p  style="margin: 0cm 0cm 10pt; font-family:arial;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;color:#000000;"&gt;-  Her sabah “bu akşam gelir”, her akşam “bu sabah gelir” diyorum. Ama  görür müyüm, görmez miyim, bilemem. Geleceği kesindir. Zamanı tamamdır.  Mehdi’nin zamanına kadar, en zor Irak muhaberesiydi; o da tamam. Zemin  tamamdır, zaman da tamamdır. Mehdi konusunda Ehl-i Sünnet’in ittifakı  vardır. Muhyiddin Arabî Hazretleri, “Onunla musafaha yaptım.” buyuruyor.''&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family: georgia;font-family:arial;" &gt;                                                               *  *  *&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;font-family:Calibri;font-size:100%;color:#000000;"   &gt;''&lt;/span&gt;&lt;strong  style="font-family: georgia;font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt; Üstad  Necip Fazılla ilgili bir hatıranızı öğrendik. Üstad’ı ziyarete  gittiğinizde, Üstad size sarılıp “Senden şeyhimin kokusu alıyorum”  diyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;p  style="margin: 0cm 0cm 10pt; font-family:arial;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;color:#000000;"&gt;-  Hâdise doğru ama şahıs ben değilim. Ben, Şeyh Abdulhakim Arvasî’nin  kızkardeşinin oğlu Sadreddin, milletvekili Faruk ve iki arkadaş Necip  Fazıl’ı ziyarete gittik. Randevu için kim telefon açtıysa Üstad,  “meşgulüm” dedi ve ısrar edince de sövdü! Ben telefon açmayı bilmiyorum.  Dedim ki, telefonu açın ve ahizeyi elime verin. Açtılar, elime  verdiler. Onlar gibi “selamun aleykum, Üstad’ım müsaitseniz ziyaret  edeceğiz” demedim. “Müküs’ten beş kişi sizi ziyaret etmek istiyoruz”  dedim. Müküs, Abdulhakim Arvasî’nin doğduğu köyün adı. Şu anki Tavaş...  Müküs deyince, “başımın üzerinde yeriniz var” dedi. Gittiğimizde Üstad  bahçe kapısındaydı. Öndeki arkadaşa bakmadı. Ben onun arkasındaydım,  bana da bakmadı. Benim arkamda milletvekili Faruk vardı, ona da bakmadı.  Sadreddin onun arkasındaydı, Sadreddin’e gitti ve sarılıp öpmeye  başladı. Bizleri evine götürdü. Bizlere iltifat etmiyor, Sadreddin’e  devamlı sigara sarıp veriyor, öpüyor. Necip Fazıl dışarı çıktığı bir  zamanda ben, “Sadreddin Şeyh Abdulhakim Arvasî’yi görmedi, Necip  Fazıl’ın bu hareketi garib” dedim. Faruk, “Hayır, öyle değildir. Şeyh  Abdulhakim Irak’a sefer ettiği vakitte Sadreddin üç günlüktü. Şeyh  Abdulhakim buraları öpmüştür. Necip Fazıl aşıktır, aşıklar kınanmaz.  Aşkı doğrudur.” dedi. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="margin: 0cm 0cm 10pt; font-family: georgia;font-family:arial;" class="MsoNormal"&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;- “Necip Fazıl fikirde önderdir” sözü size mi ait?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;&lt;p  style="margin: 0cm 0cm 10pt; font-family: georgia;font-family:arial;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;color:#000000;"&gt;- Fikirde üstad’dır! Fikirde bize örnektir.''&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family: georgia;font-family:arial;" &gt;                                                              *  *  *&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;font-family:arial;" &gt;''&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: georgia;font-family:Calibri;font-size:100%;color:#000000;"   &gt;....Sevgiyi inkâr eden kâfir olur. &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin: 0cm 0cm 10pt; font-family: georgia;font-family:arial;" class="MsoNormal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;- Sevgi derken kastınız?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;&lt;p  style="margin: 0cm 0cm 10pt; font-family: georgia;font-family:arial;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;color:#000000;"&gt;-&lt;span&gt;  &lt;/span&gt;Allah’ı,  Peygamber’i, Ehl-i Beyt’i, Peygamber’in arkasından giden ulemayı ve  evliyayı sevmeyi inkâr ederse... Rabıta, sevmenin semeresidir. Neyi  seviyorsam onu düşünüyorum. İnsan ister istemez bir şeyi sever. Kalbi,  sevdiğiyle bağlanmış oluyor; rabt oluyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="margin: 0cm 0cm 10pt; font-family: georgia;font-family:arial;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Size  tavsiyem, zikr-i hafi’ye yerine şirk-i hafiye’den kaçın. Rabıta niçin?  Rabıta, başkası dimağa gelmemesi için; şu şöyle etti, bu böyle etti  dememek için. Yoksa rabıtada Allah’tan başkasını düşünmek de şirk olur.  Rabıta, oyuncaktır; çocuğun eline oyunca bebek verilir, bebeği canlı  zanneder. Gerçeği bulunca da oyuncak bebeğe iltifat etmez.&lt;span&gt; ''&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="margin: 0cm 0cm 10pt; font-family: georgia;font-family:arial;" class="MsoNormal"&gt;                                                             *  *   *&lt;/p&gt;&lt;p  style="margin: 0cm 0cm 10pt; font-family: georgia;font-family:arial;" class="MsoNormal"&gt;''&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;-  Tasavvuf ehli bir psikiyatr doktora, tasavvuf ehli birisini götürdüm.  Doktor, “Sen tarikat ehli misin?” diye sordu. O da “evet” dedi. Doktor,  “Sen tarikat ehliysen niye hasta oldun, demek ki tarikata doğru  inanmıyorsun.” dedi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0cm 0cm 10pt; font-family: georgia;font-family:arial;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;color:#000000;"&gt;- Doğru söylemiş. Tarikata inanan, cine inanır, periye inanır ve bunlardan korkmaz. Korkmayınca, üzülmeyince...''&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="margin: 0cm 0cm 10pt; font-family:georgia;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;color:#000000;"&gt;                                                              *  *  *&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="margin: 0cm 0cm 10pt; font-family: georgia;font-family:verdana;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;color:#000000;"&gt;''&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;- Cahil bir insan şeytanı çağırsa, zarar görmez mi?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;&lt;p face="arial" style="margin: 0cm 0cm 10pt; font-family: georgia;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;-  Zarar görmeyebilir. Şeytanın gagası var, bu hadis-i şeriftir. Mü’mine  önden gelemez. Önden gelirse ya kaçar, ya yanar. Arkadan önce akciğeri  dinler; nefes içerisinde zikir var mı yok mu. Nefes, “Hu, hu” diyor mu,  yoksa gaflette mi. Eğer orada yok ise karına bakar. Orda da ses yok ise  buruna gelir. Nefesi dinler. Latifelerde var ise onu yakar. Eğer orada  da yok ise, o zaman içine girer, Allah korusun kalbin içine girerse tüm  sistemi eline alır, şoförlük yapar.&lt;span&gt;   &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p face="arial" style="margin: 0cm 0cm 10pt; font-family: georgia;" class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt;&lt;strong  style="font-family: georgia;font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;- Latifeleri mi parlatmak lâzım?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family: georgia;font-family:arial;" &gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: georgia;font-family:Calibri;font-size:100%;color:#000000;"   &gt;- Herkes yapamaz. Sûfî, nefesini boş bırakmamalıdır...''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                      *  *  *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''&lt;/span&gt;&lt;strong  style="font-family: georgia;font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;- Tele deccal?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;p  style="margin: 0cm 0cm 10pt; font-family: georgia;font-family:verdana;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;color:#000000;"&gt;- Televizyon!''&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="margin: 0cm 0cm 10pt; font-family: georgia;font-family:verdana;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;color:#000000;"&gt;                                                           &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0cm 0cm 10pt; font-family: georgia;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;Furkan Dergisi, Ağustos 2009          Söyleşinin&lt;a href="http://www.furkandergisi.com/index.php/tr/roportajlar/942/942"&gt; tamamı burada&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="display: block;" id="formatbar_Buttons"&gt;&lt;span class="" style="display: block;" id="formatbar_CreateLink" title="Bağlantı" onmouseover="ButtonHoverOn(this);" onmouseout="ButtonHoverOff(this);" onmouseup="" onmousedown="CheckFormatting(event);FormatbarButton('richeditorframe', this, 8);ButtonMouseDown(this);"&gt;&lt;img src="img/blank.gif" alt="Bağlantı" class="gl_link" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family: georgia;font-family:Calibri;font-size:100%;color:#000000;"   &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-4655500592157678081?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/4655500592157678081'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/4655500592157678081'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/allame-seyh-ismail-cetin-efendi-ksden.html' title='Allame Şeyh İsmail Çetin Efendi (ks)&apos;den..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-5721654174886485260</id><published>2011-05-14T17:32:00.003+02:00</published><updated>2011-05-19T18:18:59.580+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='satır araları'/><title type='text'>Hayatın iniş ve çıkışlarına direnebilme sanatı</title><content type='html'>''&lt;span class="mnb"&gt;Malum: Kaplumbağa kabuğunun içinde güvendedir, ancak  bir yerlere gidebilmek için başını kabuğundan dışarı çıkarmak  zorundadır, bu ise risktir; risk almadığı taktirde hiçbir yere  gidemeyeceğini kaplumbağa çok iyi bilir ve hedefe ulaşmak için  gerektiğinde risk alır.&lt;br /&gt;“Yapamam-başaramam” demeyin, &lt;span style="font-family: georgia;"&gt;yapanlar&lt;/span&gt; nasıl yaptı, başaranlar nasıl başardı?''&lt;a href="http://www.habervaktim.com/yazar/37908/hayatin_inis_ve_cikislarina_direnebilme_sanati.html"&gt; &lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.habervaktim.com/yazar/37908/hayatin_inis_ve_cikislarina_direnebilme_sanati.html"&gt;&lt;span class="mtnp"&gt;&lt;strong&gt;Yavuz Bahadıroğlu&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-5721654174886485260?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/5721654174886485260'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/5721654174886485260'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/hayatn-inis-ve-ckslarna-direnebilme.html' title='Hayatın iniş ve çıkışlarına direnebilme sanatı'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-817041913163205738</id><published>2011-05-14T10:20:00.003+02:00</published><updated>2011-05-14T10:26:33.580+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Seçim, toplumsal mutabakat ve dinin yaşanması</title><content type='html'>Bugünkü &lt;a style="font-weight: bold;" href="http://www.milligazete.com.tr/makale/secim-toplumsal-mutabakat-ve-dinin-yasanmasi-201870.htm"&gt;yazısında&lt;/a&gt; Muhterem Ebubekir hoca, yaklaşan seçimlerde oy kullanacak Müslümanları bundan men eden ufuksuz kimi insanlara ve onlardan etkileneceklere seslenmiş:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Bir noktaya daha değinelim:&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Milletimizin aslî değerleriyle buluşması bir  süreçtir ve bu zorlu süreçte dirayet, hassasiyet ve gayret noktasında  herkes elinden geleni yapmakla mükelleftir. Mevcut durumu ve arızaları  onaylamamak adına bu "öze dönüş" sürecine duyarsız kalmak, hatta bu  sürece katılım gösterenleri "şirk"le itham etmek bir müslümandan sadır  olmaması gereken temel bir arızadır. Mevcut yapının arızalarını, hatta  bu yapı içinde İslamî hassasiyet taşıyan unsurlardaki kimi eksiklik ve  zaafları köpürterek böyle cepheden tavır almak onaylanabilecek bir  davranış değildir. Bireysel yaşantılarında "düzen"in birtakım  gereklerine riayet etmekte bir sakınca görmeyenlerin, milletin kurtuluşu  söz konusu olduğunda "gayret-i diniye kabarması" pozuna girmesi sadece  bir "samimiyet problemi" değildir. "Düzen"in birtakım gereklerine riayet  ederken "mecburiyet" gerekçesinden hareket edenler, aynı gerekçenin  toplumsal planda niçin geçerli olmadığını vicdanlarında  sorgulamalıdırlar..&lt;/span&gt;.'' Dr. Ebubekir Sifil / Milli Gazete&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-817041913163205738?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/817041913163205738'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/817041913163205738'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/secim-toplumsal-mutabakat-ve-dinin.html' title='Seçim, toplumsal mutabakat ve dinin yaşanması'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-5251966199248568170</id><published>2011-05-12T19:49:00.000+02:00</published><updated>2011-05-13T22:28:14.310+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Mel Gibson da Müslüman olmuş</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-E_9RGGIAE14/Tcwn-6UtKCI/AAAAAAAAAgA/6CAsIE4iiXg/s1600/725227366.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 197px; height: 200px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-E_9RGGIAE14/Tcwn-6UtKCI/AAAAAAAAAgA/6CAsIE4iiXg/s200/725227366.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5605899597930899490" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="haberbasligi"&gt;Mel Gibson'ın Müslüman olduğu &lt;a href="http://www.diyanethaberler.com/haber/mel-gibson-musluman-oldu-1893.html"&gt;Diyanet Haberler&lt;/a&gt; adlı sitede yazıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Bir film setinde uzaktan kulagina gelen&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; ezan sesinin etkisi &lt;/span&gt;ile Islam'i arastirmaya basladigini belirten Gibson, Islam'in tevhidi evren anlayisinin kendisini etkiledigini belirtti. Daha sonra ogle namazi icin gazetecileri Beverly Hills Musluman Merkezi Camii'ne davet eden Gibson, kamet getirirken poz verdi.'' şeklinde haber sona eriyor..&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;Hergün sayısız insan Müslümanlıkla şerefleniyor. Ünlü olunca ister-istemez ilgi çekiyor ve sevinç katlanıyor. Zira o ünlüye ''hayran'' olanlar da etkilenip güzel dinimize ilgi duyuyor yada düşmansa bundan vazgeçiyor.. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ezan-ı Muhammed sallahü aleyhi vesellem, öyle bir muştu ki; öylesine esrarlı bir sınav ki, kimini işte böyle Müslüman eder, kimilerini de saygısızlıklarından dolayı mülhid eder, zındık eder..&lt;br /&gt;Yani kafir..!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efendimiz sallahü aleyhi vesellem önderimizin ezan okunurken kendilerine bir soru sorulduğunda ezan bitene kadar konuşmadığı ve soruya cevap vermediği nakledilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cübbeli Ahmed hoca ''Ezan Risalesi''nde konuyla ilgili güzel detaylara girmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık aşinalık kesbettiği için, İslam diyarlarında ezan okunduğu zaman icabet edenler çok azaldığı gibi, hürmetle dinleyenler de maalesef yok denecek kadar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ezan duası gibi okuyanı şefaate ulaştıracak, ezan gibi insanı ya mü'min ya da kafir yapacak İslam şiarını/sınavını son derece dikkate almak va almayanları uyarmak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte Mel Gibson örneği..Bir zamanlar aya ilk ayak basan &lt;/span&gt;Neil Alden Armstrong'da ayda ezan sesini duyduğunu söyleyerek Müslüman olmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar bildiğimiz olumlu örneklerden yalnızca ikisi..Ya olumsuz örneklerle kendisini Müslüman sanan mülhidler !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ezan insanı felaha çağırır. &lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;''Felâh ve türevleri, Kur'an'da kırk yerde geçer. Felâhın zıddı olan hüsran ve türevleri ise 65 yerde tekrar edilir.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;''Gerçekten mü'minler felâha (kurtuluşa) ermiştir; Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler; Onlar ki, boş ve faydasız şeylerden yüz çevirirler..''&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt; diye devam eden ayet-i kerime hükmünce hiç değilse ezan çağrısı başlayınca ''boş ve faydasız işler''e noktalı virgül bile koyamayacak kadar gaflette olmamak lazımdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ezan okunurken, TV dizilerine vesair programlara; kahvehane denilen mekanlarda (kumar-içki gibi) taş dizmeye ara veremeyenlerden..örnekler maalesef çok. Allah azzenin davetine dikkat kesilmek, hürmetli bir tavra bürünmeyi Mevla cümlemize nasip eylesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M.Gibson film setinde kulağına gelen ezan sesini, yüreğine çektiği için lutf-u ilahi ile müşerref oldu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-5251966199248568170?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/5251966199248568170'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/5251966199248568170'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/mel-gibson-da-musluman-olmus.html' title='Mel Gibson da Müslüman olmuş'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-E_9RGGIAE14/Tcwn-6UtKCI/AAAAAAAAAgA/6CAsIE4iiXg/s72-c/725227366.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-2987046228270031970</id><published>2011-05-11T10:59:00.006+02:00</published><updated>2011-05-14T17:43:53.029+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Ömrünüze bereket Yavuz Bahadıroğlu beyefendi..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-TGbND3SQeFg/TcqOBA98SMI/AAAAAAAAAfw/hJjZnKeKQsA/s1600/yb.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 164px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-TGbND3SQeFg/TcqOBA98SMI/AAAAAAAAAfw/hJjZnKeKQsA/s200/yb.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5605448834306820290" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Genelde kendisini Moral Fm'de ''Hayatın Yorumu''nda dinlemeye çalışırım.. ''Dostlar'' diyen hitabını da arada taklit ederek. Güzel insan. Allah azze ve celle'den kendisine iki cihan saadeti dilerim..&lt;br /&gt;Bugün yazdığı makalesinden bir kesiti burada paylaşıyorum..Yazının &lt;a href="http://www.habervaktim.com/yazar/37782/lokus_hayat.html"&gt;tamamı burada..&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;''&lt;/span&gt;&lt;span class="mnb"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çıplaklığı simgeleyen “mayo” ile örtünmeyi çağrıştıran “tesettür”ü uzlaştırıp “tesettür mayosu” bile icat ettik!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Zaten bir o eksik kalmıştı. İslâmî tatil köylerimiz, İslâmî beş yıldızlı  otellerimiz, denizlerimiz, havuzlarımız çoktan hazırdı. Kıbleye  yürümeye çalışırken yön değiştirip “modern havuz”larda meçhule doğru  kulaç atmaya başlamıştık.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Düğünlerimizi de buna göre yapıyoruz...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Bizim de şarkıcımız-türkücümüz, çengimiz-çalgımız eksik değil. Oynamayanı neredeyse “gerici” ilân ediyoruz! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; “Gerici” deyince aklıma “görücü” düştü. Eskiden aileler görüşür, bir  karara vardıktan sonra gençler görüştürülür, ardından “görücü”  seremonisi başlardı. “Aklı bir karış havada” olmayan büyüklerin  nezaretinde gerçekleşen evlilikler ölümüne sürerdi. Şimdilerin taze  evlileri yıllık program bile yapamıyor: Çünkü evliliğin bir yıl sürüp  sürmeyeceği bile meçhul. Adına da “Aşk evliliği” diyorlar...''&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;a href="mailto:bahadiroglu@moralfm.com"&gt;&lt;span style="font-size: 8pt; font-weight: 700;color:#cc0000;" &gt;bahadiroglu@moralfm.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-2987046228270031970?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/2987046228270031970'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/2987046228270031970'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/omrunuze-bereket-yavuz-bahadroglu.html' title='Ömrünüze bereket Yavuz Bahadıroğlu beyefendi..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-TGbND3SQeFg/TcqOBA98SMI/AAAAAAAAAfw/hJjZnKeKQsA/s72-c/yb.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-9072813732616220272</id><published>2011-05-09T03:08:00.005+02:00</published><updated>2011-05-09T23:30:21.001+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı'nın ''Yeni Bir Anlayışın Işığında Kurân Tefsiri'' Adlı Eseri Üzerine/ Taha Hakan Alp</title><content type='html'>&lt;span class="style1"  style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;                             &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Tefsir  yazmak Cenâb-ı Allah’ın murâdını açıklamak demektir. Bir bakıma Allah  adına konuşmak anlamına gelir ve son derece mesuliyetli bir iştir. Bu  sebeple eski âlimler diğer alanlarda genç yaşlarda eser yazdıkları  halde, eğer tefsir yazacaklarsa bunu ekseriya ömürlerinin sonlarına  bırakır, bütün ilimlerde ihata kesp ettikten sonra ancak Allah’ın  ayetlerini açıklama cesareti gösterirlerdi. Modern zamanlarda ne yazık  ki bu hassasiyet kalmamıştır. Artık İslamî düşünüş biçimini topluma  açmak isteyen hemen her ilim ve düşünce adamı ilk iş olarak açıklamalı  meal veya Kur’ân sözlüğü gibi Kur’ân-ı Kerim üzerine bir şeyler yazmayı  deniyor. Şahsî fikirlerini Allah’ın kelamı üzerinden deklare etmek halk  üzerinde daha etkili bir yoldur. Tabi meselenin ticarî boyutu da var.  Maalesef Türkiye’de “Kur’ân İslamı” söyleminin büyüsüne kapılan kesimin  meal talebi, yayınevleri için iştah kabartıcı boyutlardadır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Son  zamanlarda sık sık televizyon ekranlarında boy gösteren Prof. Dr.  Bayraktar Bayraklı’nın tefsiri de ilginç ve iddialı yorumlarıyla  toplumda hayli yankı uyandırdı. Çevremizden birçok kimsenin Bayraklı’nın  tefsiri hakkındaki sorularına muhatap olduk. Allah’ın kelamını en doğru  şekliyle anlama azminde olan müminin tefsir ve diğer dinî kitaplar  hakkında ihtiyatlı olması son derece isabetli bir tutumdur. Tabi bu  durum bize de önemli sorumluluklar yüklüyor. Bir eseri gereği gibi  incelemeden hakkında olumlu ya da olumsuz bir fikir beyanında bulunmak  doğru olmayacağından Bayraklı’nın tefsirinin bir nüshasını temin ederek  eseri incelemeye başladık. Bir grup arkadaş bir yandan tefsiri  inceliyor, bir yandan da göze çarpan sorunlu hususları not alıyorduk.  İnceledikçe Bayraktar beyin lüzumsuz ve mesnetsiz yorumlarından  bezginlik geldi. Sonuçta, bir kelime üzerine fındık kabuğunu doldurmayan  ve çoğu tutarsız, yığınla laf u güzafla boşa vakit harcamak yerine,  modern dönem tefsir yazarları için adeta karın ağrısı haline gelmiş bazı  konuları esas alarak tefsiri değerlendirmeyi daha doğru bulduk. Bunun  üzerine yazarın, münhasıran &lt;em&gt;nesh&lt;/em&gt;, &lt;em&gt;recm&lt;/em&gt;, &lt;em&gt;mucize&lt;/em&gt; ve &lt;em&gt;nüzul-i İsa &lt;/em&gt;gibi  konuların irtibatlı olduğu ayetler hakkındaki görüş ve yorumlarına  yoğunlaşmaya karar verdik. Bu makale, Bayraklı'nın bu ve benzeri  spesifik konulardaki yaklaşımlarını incelerken aldığımız notlardan bir  bölümünü kamuoyuyla paylaşmak düşüncesiyle kaleme alındı. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;“Yeni Bir Anlayışın Işığında Kurân Tefsiri” gerçek anlamıyla bir tefsir midir?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Hem  bu soruya verilecek cevaba bir giriş olarak hem de Bayraktar  Bayraklı’nın tefsiriyle ilgili tahlillerimizin zemin ve çerçevesi  hakkında okuyucuya ön bilgi olarak tefsir kelimesinin kavramsal  yapısıyla ilgili kısa bir açıklama yapmamız yerinde olur. Kaynaklarda &lt;em&gt;tefsir&lt;/em&gt;  kavramıyla ilgili zikredilen tariflerin genelinden anlaşıldığına göre  bu kelime, ayetlerin, literal verilere dayalı olarak zahir anlamlarının  açıklanması ve bu yolla murâd-ı ilâhînin tespitine çalışılması anlamına  gelir&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://www.darulhikme.org.tr/makale/tha09.htm#_ftn1#_ftn1"&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="line-height: 115%; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;[1]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;.  Murâd-ı ilâhîyi tespit amacına matuf olması bakımından tefsir, ancak  Peygamberimiz, Sahâbe ve Tabiîn müfessirlerinden nakledilen verilerden  hareketle yapılır. Bu bakımdan ayetleri tefsir ederken elde ayet, hadis,  sahabe veya tabiin görüşü gibi literal veriler bulunması zorunludur.  Bunun yanında kelimelerin zahir ve muhtemel anlam çerçevesini aşmamak  için Arap dilinin teârufunu/yaygın kullanımını dikkate almak gerekir. Şu  halde muteber delile dayanmayan veya Arap dilinin teârufunu zorlayan  ayet yorumları tefsir olarak değerlendirilemez. Bu tür yorumlar,  sahibinin, murâd-ı ilâhîyi keşfetmekten çok Kur’ân’a bir şey söyletme  çabasını yansıtır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Şimdi  bu kavramsal arka plandan sonra Bayraktar beyin tefsirini  incelediğimizde onun tefsirinin kavramsal anlamıyla bir “tefsir”  olmadığını, belki Bayraktar beyin ayetler hakkındaki şahsî yorumları  olduğunu çok rahat söyleyebiliriz. Ayet tefsiri ile ayet yorumu arasında  önemli kavramsal bir fark olduğunu düşünüyoruz. Zira tefsir, belli usul  ve kaideler muvacehesinde hareket etmek kaydıyla, &lt;em&gt;menkûl&lt;/em&gt;/&lt;em&gt;me’sûr&lt;/em&gt;  verilere paralel olarak yapılır. Ve murâd-ı ilâhîyi tespit gayesine  matuf olduğundan ancak derin bir takva hissiyatı içinde gerçekleşir.  Bunun mukabili günümüzde yaygın olarak kullanılan “yorum” kelimesidir ve  belli bir yönteme bağlı ilmî izahlardan çok, sıradan ve sübjektif  açıklamaları da içine alacak geniş bir kaplama sahiptir. Tefsirde olduğu  gibi kendisini hem besleyen hem de kontrol eden tarihî arka planı da  yoktur. Bu bakımdan yorum adı altında kuru spekülasyonlarla ayetlerin  çarpıtılması vakıasına pek sık rastlanır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Bayraktar  beyin ayetlere getirdiği açıklamaları tefsirden çok birer yorum olarak  değerlendirmekle kendisine haksızlık ettiğimizi düşünenler için  söylüyoruz: Bayraktar bey, ayetleri açıklarken zaman zaman konuyla  ilgili başka ayetlerden yararlansa da, ne Resulullah Efendimizin  hadislerine ne Sahabe ve Tabiîn’in görüşlerine itibar etmediğinden &lt;em&gt;hadis&lt;/em&gt; ve &lt;em&gt;âsâr&lt;/em&gt;  birikiminden neredeyse hiç faydalanmadığını söylemek herhalde abartı  sayılmaz. Hatta faydalanmak şöyle dursun, ayetlere önemli açılımlar  getiren bazı sahih ve mütevatir hadisleri dahi, ayetten çıkarmak  istediği anlamla örtüşmediğinden uydurma olmakla itham etmiştir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Sözgelimi  yazar, Hz. İsa’nın göğe kaldırılmasıyla ilgili ayetleri açıklarken  nüzûl-i İsa konusunda vârid olan onlarca sahih hadisin bir çırpıda  uydurma olduğunu söyleyebilmiştir. (c. 4, s. 135-139) Bunu söylerken,  iddiasını desteklemek maksadıyla da olsa, mevcut hadislerin hiçbiri  üzerinde ne senet ne de metin kritiği yapma ihtiyacı hissetmemiş, adeta  dediğim dedik, çaldığım düdük mantığıyla sorumsuzca bir tavır  sergilemiştir. Böylece yazar, mezkûr ayetleri sahih hadislere göre  anlamak yerine, hadislere rağmen anlamaya kalkışmıştır. Örneklerini  çoğaltabileceğimiz bu lakayt tutum nedeniyledir ki, Bayraktar beyin  yaptığı işi bir tefsir olarak görmüyoruz. Bu kısa açıklamadan sonra  tefsirle ilgili değerlendirmemize geçebiliriz. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;“Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur’ân Tefsiri”ndeki sorunlar &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Bayraktar  beyin tefsirini incelerken karşılaştığımız ana sorunları metot, kaynak,  tasavvur ve dil sorunu olmak üzere dört başlıkta özetleyebiliriz. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;a) Metot sorunu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Tefsirde  göze batan ilk sorun metot sorunudur. Bayraklı, ayetleri neye göre  açıklamıştır, takip ettiği belli bir yöntem var mıdır, yoksa bütün  söyledikleri birer spekülasyon mudur, doğrusu yazar bu konuda okuyucuya  güven vermiyor. Yazarın önsözde takip ettiği metot hakkında verdiği  bilgiler gerçekçi değildir. Dört başı mamur bir Kur’ân tefsiri için  yeterli olmamakla birlikte yazar, bunların bile hakkını verememiş,  tefsirin ilerleyen bölümlerinde önsözü okuyup heyecanlanan okuyucuyu  hayal kırıklığına uğratmıştır. Sözgelimi yazar önsözde ayeti ayetle  açıklama metoduna bağlı kaldığını ifade etmesine rağmen (c. 1, s. 61) ön  kabullerine uymayan konularla ilgili ayetlerde bu metodu hiç  hatırlamamış, ayetleri bir bütün olarak anlamak yerine parçacı bir  yaklaşımı tercih etmiştir. Çoğunlukla ayetler arasında &lt;em&gt;âmm-hâs, mutlak-mukayyed, mücmel-müfesser, muhkem-müteşabih&lt;/em&gt; dengesini kuramadığından ayetlerdeki anlam örgüsünü çözememiştir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Bunu  bir örnekle somutlaştırmak için Bayraklı’nın Nisâ 7, 11, ve 32.  ayetlere getirdiği yorumları birlikte inceleyelim. Sırasıyla bu  ayetlerin mealleri şöyledir: &lt;em&gt;“Anne-baba ve en yakınların  bıraktıklarından erkeklere pay vardır. Kadınlara da anne-baba ve en  yakınların bıraktıklarının azından da çoğundan da farz kılınmış pay  vardır.”&lt;/em&gt; (Nisâ, 7), &lt;em&gt;“Allah sizlere, miras taksiminde çocuklarınız hakkında, erkeğe iki kadın payı verilmesini emrediyor.”&lt;/em&gt; (Nisâ, 11), &lt;em&gt;“Bir  de Allah'ın bazınıza diğerinden fazla verdiği şeyleri istemeyin.  Erkeklere kazandıklarından bir pay, kadınlara da kazandıklarından bir  pay vardır.”&lt;/em&gt; (Nisâ, 32) &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Görüldüğü  gibi birinci ayette sadece, erkeklerin ve kadınların mirastan mutlak  olarak pay sahibi oldukları bildirilmiş ve fakat bu pay açıklanmamıştır.  Şu halde bu ayet payların miktarı konusunda &lt;em&gt;mücmel&lt;/em&gt;dir. İkinci  ayet bu ayetin bıraktığı noktadan devam ederek erkekle kadının paylarını  açıklayıp bir yandan birinci ayetin mücmel tarafını tefsir ederken  diğer yandan meseleye son noktayı koymaktadır. Şu halde ikinci ayet  kadının payının erkeğin payının yarısı olduğunu bildirir. Son ayete  gelince Bayraktar beyin bu ayeti erkekle kadının miras paylarını  bildiren ayetler grubuna dahil etmesi pek sağlıklı görünmemektedir. Öyle  görünüyor ki, yazar bu ayeti, birinci ayetten çıkarmak istediği “eşit  miras” anlayışına yakın bulduğu için anılan kategoriye sokmak  istemiştir. Zira sahabe ve tabiînden nakledilen tefsirler ekseriyetle bu  ayette geçen payların fazilet ve sevap gibi uhrevî boyutu olduğunu  gösteriyor. Kaldı ki mezkûr ayeti mirasla alakalı gören azınlık selef  müfessirleri de anılan payları yazarın anladığı gibi anlamamışlardır. Bu  ayette kadına nispet edilen payı, Nisâ 11. ayette bildirildiği üzere  erkeğin payının yarısı olacak şekilde tefsir etmişlerdir&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://www.darulhikme.org.tr/makale/tha09.htm#_ftn2#_ftn2"&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="line-height: 115%; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;[2]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Bayraklı’nın  yorumlarına bakılacak olursa o, anılan ayetleri miras paylaşımına  farklı düzenlemeler getiren birbirinden bağımsız ayetler olarak  görmüştür. Ona göre, birinci ve üçüncü ayetler erkekle kadınının  paylarının eşit olduğunu, ikinci ayet erkeğin payının kadının payından  iki kat fazla olduğunu göstermektedir. Bayraklı’ya göre, erkeğin çalışıp  kazanması mevzubahis olduğunda ikinci ayet esas alınmalı ve erkeğe  kadının iki katı pay verilmelidir. Kadının da erkek gibi çalışıp  kazanması söz konusu olduğunda ise birinci ve üçüncü ayetler esas  alınarak kadına da erkeğin payına eşit pay verilmelidir. (c. 5, s. 53,  54) &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Hakikat  şu ki, Bayraklı, hadis ve âsâr birikimden şükran duygularıyla  faydalanıp makul izahlarda bulunmak yerine “orijinal düşünceler” uğruna  ayetleri çarpıtmıştır. Bir defa birinci ayette kadınla erkeğin  paylarının eşit paylar olduğuna dair hiçbir beyan yoktur. Konunun  başında da belirttiğimiz gibi, birinci ayet herhangi bir miktar  belirlemesi yapmadan sadece kadınların miras payına sahip olduğunu  göstermektedir. Asıl payların açıklaması ikinci ayete bırakılmıştır.  Burada Bayraktar Bey, büyük ihtimalle ayette geçen “nasîbün” kelimesinin  Türkçe meallerdeki karşılığı olan “bir pay” ifadesini çarpıtarak erkeğe  de kadına da birer pay verildiği sonucunu çıkarmıştır. Oysa burada  geçen “bir”in, “iki”nin yarısı anlamında rakamsal bir çağrışımı  bulunmamaktadır. Buradaki bir, şairin "kalbim bir çiçektir, gündüzler  ölgün" dediği gibi, Türkçe’de belirsizlik ifadesi olarak sıkça  kullanılan “bir” kelimesidir&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://www.darulhikme.org.tr/makale/tha09.htm#_ftn3#_ftn3"&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="line-height: 115%; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;[3]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Bunun  yanında yazar neshi inkâr eden biri olarak müteârız ayetler karşısında  da epey bocalamıştır. Bu gibi yerlerde yazar, murâd-ı ilâhîyi tespitten  çok ayetleri kendi düşüncesiyle örtüştürmenin kaygısıyla hareket  etmiştir. Bu konuya bir misal olması için yazarın, kocası ölen kadının  iddetini bildiren şu iki ayetle alakalı yorumlarına bakalım. Söz konusu  ayetler mealleriyle şöyledir: &lt;em&gt;“İçinizden hanımlarını geride  bırakarak vefat edecek olanlar, eşleri için senesine kadar evlerinden  çıkarılmaksızın kendilerine yetecek bir malı vasiyet ederler.”&lt;/em&gt; (Bakara, 240), &lt;em&gt;“İçinizden vefat edip de geride eşler bırakan kimselerin hanımları, kendi başlarına dört ay on gün beklerler.” &lt;/em&gt;(Bakara, 234) &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Görüldüğü  gibi birinci ayette kocası ölen kadının iddeti bir sene olarak  bildirildiği halde bu süre ikinci ayette dört ay on gün olarak ifade  edilmiştir. Müfessirler ikinci ayetin birinci ayeti nesh ettiğini kabul  etmiş ve kocaları ölen ve hamile olmayan kadınların iddetinin dört ay on  gün olduğunu bildirmişlerdir. Bayraklı neshi inkâr eden biri olarak,  çelişkiye düşmek pahasına da olsa, bu ayetlerin her birini ayrı ayrı ele  almıştır. Kendi ifadeleriyle Bayraklı’nın ayetlerden çıkardığı sonuç  şöyledir: “Görüldüğü gibi Kur'an, kocası ölen kadına iki tercih hakkı  tanımaktadır: İsterse dört ay on gün sonra, gebe ise doğum yaptıktan  sonra yeniden evle­nir; isterse de ölen kocasının vasiyeti ile bir yıl  daha kocasının evinde kaldıktan sonra evlenebilir.” (c. 3, s. 179-180)  Bir defa ayetlerden, ucu açık ve kimin neye göre hareket edeceği tam  olarak belli olmayan sonuçlar çıkarmak tefsir yazmanın amacına  aykırıdır. Ayrıca yazar burada birbirlerine aykırı hükümler ihtiva eden  söz konusu iki ayeti, sırf neshi iltizam etmemek için böyle muğlâk  beyanlarla geçiştirmek zorunda kalmıştır. Bayraklı, kocası ölen kadına  iki tercih hakkı tanındığını ilgili ayetlerin neredesinden çıkarıyor,  anlamış değiliz. Söz konusu iki ayet de belli hükümler getiren normatif  bir üslubu haizdir. Bu gibi ayetlerde geçen &lt;em&gt;ihbar&lt;/em&gt; cümlelerinin &lt;em&gt;inşaî&lt;/em&gt;  karakter arz ettiği hususu teşrî dilini bilenlere gizli değildir. Bunun  dışında Bayraklı’nın yorumunun tekabül ettiği bir pratik gerçeklik de  söz konusu değildir. Hangi kadın dört ay on gün ile bir yıl iddet  beklemek arasında tercih hakkına sahip kılınsa bir yıl beklemeyi tercih  eder?!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Metot  sorunuyla alakalı olarak Bayraklı’nın kelimeleri anlamlandırırken  dikkatimizi çeken ilginç semantik anlayışına da temas etmemiz gerekir.  Bayraklı, gerek sözlükte gerekse Kur’ân’da bir kelime şöyle ya da böyle  hangi anlamlarda kullanılmışsa bunların hepsini aynı kelimeye uygulamaya  kalkarak ciddi anlam kargaşasına yol açmaktadır. Bu yaklaşım kendi  ifadesiyle “orijinal şeyler üretmek” olarak görülse de, hakikatte Kur’ân  kelimelerine yapılan bir işkencedir. Sözgelimi içinde “talak” lafzı  geçen bir ayeti tefsir ederken bu kelimenin Kur’ân’da boşamak, öne  atılmak, yola koyulmak, gitmek veya kekeleşmek manalarında  kullanıldığını söyleyen Bayraklı, bakın bütün bu manaları boşama ayetine  nasıl uygulamaktadır: “Bütün bu manaları “talak/boşama” konusuna  bağlayarak şöyle izah edebiliriz: Eşlerden biri, özellikle erkek 'öne  atılarak' nikah bağını çözmeye çalışmakta ve bu uğurda yapılacakları  yapmak için 'yola çıkmakta' ve böylece 'aile bağını' hukuka  'dolamaktadır'. 'Dilin dolaşması' gibi karı-koca arasındaki iletişimin  de dolaşması, yani kopması söz konusu olduğu için boşama yoluna  gidilmektedir. Dili kekemeleşen Hz. Musa'nın göğsünün daralması gibi,  karı-koca arasında da iletişimin bozulması, göğüslerinin daralmasına  sebep olmakta ve buna bir çıkış yolu bulmaya çalışmaktadırlar. Onun için  yapılacak bu işe talak adı verilmiştir. (c.3, s.141) &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;T-l-k  kökünden gelen bütün kelimeleri toplayıp üzerine boca ettiği talak  kavramına kimsenin aklına gelmeyecek bir imge yüklemeye çalışan  Bayraklı’ya birinin kırdığı çanakları söylemesi gerekiyor. Kendilerine  “t-l-k” kökünün kekeleşme anlamında kullanıldığına dair delil olarak  getirdiği ‘la yentaliku lisâni’ (Şuarâ, 13) ayetinde yer alan  ‘yentaliku’ kelimesini yanlış anladığını hatırlatmak isteriz. Bu kelime  “kekeleşme” değil aksine fasih ve güzel konuşmak anlamına gelir. Ve Arap  dilinde fasih ve güzel konuşan kişi için talîku’l-lisan denir. Ayette  bu kelimenin Hz. Musa’nın kekeleşmesi için kullanılması, önüne eklenen  olumsuzluk edatı “lâ” sebebiyle olumsuz haliyle kullanılmış  olmasındandır. Yoksa kelimede kekeleşmek diye bir anlam asla söz konusu  değildir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;b) Kaynak sorunu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Bayraktar  beyin tefsirinin önemli bir eksikliği kaynak fakiri olmasıdır. Tefsirin  ne klasik ne de modern zengin bir bibliyografyası olmadığını her  okuyucu fark eder. Klasik kaynaklar içinde müellif ağırlıklı olarak  Beyzâvî, Nesefî, Hâzin ve Fahrurrazî’den yararlanmıştır. Yazarın  Fahrurrâzî'den istifadesi ağırlıklı olarak Mutezile'nin ayetlere  getirdiği aykırı yorumları tespit edip bunları, kendisine ait orijinal  birer yorum gibi sunmak içindir. Bilindiği gibi anılan tefsirler &lt;em&gt;rivayet&lt;/em&gt; tefsiri değildir. Ve özellikle son iki tefsir birer &lt;em&gt;kelamî&lt;/em&gt;  tefsirdir. Doğrudan ve yalın haliyle murâd-ı ilahîyi anlamaya yönelik  açıklamalardan çok, ayetlerle ilgili kelamî yorumları ihtiva eden  ihtisas kaynaklarıdır. Taberî ve İbn-i Kesîr gibi rivayet  tefsirlerinden; el-Ferrâ’nın Me‘âni’l-Kur’ân’ı ve Ebu Hayyan’ın  el-Bahru’l-Muhît’i gibi &lt;em&gt;lügavî&lt;/em&gt; tefsirlerden istiğna ile kayda  değer bir tefsir faaliyetinin gerçekleştirilemeyeceği açıktır. Ayrıca  yazarın ahkâm ayetleriyle alakalı olarak el-Cessâs, İbnü’l-Arabî ve  el-Kurtubî gibi fakihlerin &lt;em&gt;ahkâm&lt;/em&gt; tefsirlerinden faydalanmamış olması da bu ayetlerle ilgili açıklamalarının çok naîf olması sonucunu doğurmuştur. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Modern  kaynaklar konusunda da tefsirin ciddi kaynak kıtlığı sorunu vardır. Bu  bapta yazar genelde, Elmalılı, Süleyman Ateş ve Muhammed Esed’in meal ve  tefsirlerinden yararlanmıştır. “Yeni bir anlayışın ışığında Kurân  tefsiri” diye takdim edilen bu tefsirin yeni kaynaklar konusunda  fakirlik çekmesi müellifin bu çabasının arkasında ilmî gayelerden öte  medyatik ve sansasyonel amaçların yattığının bir göstergesi olarak da  okunabilir. Aslında Bayraklı’nın önsözdeki şu ifadelerini hatırlayınca  kaynak kıtlığı konusundaki mazuriyetini teslim etmek gerekiyor:  “Söylenmişi tekrarlamamak ve bu zamana kadar yapılanları taklit etmemek  suretiyle orijinal yorumlar yapma gayretinde olduk. Çünkü orijinal  şeyler üretmek, Kur'an tefsirinde bizim sevdamız ve tutkumuzdur.” (c. 1,  s. 63) "Orijinal şeyler üretme sevdası"nda olan bir yazarın kaynakla ne  işi olur ki?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Bayraktar  Bayraklı’nın önemli bir kaynak sorunu olarak onun hadis ve âsâr’dan  faydalanmaması da tefsir adına büyük bir talihsizliktir. Bayraklı  ayetleri tefsir ederken ne Peygamber Efendimiz’den nakledilen  hadislerden ne de Sahabe veya Tabiîn’den nakledilen âsar’dan  faydalanmıştır. Bu bakımdan tefsirin rivayet boyutu oldukça zayıftır.  Ayrıca yazar, Kur’ân’ın nüzul dönemi itibarıyla kelimelerin lügavî ve  örfî manalarını tespit için erken dönem lügat ve edebiyat kaynaklarından  yararlanmış da değildir. Bu yönüyle yazarın ayetlere getirdiği  açıklamaların Arap dilinin doğasına yabancı kaldığına çok defa şahit  olmuşuzdur. Mesela Hz. Meryem’e Hz. İsa’nın ruhunun üflenmesiyle ilgili  ayetlerden birinde Hz. Meryem’e işaret eden zamir müzekker/eril  kalıbında, diğerinde ise müennes/dişil kalıbında gelmiştir&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://www.darulhikme.org.tr/makale/tha09.htm#_ftn4#_ftn4"&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="line-height: 115%; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;[4]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;.  Arap dilinde zamirler çok yönlü kullanılmakla esneklik arz eder. Zaman  zaman kelimenin farklı boyutları göz önünde bulundurularak müzekker  kelimelere müennes zamir, müennes kelimelere de müzekker zamir  gönderilmesi bu dilde garip karşılanan bir durum değildir. Nitekim  anılan vakıayı anlatan ayetlerin birinde müennes kalıbında olan zamir  Hz. Meryem’in bizzat kendisine, müzekker kalıbında olan zamir ise bir  kelime öncesinde geçen Hz. Meryem’in fercine/ceybine (gerdan) işaret  etmektedir&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://www.darulhikme.org.tr/makale/tha09.htm#_ftn5#_ftn5"&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="line-height: 115%; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;[5]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;.  Ferc kelimesi müzekker olduğu için ona râci zamir de müzekker olmuştur.  Bu mesele hemen her klasik Arapça öğrencisinin fark edebileceği kadar  basit bir meseledir. Ne var ki Bayraktar bey bu nükteyi kavrayamamış;  tarihî bir keşfin arifesindeki mûcid heyecanıyla buradan akıllara ziyan  bir çıkarımda bulunmuştur. Bayraktar beye göre Hz. Meryem, bitkilerden  fındık ve cevizde, hayvanlardan solucanlarda olduğu gibi hem erkeklik  hem de dişilik mekanizmasına sahip garip bir yaratıktır. Ona göre Hz.  Meryem’e işaret eden zamirlerden müzekker olanı onun erkek kişiliğini,  müennes olanı da onun kadın kişiliğini ortaya koymaktadır. Böylece Hz.  Meryem Hz. İsa’nın hem annesi hem de babası olmuştur. (c. 12, s.  514-515) &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Aslında  bu ve benzeri ayetlerde Bayraklı’nın mucizelere yaklaşımını da görmek  mümkündür. Hz. İsa’nın anne rahmine düşmesi başlı başına bir mucizedir.  Bayraklı bu gibi mucizeleri olağan hallere indirgemek için hemen her  yolu dener; modern bilimde kıyısından köşesinden konuyu  ilişkilendirebileceği en ufak bir teoriye bel bağlar, mucizeyi olağan  fizikî sürece indirger. Görünüşte Bayraktar Bayraklı mucizeleri inkâr  etmiş olmuyor ama mucizeyi olağanlaştırmakla içini boşaltmış oluyor. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Bayraklı’nın mucizelere bir mümin saflığında bakmadığı hususunu teyiden onun mucizelerle ilgili ayetleri &lt;em&gt;müteşabih&lt;/em&gt;  kabul ettiği yönündeki görüşüne temas etmeliyiz. Bayraklı’nın bu  konudaki görüşlerini bizzat kendi ifadelerinden okuyalım:  “Peygamberlerin mucizelerini anlatan ayetler, yapı itibariyle müteşabih  de­ğillerdir, ama konu itibariyle müteşabih alana girmektedirler.  (Kitaptan bir bilgisi olan kimse ise, "Gö­zünü açıp kapamadan ben onu  sana getiririm" dedi). [Neml/40] Ayetin manası müteşabih değildir, ama  Belkıs'ın tahtının göz açıp-kapayıncaya kadar uzun bir mekândan  getirilmesi mahiyet itibariyle müteşabihtir. Günümüzde ses ve resim  nakledilmektedir; istikbalde maddenin ışınlanma yoluyla nakli  gerçekleşirse, bu ayetin konusu müteşabihlikten çıkıp muhke­me dönüşür.”  (Bkz., c. 3, s. 491) Burada da Bayraklı’nın mucizelere mesafeli  yaklaştığını görmek mümkündür. Zira mucizeleri anlatan ayetlerin konusu  itibarıyla müteşabihattan kabul edilmesi, onların içeriğinin  bilinemeyeceği anlamına gelir. Bu ise mucizeleri olağanüstü haller  olarak tarif eden ve mucizelere bu haliyle kayıtsız-şartsız teslimiyeti  ilke edinen Ehl-i Sünnetin duruşuyla örtüşmemektedir. Ayrıca mucizeleri  anlatan ayetlerin bilimsel gelişmelere paralel olarak bir gün müteşabih  olmaktan çıkıp &lt;em&gt;muhkem&lt;/em&gt; hale geleceğini düşünmek, mucizelerin  doğrudan kabul edilemeyeceği, ancak bilimin referansıyla kabul edileceği  yönünde bir anlayışa da kapı aralamaktadır. Bayraklı’nın mucizeler  konusundaki bu temel yaklaşımı, onun ilgili ayetlere getirdiği izahlara  da yansımıştır. Nitekim Bayraklı’nın; Hz. İbrahim’i ateşin yakmaması  (Bkz., c. 12, s. 473-480), Hz. İsa’nın çamurdan yaptığı kuş timsalini  canlandırması gibi (Bkz., c. 4, s. 115; c. 6, s. 193) mucizelerle ilgili  açıklamalarında belirsiz ve kendi içinde sorunlu bir dil kullanması da,  onun mucizeler konusunda kafasının karışık olduğunu göstermektedir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;c) Tasavvur sorunu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Bayraktar  Bayraklı’nın tefsirini incelerken karşılaştığımız en önemli sorun, onun  ayetlere yaklaşırken bir türlü etkisinden kurtulamadığı modernist İslam  tasavvurudur. Seküler din telakkisinin İslam dünyasına sızmasından bu  yana, adeta bir virüs gibi İslamî bünyeyi içten içe tahrip eden  modernist İslam tasavvuru ne yazık ki Bayraktar Bayraklı’yı da derinden  sarsmıştır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Bayraktar  bey, özellikle Hz. İsa’nın nüzulü, recm ve nesh gibi konuları ele  alırken kullandığı argümanlarla bunu dışa vurmuştur. Sözgelimi onun recm  konusuyla alakalı şu açıklamaları üzerinde dikkatle düşünmek gerekir:  “…Netice olarak diyebiliriz ki, yarı beline kadar toprağa gömüp  taşlanarak öldürme tatbikatı, Yüce Allah'ın merhametine uygun değildir.  Bir insana ölüm cezası verilebilir ama uygulaması bu şekilde olamaz.”,  “Bu konuda kitaplarda yer alan, hükmü devam eden ama metni Kurân'da  olmayan uydurma bir metnin hükmü İslam için yüz karasıdır. Bu kitapların  elden geçirilip düzeltilmesi gerekiyor…”, “Genelde örnek olarak  anlatılan Mâiz olayı, bir daha gözden geçirilip sorgulanmalı, sahabeye  zina isnat etmenin doğruluğu araştırılmalıdır. Kurân ve İslam dini  bizden bunu istemekte ve bu leke ile İslam'ı bir yere götüremeyeceğimizi  öğütlemektedir.” (c. 13, s. 326-329) &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Bayraklı’nın &lt;em&gt;recm&lt;/em&gt;  cezasıyla ilgili fikirlerinin kritiği bir yana burada dikkat çekmek  istediğimiz husus, onun kullandığı argümanlarda kendini ele veren  tasavvur sorunudur. Mesela bu konuda yazarın kullandığı “Allah’ın  merhameti” söylemi, diğer modernistlerin kullandıkları “özgürlük” ve  “eşitlik” gibi modern konseptler, modernist İslamcıların zihin ve ruh  koordinatlarını teşkil ediyor. Modernist, dinî nasslara kayıtsız bir  zihin ve duru bir ruhla yaklaşıp Müslümanlığını nasslara göre  yapılandıramıyor. O, modern paradigmanın dayattığı, konjonktürel  söylemlere göre nassları tenkit süzgecinden geçirerek imanda seçici  davranıyor; modern algıyla örtüşen hükümleri alıp örtüşmeyenleri  reddederek bir bakıma nasslara rezerv koymuş oluyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Bayraklı’ya  şunu sormadan edemiyoruz. Allah’ın merhametinden ne anlıyorsunuz?  Allah’ın merhametinin, sınırları belirlenmiş, eşit bir tarifi var mıdır?  Eğer varsa böyle bir tarifi kim neye dayanarak yapmıştır? Bayraktar bey  neden aynı gerekçeyle, kâfir ve fasıkların cehennemde yanacağını da  reddetmiyor, doğrusu merak ediyoruz. Taşlanarak öldürülmek ilahî  merhamete ters düşüyorsa, alevlerin içinde eriyip kavrulmak nasıl izah  edilebilir. Cehennem ateşiyle cezalandıracağına inandığımız aynı  Allah’ın, taşlanarak öldürme cezasını meşru kılmış olabileceğini  kabullenmemenin makul bir izahı olabilir mi? Hz. Peygamber Efendimizin  recm cezasını uyguladığı hususunda inkârı kabil olmayan pek çok sahih  hadis vardır. Hal böyleyken recm cezasının ilahî merhamete sığmadığını  ileri sürmek, peygambere Allah’ı tanıtmaya kalkışmak gibi ölçüsüzce bir  işgüzarlık değil de nedir? &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Burada  recm cezasının dindeki yeri ve delilleri hakkında konuşacak değiliz ama  şu kadarına da değinmeden geçemiyoruz. Hz. Peygamberin recm cezasına  çarptırdığı kimse sadece Mâiz değildir. Bunun dışında sahih kaynaklarda  bu cezaya çarptırıldığı bildirilen iki Müslüman kadın daha vardır.  Ayrıca bu ceza iki Yahudiye de uygulanmıştır&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://www.darulhikme.org.tr/makale/tha09.htm#_ftn6#_ftn6"&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="line-height: 115%; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;[6]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;.  Mütevatir hadisleri konu edinen kitabında el-Kettânî recmle ilgili  hadislerin manen mütevatir olduğunu zikretmiş ve sadece Maiz’e uygulanan  recm cezasının on sekiz râvi tarafından nakledildiğini isimlerini  sayarak belgelemiştir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://www.darulhikme.org.tr/makale/tha09.htm#_ftn7#_ftn7"&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="line-height: 115%; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;[7]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt; Hz. Peygamberden sonra Raşit halifeler de bu cezayı uygulamış, meselenin üzerinde hassasiyetle durmuştur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://www.darulhikme.org.tr/makale/tha09.htm#_ftn8#_ftn8"&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="line-height: 115%; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;[8]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Bayraklı’nın  tasavvur sorunuyla alakalı olarak dinin yegâne kaynağının Kur’ân olduğu  şeklindeki modern saplantıya da kısaca değinmeden edemeyeceğiz.  Bayraklı’nın ön kabulleriyle örtüşmeyen bir çok konuda kullandığı  ifadeler, onun, hadisler de dahil Kur’ân dışında herhangi bir kaynağı  bağlayıcı kabul etmediğini göstermektedir. Hz. İsa’nın göğe  yükseltilmesiyle ilgili “Kültürümüzde Hz. İsa'nın ruh ve bedeniyle Allah  katına çıktığı inancı hakimdir. Bu inancın doğruluk derecesini -mihenk  taşı olan Kurân'a vurarak- tesbit etmeye çalışalım.” (c. 4, s. 135-139)  yönündeki ifadeleri, herhangi bir dinî esasın mutlaka açık seçik  Kur’ân’da belirtilmiş olması gerektiğini gösteriyor. Buna göre,  mütevatir veya meşhur hadislerde yer almış olsa bile, Kur’ân’da açık  seçik biçimde zikredilmeyen konular inanılması gereken dinî esaslardan  değildir. Hatta Bayraklı nüzul-i İsa da dahil bu gibi konulara hurafe  gözüyle bakmaktadır. (c. 4, s. 135-139) Özelde bu konu hakkında yazılan  eski-yeni eserler Bayraklı’nın kendini kaptırdığı bu saplantının ne  kadar mesnetsiz ve tutarsız olduğunu açık biçimde ortaya koymuştur.  Örneğin eş-Şevkânî’nin et-Tavdîh fî Tevâtüri mâ Câe fi’l-Muntazar  ve’d-Deccâl ve’l-Mesîh, el-Keşmîrî’nin et-Tasrîh bimâ Tevâtere fî  Nüzûli’l-Mesîh, Zâhid el-Kevserî’nin Nazratün Âbira isimli eserleri  bunların başlıcalarını teşkil eder. Bu eserlerde mesele en ufak bir  şüpheye mahal kalmayacak biçimde ele alındığı için ayrıca bu konu  üzerinde durmadan Bayraklı’nın dil sorununa geçelim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;d) Dil sorunu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Bayraklı’nın  tefsirinde okuyucuyu rahatsız eden bir diğer husus kullandığı dil ve  üslup sorunudur. Yazarın zaman zaman Allah’la ilgili sözler sarf ederken  kullandığı gayr-i ciddi dilin özellikle bir tefsire hiç de  yakışmadığını söylemeden edemeyeceğiz. Sözgelimi yazarın bir münasebetle  kullandığı şu cümleler aslında ne demek istediğimizi yeterince  açıklıyor: “Cenab-ı Hak, ayetin sonunda (Allah azizdir, hakimdir)  buyurarak, vermiş olduğu hükmün altına imzasını atmakta;…” (c. 3, s.  213) Bayraklı’nın tefsirde sıkça kullandığı bu profan dil, Kur’ân  dilinin bayağılaştırılması probleminin tipik bir örneği olarak  görülebilir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Bayraklı’nın  dil sorunu sadece benimsediği bayağı üslupla sınırlı bir sorun  değildir. Onun zaman zaman tefsir kitabının maksadını aşan  ıslahatçı-aktivist söylevleri de ayrıca tahlil edilmelidir. Yukarıda  recm cezasıyla ilgili beyanları çerçevesinde aktardığımız şu ifadeler,  selef-i salihîne hürmet duyguları besleyen duyarlı her Müslümanın  tüylerini ürpertiyor: “Bu konuda kitaplarda yer alan, hükmü devam eden  ama metni Kurân'da olmayan uydurma bir metnin hükmü İslam için yüz  karasıdır. Bu kitapların elden geçirilip düzeltilmesi gerekiyor…”  Bayraktar bey, müfessirliği bir tarafa bırakarak deruhte ettiği  ıslahatçı kişiliğiyle burada açıkça din mühendisliği yapmakta, Allah  adına Müslümanları hizaya getirmeye kalkışarak tarihe mal olmaya  çalışmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="line-height: 115%;"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;e) Sonuç &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Bayraklı’nın  “Yeni bir anlayışın ışığında Kur’ân tefsiri” adlı eseri, metodik bir  ciddiyet içinde kaleme alınmış ilmî bir eser değildir. Bu eserde ayetler  daha çok bir vâiz ya da ıslahatçı hüneriyle pratik amaçlar güdülerek  açıklanmaya çalışılmıştır. Tefsiri incelerken edindiğimiz intibaya göre  sanki eser, özellikle psikoloji ve eğitim planında ayetlerin  Bayraklı’nın zihninde yaptığı çağrışımların kaleme alınmasından vücuda  getirilmiştir. Şunu da belirtmeliyiz ki, bu çağrışımlar, çoğunlukla  ispatı da reddi de kabil olmayan sübjektif düşünceler olmakla birlikte  yer yer çok sakîl görünmektedir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Son  olarak Kur’ân’ın daha temel bir değerler sisteminin nezaretinde mütalaa  edildiği izlenimini veren eserin adı üzerinde de durmak gerekir. "Yeni  bir anlayışın ışığında Kur’ân’ı tefsir" etmek ne demektir? Kendisini nûr  olarak tanımlayan Kur’ân’ın üzerinde ne zamandan beri karanlık  oluşmuştur da bu karanlık bir başka şeyin ışığıyla giderilecektir?  Yazara göre ışığıyla Kur’ân’ın üzerindeki karanlıkları giderecek olan  yeni bir anlayış nedir? Kur’ân’ı bir başka şeyin ışığında tefsir etmek,  onu bir üst referansın gölgesi altına sokmak anlamına gelmez mi?  Tefsirin başından beri hadis ve icmâ ile sabit dinî esaslara karşı  Kur’ân merkezli din anlayışını savunan yazarın, Kur’ân’ı daha üst  değerler sistemine tabi kılmakla içine düştüğü bu yaman çelişkiye  getireceği bir izah var mıdır? Gerek tefsirin ismi gerekse yazarın  ayetlere yaklaşımından elde edilen bulguların önümüze koyduğu bu tür  sorular, kanaatimizce okuyucunun, Bayraklı’nın eseri karşısında daha  dikkatli ve seçici olması gerektiğini gösteriyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Son  olarak şunu da belirtmeliyiz. Bayraklı’nın tefsirindeki sorunlar sadece  burada örneklerini zikrettiklerimizle sınırlı değildir. Bunların  dışında Bayraklı’nın nesh, ehl-i kitabın imanı ve hırsızın elinin  kesilmesi gibi konularla ilgili görüşleri de, en az buraya aldığımız  örnekler kadar ciddi sorunlar arz etmektedir. Fakat biz makalenin  boyutlarını göz önünde bulundurarak burada eleştirimizi sadece  verdiğimiz örneklerle sınırlı tuttuk. Bu konularla ilgili  eleştirilerimizi daha geniş bir makalede eni konu incelemeyi  düşünüyoruz. ( &lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Dar'ul Hikme &lt;/span&gt;)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;span style="line-height: 115%;font-size:100%;" &gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;hr align="center" width="33%" size="1"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;/span&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm; line-height: normal;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://www.darulhikme.org.tr/makale/tha09.htm#_ftnref1#_ftnref1"&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;[1]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt; es-Suyûtî, el-İtkân fî ‘Ulûmi’l-Kur’ân, c. 2, s. 1189; Abdulaziz el-Buharî, Keşfü’l-Esrâr, c.1, s. 120.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm; line-height: normal;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://www.darulhikme.org.tr/makale/tha09.htm#_ftnref2#_ftnref2"&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;[2]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt; Tefsir-i Taberî, c.4, s. 69 &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm; line-height: normal;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://www.darulhikme.org.tr/makale/tha09.htm#_ftnref3#_ftnref3"&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;[3]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt; Örnekleriyle Türkçe sözlük, MEB Yayınları, c. 1, s. 339.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm; line-height: normal;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://www.darulhikme.org.tr/makale/tha09.htm#_ftnref4#_ftnref4"&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;[4]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;  Abdullah İbn-i Mesud’un kıraatinde her iki zamir de müennes olarak  gelmiştir. Bkz. ez-Zemahşerî, Tefsiru’l-Keşşâf, c. 4, s. 560. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm; line-height: normal;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://www.darulhikme.org.tr/makale/tha09.htm#_ftnref5#_ftnref5"&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;[5]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt; Tefsir-i Taberî, c. 14, s. 219.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm; line-height: normal;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://www.darulhikme.org.tr/makale/tha09.htm#_ftnref6#_ftnref6"&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;[6]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt; Sahîh-i Buhârî, hadis no, 6633, 6819; Sahîh-i Müslim, hadis no, 1697, 1699, 4451. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm; line-height: normal;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://www.darulhikme.org.tr/makale/tha09.htm#_ftnref7#_ftnref7"&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;[7]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt; el-Kettânî, Nazmu’l-Mütenâsir mine’l-Hadisi’l-Mütevatir, s. 173, 174.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div style="margin: 6pt 0cm; line-height: normal;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://www.darulhikme.org.tr/makale/tha09.htm#_ftnref8#_ftnref8"&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;[8]&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt; Ebubekir Abdurrazzak, Musannefü Abdurrazzak, hadis no, 6626, 10170, 13357, 13364.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-9072813732616220272?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/9072813732616220272'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/9072813732616220272'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/prof-dr-bayraktar-bayraklnn-yeni-bir.html' title='Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı&apos;nın &apos;&apos;Yeni Bir Anlayışın Işığında Kurân Tefsiri&apos;&apos; Adlı Eseri Üzerine/ Taha Hakan Alp'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-798122579164888834</id><published>2011-05-08T08:54:00.000+02:00</published><updated>2011-05-08T08:55:50.043+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Zaman akıp gidiyor / Nazlı Ilıcak</title><content type='html'>''Her sabah hesabınıza 86.400 dolar yatıran bir banka düşünün. Gün boyu,  istediğiniz kadar parayı harcamakta veya harcamamakta serbestsiniz.  Parayı dilediğiniz şekilde kullanabilirsiniz. Oyunun sadece tek bir  şartı var: &lt;b&gt;Harcamayı başaramadığınız meblağ, ertesi güne devretmez; akşam hesabınızdan geri çekilir.&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Bu paranın hiçbir bölümünü, ne sebeple olursa olsun,  saklayamazsınız. Bir önceki günün tutarının tamamını harcamış veya  hiçbir bölümünü harcamamış da olsanız, ertesi sabah hesabınızda yine  86.400 dolar bulacaksınız.'' &lt;a href="http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/ilicak/2011/05/08/zaman-akip-gidiyor"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;devamı burada&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-798122579164888834?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/798122579164888834'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/798122579164888834'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/zaman-akp-gidiyor-nazl-ilcak.html' title='Zaman akıp gidiyor / Nazlı Ilıcak'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-8550896934167752523</id><published>2011-05-06T11:10:00.006+02:00</published><updated>2011-05-07T09:45:34.004+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Geronimo</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;Amerika Arizona apaçisi..Geronimo..Kızılderililer adına vahşi beyazlarla savaşmış bir kahramanmış.&lt;br /&gt;ABD, Usame bin Ladin'e bu kod adını vermiş..!&lt;br /&gt;Demekki adamların gözünde Ladin bir kahraman !&lt;br /&gt;Bizimkiler olsa kendisine irtica ile bağlantılı bir isim verirlerdi.&lt;br /&gt;Öldü mü, ölmedi mi tartışmaları için diyeceğim şudur:&lt;br /&gt;Evet öldü hem de kaç kere..!&lt;br /&gt;2007'de böbrek yetmezliğinden&lt;br /&gt;2009'da yakalanıp dondurularak&lt;br /&gt;Ve 2011'de kurşunlanarak (pardon önce evi bombalanarak!)&lt;br /&gt;Yani defalarca öldürüldü!&lt;br /&gt;Kahramanlar, efsaneler ölür ölür dirilirler!&lt;br /&gt;Geronimolar ölmez!&lt;br /&gt;Sam'ın gözünde, düşmanı  Ladin, Geronimo gibi bir efsaneymiş, uğruna yıllarca milyar dolarlar döktükleri.&lt;br /&gt;Ve tabi Ladin gibi bir malzeme lazımdı kendilerine iki kuleye karşı iki Müslüman ülkeyi mahfetmek için.&lt;br /&gt;Ticari kuleler uçakla yerle bir olamazdı ve ogün yahudiler işe gelmemişti!&lt;br /&gt;Siyonizm düşmanı Ladin, yahudilere haber salmıştı işe gitmeyin bombalama yapacağım diye !!&lt;br /&gt;Amerikan yalanlarının sonu gelmez, en iyi uyuttukları kendi obez halkıdır.&lt;br /&gt;Sonuç olarak; &lt;a href="http://www.enfal.de/orta38.htm"&gt;selefi&lt;/a&gt; Ladin İslam düşmanlarına gereken fırsat ve malzemeyi verip hesap vermeye ''öteye'' gitti. Zamanla ilgili rakamların ne ehemmiyeti var, öldükten sonra..&lt;br /&gt;Geride güzel dinimiz İslam'ın şahs-ı manevisini rencide edecek ve İslam'ın terörle özdeş görünmesini sağlayacak farklı bir fotoğraf (İslamafobi) bıraktı.&lt;br /&gt;Masumların ölmesindeki rolü neydi meselesi ise ayrı bir konu.&lt;br /&gt;Afganistan'dan çıkmak isteyen ABD, ölümünü dünyaya duyurdu hepsi bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="hi5h"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="eetg"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="ho0s"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="zdei"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="jyd2"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="s1ja"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-8550896934167752523?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/8550896934167752523'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/8550896934167752523'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/geronimo.html' title='Geronimo'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-8655677755701254842</id><published>2011-05-05T16:35:00.000+02:00</published><updated>2011-05-05T16:35:49.857+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='notlarım'/><title type='text'>teslim olmak..</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;''&lt;strong&gt; Aklı ve zekâyı sat da hayranlığı satın al. Akıl ve zekâ  şüphedir. Hayranlık, bakış ve görüştür. Aklı Muhammed sallallahu aleyhi veselleme kurban et de  'Allah bana yeter'de.'' Hz.Mevlana kuddise sirruh&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-8655677755701254842?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/8655677755701254842'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/8655677755701254842'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/teslim-olmak.html' title='teslim olmak..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-6141152375535704014</id><published>2011-05-05T04:43:00.000+02:00</published><updated>2011-05-05T04:43:52.001+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='medyadan'/><title type='text'>Gün Gazze'nin sevinç günü / Milli Gazete</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;''El Fetih ile Hamas arasındaki bölünmeye son veren anlaşmanın  imzalanmasıyla, Hamas, 4 yılı aşkın sürenin sonunda, Batı Şeria'daki  Filistin devlet televizyonunun Gazze'den yayın yapmasına izin verdi.  Yayınla, ilk kez bir Hamas sözcüsü de Filistin televizyonuna konuk oldu.'' haberin devamı&lt;a href="http://www.milligazete.com.tr/haber/gun-gazze-nin-sevinc-gunu-200709.htm"&gt; burada&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-6141152375535704014?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6141152375535704014'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6141152375535704014'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/gun-gazzenin-sevinc-gunu-milli-gazete.html' title='Gün Gazze&apos;nin sevinç günü / Milli Gazete'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-1906135507761816519</id><published>2011-05-02T21:13:00.005+02:00</published><updated>2011-05-02T21:26:21.749+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir'/><title type='text'>içimden geldi..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-AHRkdjcGzIc/Tb8EWGvtDQI/AAAAAAAAAfg/IbUteVvRF8I/s1600/mevlana_14.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 200px; height: 197px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-AHRkdjcGzIc/Tb8EWGvtDQI/AAAAAAAAAfg/IbUteVvRF8I/s200/mevlana_14.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5602201239286516994" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Velinin nazarı ruha şifa,&lt;br /&gt;Evliyanın nefesi cana sefa&lt;br /&gt;Onları rüyada görmek ne güzel&lt;br /&gt;Pamuktan yumuşak ellerini öpmek ne nimet&lt;br /&gt;Onların menkibelerini okuyup sürur bulmalı&lt;br /&gt;İsimlerini tek tek sayıp ferahlamalı&lt;br /&gt;Kimin canda sıkıntısı varsa&lt;br /&gt;Hürmetle abdest alıp bunu yapsın&lt;br /&gt;Dediğim gibi olmazsa&lt;br /&gt;İşte ben kahrolayım&lt;br /&gt;Aşk güneşi, ancak nankörlerin gönlüne ziyandır&lt;br /&gt;Tasavvufa, mürşide müşrik diyen,&lt;br /&gt;Bedbaht bir nasipsizdir, acıyın!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-1906135507761816519?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1906135507761816519'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1906135507761816519'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/icimden-geldi.html' title='içimden geldi..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-AHRkdjcGzIc/Tb8EWGvtDQI/AAAAAAAAAfg/IbUteVvRF8I/s72-c/mevlana_14.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-1798174956873246934</id><published>2011-05-01T20:49:00.001+02:00</published><updated>2011-05-02T10:33:43.563+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='satır araları'/><title type='text'>Tatil kültürü</title><content type='html'>''Müslüman, İslam’ın ideal ölçülerde yaşanmasını engelleyen modern durumla  mücadele etmesi gerekirken, modernitenin gereklerini ve taleplerini  yerine getirmek suretiyle önce “zihniyet olarak” modernleşmekte, modern  durumun devamını mümkün kılan çarkın dişlilerinden birisi haline  gelmekte, İslamî taleplerini, hassasiyetlerini, heyecanlarını  yitirmektedir. “Zihniyet dönüşümü” dediğim durum bu.'' &lt;a href="http://www.ebubekirsifil.com/index.php?sayfa=detay&amp;amp;tur=gazete&amp;amp;no=882"&gt;Dr.Ebubekir Sifil&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-1798174956873246934?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1798174956873246934'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1798174956873246934'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/tatil-kulturu.html' title='Tatil kültürü'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-2865505126996484705</id><published>2011-05-01T19:58:00.003+02:00</published><updated>2011-05-01T20:04:11.453+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Müzik / Dr. Ebubekir Sifil</title><content type='html'>Musiki, müzik icrası ile ilgili gelen soruyu Muhterem Ebubekir hoca bir-kaç seri makalede cevaplandırmış olduğu için yazılarının tamamının kendi sitesinden&lt;a href="http://www.ebubekirsifil.com/index.php?sayfa=detay&amp;amp;tur=gazete&amp;amp;no=413"&gt; okunmasını &lt;/a&gt;tavsiye ederim. Aşağıya bir bölümü yine de aldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''...Bu itibarla ben burada, müzik meselesine sağlıklı bakış açısının zeminine dair birkaç şey söylemeyi tercih edeceğim. &lt;p align="justify"&gt;Her şeyden önce şunu söyleyelim: Dinimizin  "haram" kategorisine girdiğini belirttiği hususlar iki kısımdır: Li  aynihî (bizzat kendisi) haram olanlar ve li gayrihî (kendisi helal  olduğu halde harama götürücü olduğunda) haram olanlar.  &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Birincilere domuz ve şarap örnek olarak  gösterilebilir. Haramları mübah kılan "zaruret" hali ve miktarı dışında  bu kategori her zaman ve zeminde haramdır. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;İkincilere en iyi örneklerden biri müziktir.  Düzenli, ahenkli ve güzel ses bizatihi kötü, yerilmiş ve haram değildir.  Aksine, mesela Efendimiz (s.a.v)'in Kur'an'ın teganni ile okunmasını ve  sesle süslenmesini teşvik buyurduğunu biliyoruz.[1] &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Şu halde ahenkli ses tek başına haram ve yerilmiş  olmadığına göre, müziğin ancak ilave bazı arızî özellikler taşıması  durumunda haramlığından bahsedebiliriz ki bu, en genel ifadesiyle  "herhangi bir gayrimeşru şeye teşvik etmek" şeklinde olabilir. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Bu özelliği taşımadığı sürece müziğin de müzik  aletinin de bizatihi haramlığından söz etmenin isabetli olmayacağını  söyleyebiliriz.''&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-2865505126996484705?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/2865505126996484705'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/2865505126996484705'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/05/muzik-dr-ebubekir-sifil.html' title='Müzik / Dr. Ebubekir Sifil'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-6073284733739085712</id><published>2011-04-29T22:20:00.001+02:00</published><updated>2011-04-29T22:22:24.951+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='satır araları'/><title type='text'>Eleştirmek ve salata yapmak (2)</title><content type='html'>&lt;a style="font-weight: bold;" href="http://www.ebubekirsifil.com/index.php?sayfa=detay&amp;amp;tur=gazete&amp;amp;no=652"&gt;''Eskiler "hayatı Fıkh'a uydurma" endişesi ile hareket ediyordu;  şimdikiler ise "Fıkh'ı hayata uydurma" gayesiyle yola çıkmış durumda.''&lt;/a&gt; Dr.Ebubekir Sifil&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-6073284733739085712?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6073284733739085712'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6073284733739085712'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/04/elestirmek-ve-salata-yapmak-2.html' title='Eleştirmek ve salata yapmak (2)'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-4542514821787651887</id><published>2011-04-27T11:12:00.004+02:00</published><updated>2011-04-27T11:32:35.445+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Erişim yasağı kalkmış!</title><content type='html'>Blogspot.com bünyesinde faaliyet gösteren bir site canlı futbol yayını yapıyormuş. Yalnızca o blog mahkeme kararıyla engelleneceğine; binlerce blogun topyekün yasaklanmasının haklı bir gerekçesi olmamalı..&lt;br /&gt;Bizlerin mağduriyeti, yani binler yok sayılmış oldu.&lt;br /&gt;En son 28 şubatta yayın yapmışız.O günden bu güne yerküremizde ne çok olaylar yaşandı..Ünlü-ünsüz ölenler ve daha sırada olanlar!&lt;br /&gt;Kuzey Afrika'dan sınırlarımıza dayanan kitlesel halk ayaklanmaları, iç savaşlar; Japonya'nın başına gelen felaketler..&lt;br /&gt;''İki günü eşit olan ziyandadır'' nebevi uyarısının gölgesinde ahir zamanı; tüm alametleriyle, neredeyse normal görerek, bize dikte edilen seküler pencereden bakarak yaşıyoruz.&lt;br /&gt;Bir türlü içselleştiremediğimiz Yüce ve Hakk dinimiz İslam (öğretisi demeyeceğim);ehl-i sünnet dışı ve İslam dışı akımların hücumu altında nasıl derdimizin dermanı olacak?&lt;br /&gt;İnsan idrakine varıp, tüm hücrelerinde yaşamayı başaramadığı yüce ve tek hak olan inancını nasıl koruyup, yaşayacak?&lt;br /&gt;Sokaklar potansiyel kavga, sataşma ve insana kıyma arenası..&lt;br /&gt;Ottan böcekten şeylere birbirinin kanını akıtan asabi canavarlaşmış, psikolojik olarak hasta olanların hızla çoğaldığı bir belde de, hayırlı olan mecbur kalmadıkça evden çıkmamaktır diye düşüneli epey oluyor.&lt;br /&gt;Allah Teala Müslümanları islah etsin, birlik ve dirlik içinde bir imam-ı kebir etrafında kenetlenmeyi bizlere tez zamanda görmeyi nasip etsin.Amin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-4542514821787651887?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/4542514821787651887'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/4542514821787651887'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/04/erisim-yasag-kalkms.html' title='Erişim yasağı kalkmış!'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-4617078967828583186</id><published>2011-02-28T12:53:00.006+01:00</published><updated>2011-02-28T13:04:42.481+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='medyadan'/><title type='text'>'İnna lillahi ve inna ileyhi raciun...'</title><content type='html'>Mahmud Efendi kuddise sirruh Hazretleri'nden merhûm Necmeddin Erbakan'a tâziye îlâmı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Her canlı ölümü tadacaktır" buyuran Allâh-u Te‛âlâ'ya sonsuz hamd-ü senâlardan, "Başınıza bir musîbet gelince benim vefâtımın musîbetini hatırlayın,zira musîbetlerin en büyüğü odur" buyuran Rasûlüllâh(Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) Efendimize ve başlarına bir musîbet geldiğinde: "Şüphesiz biz Allâh'ın mülküyüz ve ancak O'na dönücüleriz" diyerek istircâda bulunan âl-i eshâbına sınırsız salât-ü selamlardan sonra!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok sevip değer verdiğim, ulemâya ve meşâyıha son derece tâzimde bulunduğunu müşâhede ettiğim, Ehl-i Sünnet îtikadı ve fıkhı üzere istikamet içerisinde hassâten Nakşî tarîkatine bağlı kalma şerefiyle ömür sürmayesini rızâ-i Bârî ve tahsîl-i me'âlî uğrunda vakfettiğine şâhitlik ettiğim, İslam âlemine, özellikle vatanına milletine fedâkarâne gayretler içerisinde son anlarına kadar hizmet ettiğinden şüphe etmediğim merhûm ve mağfûr el-muhtacilâ rahmeti Rabbihi'l-Ğafûr Necmeddin Erbakan kardeşimin vefat haberi bizleri derin bir teessüre sevk etmiş bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allâh-u Zü'l-Celâl ve'l-Kemâl dînimize ve vatanımıza yaptığı bu gayretli ve ihlaslı hizmetlerine mukabil kendisine kabrinde yevmen fe yevmen müzdâd olacak istirahatler,mahşere sevkinde bütün korkularını izâle edecek bişâretler ve akîbetinde cennât-i 'âliyatta yüksek dereceler ihsân eylesin. Geride bıraktığı keder dîde âilesine, ahbâbına ve etbâ'ına sabr-ı cemîl, ecr-i cezîl ve âmâl-i sâlihât içerisinde tûl-u ömürler ikrâm eylesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun ardından fitnelere düşmekten, Ehl-i Sünnet akîdesine zerre kadar da olsa muhâlefetten ve sırât-ı müstakîmden inhiraf etmekten bütün ümmeti ve bâ husus dâvâsını tâkip edenleri muhâfaza eylesin. Âmîn!&lt;br /&gt;Mahmud Ustaosmanoğlu kuddise sirruh.&lt;br /&gt;(İsmailağa Câmii Emekli İmam Hatîbi)&lt;br /&gt;&lt;a style="font-weight: bold;" href="http://www.milligazete.com.tr/haber/mahmud-hocaefendi-den-anlamli-mesaj-192472.htm"&gt;Milli Gazete&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      &lt;h1 style="min-height: 40px;"&gt;             'İnna lillahi ve inna ileyhi raciun...'&lt;/h1&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;S&lt;/strong&gt;özün bittiği yer demeyeceğim. Söylenmesi gereken çok şey var... &lt;strong&gt;O bir söz söyledi. Eğip bükmeden söyledi; sözü namus bilerek, sözün namusunu bilerek söyledi. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Hakk'a verdiği sözü tutup, söze hakkını vererek söyledi. Hak bildiğini söyledi, hak olanı söyledi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;O bir söz söyledi. "Kadim söz"ü hatırlattı unutanlara. Unutanları  unutmadı, unutulanları unutmadı. Unutmamak ve unutturmamak için söyledi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Söylediği, "sözler içinde bir söz" değildi; "sözlere karşı bir söz" söyledi.&lt;/strong&gt; "Kadim söz"e karşı duranlara karşı sözler söyledi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Tarihin hükmünün geçmediği "Söz"ü söyledi. Söylediklerinin tarihî  sözler olması bundandı. Yorulmadan, usanmadan, pes etmeden, söze tarih  düşürerek söyledi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Anlaşılır sözlerdi söylediği. "Söz"e anlam katmak için değil, "Söz"le  anlamlanmak için söyledi. Anlamayanlar, anlamı taşıyacak yüreği  olmayanlardı aslında. Anlamanın akılla olacağını sananlar...&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Sözün bittiği yer demeyeceğim. Söylenmesi gereken çok şey var.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kadim yürüyüşümüzün yarım asra varan dönemecinde onun izi var.&lt;/strong&gt; Yolu müstakim yürümenin yolunu öğretenlerdendi o. Yol boyunca istikametten şaşmadı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Müstakim yaşadı. Bedeller ödedi istikamet uğruna. Sızlanmadı. Her  zaferin "başarı", her başarının "muvaffakiyet" olmadığını öğretti.  Birlikte yürüdüklerini terk etmedi; hep bırakılan olmak pahasına,  tuttuğu hiçbir eli bırakmadı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;"İman" dedi, "cihad" dedi, "izzet" dedi, "ümmet" dedi.&lt;/strong&gt;  "Ağır" sözlerdi bunlar; "emanet"i gönüllü olarak yüklenen, sonra "ağır"  bularak omzundan indiren insan için. Biraz da "nisyan" demek olan insan  için.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Sözün bittiği yer demeyeceğim. Söylenmesi gereken çok şey var.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yaşanan herşeyi bilen tarih sır saklamayı bilmez.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Söylenmesi gereken her şeyi söyler kulaklarını tıkamayanlara.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Herşeyin yıkılmasını göze alarak her şeye anlam katan "Söz"ü ayakta tutmak için konuştu o.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Biz şahidiz, hakkı söyledi, haklı söyledi. Müstakim yaşadı ve "yolda" teslim etti ruhunu. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ruhun şad, mekânın cennet olsun hocam.&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Dr. Ebubekir Sifil&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-4617078967828583186?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/4617078967828583186'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/4617078967828583186'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/02/uzgunuz.html' title='&apos;İnna lillahi ve inna ileyhi raciun...&apos;'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-9062185752986701532</id><published>2011-02-26T09:44:00.001+01:00</published><updated>2011-02-26T09:45:39.562+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Taciz meselesi dolayısıyla</title><content type='html'>''Sözüm, İslam'ı, "tarihsellik" çukurunun içinden anlama  gayretkeşliğinde olanlara. Sözüm, İslam'ı, erkeğiyle kadınıyla  Sahabe'den daha iyi anladığı iddiasında olan erkek ve kadın yazarlara...  Hayat bütünüyle bir imtihan ve ahir zamanda yaşıyoruz. Ehl-i Kitab'ın  kendi kitaplarını ve dinlerini tahrif ediş sürecine iyi bakın. Bu din  bugüne kadar Allah'ın muradıyla örtüşmeyecek biçimde anlaşılmış ve  yaşanmıştır diyorsanız, onu 1400 yıl sonra sizin "olması gerektiği" gibi  anlamanız ve yaşamanız asla mümkün değildir. Buna engel aradaki zaman  değil, elinizde "din" diye tuttuğunuz, dilinize "din" diye doladığınız  her ne varsa size "naklen" gelmiş olduğu gerçeğidir. &lt;p&gt;Hakikati makul biçimde ve eğip bükmeden dile getiren Prof. Dr. Orhan Çeker hocanın söylediklerinin altına imzamı atıyorum.'' &lt;a href="http://www.milligazete.com.tr/makale/taciz-meselesi-dolayisiyla-192295.htm"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Dr.Ebubekir Sifil&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-9062185752986701532?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/9062185752986701532'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/9062185752986701532'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/02/taciz-meselesi-dolaysyla.html' title='Taciz meselesi dolayısıyla'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-6558624142609682613</id><published>2011-02-25T09:17:00.003+01:00</published><updated>2011-02-25T09:35:38.690+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>6 milyon dolarlık hediye..</title><content type='html'>Aslında yazmayı bıraktım. İmam Rabbani kuddise sirruhun buyurduğu gibi; yazılacak şeyler yazılmış..&lt;br /&gt;Okumak, anlayıp idrakle uygulamak zamanı..&lt;br /&gt;Şairin dediği gibi : Toplayın eşyamı işim acele..&lt;br /&gt;Evet zaman az ve çok kıymetli..&lt;br /&gt;Ecelse çok yakın!&lt;br /&gt;Son yaşananlar, Afrika'da ve ortadoğuda yıllardır sömürülen ve sömürenlerin dramıdır..(Sanki örnek gösterilen memleketimizde sömürülmüyormuşuz gibi..)&lt;br /&gt;Gaddarfi'den söz etmeyeceğim..&lt;br /&gt;Dünyanın en zengin 20si içinde 2.sırada 64 yaşındaki sultan Hassan al Bolkiah'ın oğlu 28 yaşındaki &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Prens Azim'in, şarkıcı Mariah Carey'e 6 milyon dolarlık mücevher hediye&lt;/span&gt; edişi ile olan bitenlerin perde ardındaki sırrı anlamamız gerekiyor. 6 milyon dolar..kime ve ne için..?&lt;br /&gt;Örnekler çoğaltılabilir.&lt;br /&gt;İran şahından, Saddama..hepsi bu ümmetin, halka ait olan emanetleri hoyratça harcama şımarıklığı, azgınlığı içinde umursuz yaşadılar, yaşadıklarını sanıyorlar..&lt;br /&gt;Hesap günü şuurundan uzak, saltanat süren bu keneler için en büyük dünyevi ceza koltuklarından olmak..&lt;br /&gt;Görüyoruz Gaddarfi halkına kurşun sıkmakta tereddüt etmiyor.&lt;br /&gt;Darısı inşaallah şu bu kadına milletin parasıyla cömertlik edenlerin de üzerine olsun.&lt;br /&gt;Zalimler için iyiki cehennem var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-6558624142609682613?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6558624142609682613'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6558624142609682613'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/02/6-milyon-dolarlk-hediye.html' title='6 milyon dolarlık hediye..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-4007389612928128117</id><published>2011-02-21T11:25:00.001+01:00</published><updated>2011-02-21T11:27:20.932+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>nur cemaatleri..</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;BEDİÜZZAMAN VE RİSALE-İ NUR-26&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;S-31) "Bugün kaç çeşit nur cemaati vardır ve anlayışları hakkında bilgi verebilir misiniz?"&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"Nurculuk" diye ifade edilen yapı içinde gerek Risale-i Nur'a ve  siyasete bakışları, gerekse "hizmet" anlayışları, etkinlik... bakımından  birbirinden farklı 40 kadar grubun bulunduğu ifade edilmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bediüzzaman merhum Nurculuk olarak ifade edilen hareketin başına  kendisinden sonra kimin geçeceği konusunda herhangi bir yönlendirmede  bulunmadığı için onun 1960 yılındaki vefatından kısa bir süre sonra ilk  bölünme yaşandı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"Yerine birisini bıraksaydı bölünme olmazdı" demenin çok kolay  olmadığını da tecrübeler bize gösteriyor. Bölünmenin hiç olmaması  gereken tarikatlarda bile (tamamında olmasa da birçoğunda) şeyh  efendinin vefatından sonra bölünmelerin yaşaması adeta "adet" haline  geldi. Dinî, siyasî, sosyolojik... birçok sebebe dayanan bu vakıa,  üzerinde müstakil olarak durmayı hak edecek önemde olmasına ve  Müslümanların gündemindeki yerini her zaman korumasına rağmen  Müslümanlar tarafından hiçbir zaman ciddi biçimde tahlil edilmeyen,  üzerinde kafa yorulmayan bir realite olarak varlığını devam ettiriyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Konuya dönelim...&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bediüzzaman merhumun, hareketin liderliği konusunda somut isim  telaffuz etmektense, müstesna bir değer atfettiği "Risale-i Nur'un  şahs-ı manevisi"ne işaret ettiğini söylemek yanlış olmayacaktır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ondan sonraki ilk bölünme, Risaleler'in Bediüzzaman'ın hayatında  olduğu gibi Osmanlıca olarak yazılıp yayılması gerektiğini savunan ve  "en yaşlı abi" durumunda bulunan Hüsrev Altınbaşak, çoğunluk tarafından  cemaatin önderi olarak telakki edilen Zübeyir Gündüzalp'ten, dolayısıyla  çoğunluktan ayrıldı. "Yazıcılar" olarak anılan bu grup, Risaleler'in  orijinal haliyle yazılıp çoğaltılması hassasiyetini halen devam  ettirmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İkinci ve en büyük kopuş 1960'lı yılların sonunda Fethullah Gülen  hocaefendinin başında bulunduğu grubunki oldu. Aslında bugün gövdenin  büyük kısmını teşkil ettiği için buna "kopuş" demek durumu tam olarak  ifade etmiyor. Bilindiği gibi hizmet alanlarının genişliği ve etkinlik  bakımından Nurcu grupların en önde geleni hiç şüphesiz Fethullah Gülen  hocaefendiye bağlı olandır. Nurcu grupların bir kısmını da etki alanı  içine aldığı gözlenen bu yapının, Risale-i Nur ve Bediüzzaman vurgusunu  devam ettirmekle birlikte, farklı bir yönelim gösterdiği de dikkat  çekmektedir. Bilhassa Dinlerarası Diyalog çalışmaları ve Hocaefendi'nin  ABD yılları ile birlikte hayli etkin ve yaygın bir "farklılaşma süreci"  yaşandığını gözlemliyoruz. Dünyaya açılma, okullaşma, ekonomik ve sosyal  hayattaki faaliyetler alışılagelmiş Nurculuk'tan farklı, "modernleşmiş"  bir yapının söz konusu olduğunu açık bir şekilde göstermektedir.  Buradaki "modernleşmiş" tesbiti hareketin dünyaya bakan yüzüne olduğu  kadar, dine bakan, "din telakkisini" ifade eden yüzüne de işaret  etmektedir. Dolayısıyla bu oluşuma "Nurculuğun dönüşümü" demenin daha  isabetli olacağını söyleyebiliriz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Zübeyir Gündüzalp'in vefatından sonra 1970'lerin başında Nurculuk,  "Yeni Asya cemaati" olarak anılan yapının karakterize ettiği yapı ve  anlayışı sürdürdü. Mustafa Sungur, Mehmet Kırkıncı, Abdullah Yeğin,  Tahiri Mutlu... gibi isimlerin önderliğinde 12 Eylül'e kadar kendisini  taşıyan bu yapı, siyasette Adalet Partisi'ni desteklemeyi tercih etti.  12 Eylül'den sonra adını andığım isimlerin temsil ettiği çizgi, yeni  Asya Grubu'ndan ayrılarak "Meşveret Cemaati" adıyla anılan yeni bir  oluşuma vücut verdi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Meşveret Cemaati'nin ayrılmasından sonra Yeni Asya grubu 1990'ların  başlarında yeni bir bölünme daha yaşadı. Bu defa ayrılan grup, "Nesil  grubu" olarak anıldı. Entelektüel vasfıyla öne çıkan bu grup, Risale-i  Nur dışında başka eserlerin neşrine ve okunmasına verdiği önemle dikkat  çekiyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kısaca ifade ettiğim bu gruplar dışında Zehra grubu, Med-Zehra grubu,  Kurdoğlu cemaati, Şeyhanzade cemaati isimleriyle anılan grupların  varlığı da bilinmektedir. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Dr.Ebubekir Sifil&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;em&gt;Devam edecek.&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-4007389612928128117?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/4007389612928128117'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/4007389612928128117'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/02/nur-cemaatleri.html' title='nur cemaatleri..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-3121230037415329725</id><published>2011-02-14T10:33:00.004+01:00</published><updated>2011-02-14T11:44:06.133+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>salavati fatih ile Mevlid kandili idraki..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-zkMP9EeLbQY/TVj26YnVLHI/AAAAAAAAAfA/6g6PKxMQgJE/s1600/sav.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 259px; height: 194px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-zkMP9EeLbQY/TVj26YnVLHI/AAAAAAAAAfA/6g6PKxMQgJE/s320/sav.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5573476021771250802" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Gönülde aşk olmadıktan sonra,&lt;br /&gt;Hergünün gecesinde, şu sürgün dünyada, hasretine göz yaşı dökülmedikten sonra..&lt;br /&gt;Mevlid Kandili'nde harabe gönlün kaleminden ancak riya döküleceğine göre,&lt;br /&gt;Başlar öne eğik, mücrim bir lisanla:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allahümme salli ve sellim, ala seyyidina Muhammedinil fatihi lima uğlika ve'l hatimi lima sebaka ven'nasıril hakkı bil hakkı ve hadi ila siratikel müstekıymi, salllahu aleyhi ve ala alihi ve ashabihi hakka kadrihi ve mikdarihil azıym.. (120 bin selavat sevabı..)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-3121230037415329725?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3121230037415329725'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3121230037415329725'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/02/salavati-fatih-ile-mevlid-kandili.html' title='salavati fatih ile Mevlid kandili idraki..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-zkMP9EeLbQY/TVj26YnVLHI/AAAAAAAAAfA/6g6PKxMQgJE/s72-c/sav.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-4063973511994162372</id><published>2011-02-12T10:34:00.003+01:00</published><updated>2011-02-12T10:40:30.901+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Meal yerine ne öneriyoruz?</title><content type='html'>''A. Selçuk isimli okuyucu sormuş: "Ebu Bekir Bey, "Düşüncelerinizden  etkilenen bazı insanların, insanları Kur'an ve meallerini okumaya davet  eden bizleri sapkın düşünceli olarak ilan edip iftira ettiklerini  bilmenizi istedim. Ve sorumlu olduğunuzu düşünüp bu maili size  göndermeye karar verdim. Samimiyetime inanıp inanmamanız sizin  meselenizdir. &lt;p&gt;"Meal, insanların Kur'an'ın kendi mesajlarında anlayabilmesi için  yapılmış bir eylemdir ve bir alimin Kur'an'ı arapça okuyup dinleyenin  kendi diline çevirerek izah etmesi de mealdir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"Meal okunmasını önerenler dışlandığına göre ortaya koyduğunuz çözüm nedir? Bu çözümü gerçekten merak ediyorum.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"Kur'an'ı anlamak için yerküredeki insanlar ne yapmalı? Söyleyin ki;  size göre sapkın düşüncelere sapmış olmayalım. Hakkımızda müfteri  olmayın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"Mealsiz bir çözümünüzün olması imkansız... Ya Kur'an'ı tamamen  saklayacak ve eski usul vaazlarda, vaizlerin okuyup anlayıp, anladığını  insanlara anlatması gerektiğine karar vereceksiniz ya da insanlara bir  şey okumalarını önereceksiniz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"Size göre bağımsız Kur'an okuyamayacaklarına göre ne yapmalılar? Ne okumalılar?"&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İnsanları niçin meal okumaktan sakındırdığımız sorusunun cevabı,  samimiyetinden şüphe etmediğim bu okuyucu tepkisinde gizli. Hemen ilk  satırı tekrar okuyalım: "... insanları Kur'an ve meallerini okumaya  davet eden bizleri..."&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold;"&gt;Biz insanları "Kur'an okumaktan" değil, "meal okumaktan"  sakındırıyoruz. "Kur'an okumak" ile "meal okumak" arasındaki fark,  "Kur'an" ile "meal" arasındaki farktan kaynaklanıyor. Meal okuyan kişi,  aslında Kur'an'ı değil, meal yazarının Kur'an'dan anlayıp aktardığı şeyi  okuyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Mesele sadece bu değil. En az bunun kadar iki önemli nokta daha var:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Meal olgusunun sınırlı imkânları ve en önemlisi de &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;meal üzerine din tasavvuru inşa etme hastalığı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold;"&gt;Şimdi soralım: Meal okuma eylemini ısrarla savunan kardeşlerimizin  büyük bir yekûnu niçin Elmalılı, Ö.N.Bilmen veya H.B.Çantay merhumlar  adına neşredilen mealleri değil de "yenilik" ve "farklılık" iddiasındaki  meal yazarlarının çalışmalarını tercih ediyor?&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold;"&gt;Meselemizin bu sorunun cevabıyla hayatî bir bağlantısı var. Var, zira  insanımızın büyük bir çoğunluğu ne yazık ki meal üzerinden "farklı din  anlayışları"nın muhatabı kılınıyor. Türlü çeşit bid'at görüş ve  yaklaşımlar insanımıza "meal çalışması" örtüsü altında servis ediliyor.  İnsanımız da "Kur'an'ın gereği" zannederek meal yazarlarının (tabii ki  hepsini kasdetmiyorum) bid'at düşünce ve yaklaşımlarını benimseyip  itikat ediniyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Biz insanlara "Meal okumayın, şunu okuyun" derken Allah kelamının  yerine başka bir şeyi ikame ediyor değiliz. Zira her şeyden önce meal  "Allah kelamı" değildir. Hatta şunu söyleyelim: Arapça yazılmış bir  tefsir için dahi "Kur'an'ın Arapça'ya tercüme edilmesidir" diyebiliriz,  ancak açıklanarak, şerh, beyan ve tefsir edilerek...&lt;/p&gt; &lt;p style="font-weight: bold;"&gt;Kur'an'la aramızdaki fıtrî bağ, onu bir "entelektüel bilgi nesnesi"  olarak görmemize engel olmalı. Biz onu okurken -Efendimiz (s.a.v)'in  tavsiye ve talimatı gereği- ağlayabilmeli, ağlayamıyorsak dahi "ağlar  gibi" yapabilmeliyiz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"Meal okumayın" ile "Kur'an'dan habersiz kalmayın" birbirinin aynısı  değildir. Kur'an'dan haberdar olmak, ilahî hitabın muhtevasını mealde  aramaya çalışmakla kaim değildir. Aksi takdirde şu sorunun cevabını  vermekte acze düşeriz:&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; "Bizden önceki nesiller "meal" olgusunu  tanımadıkları halde Kur'an'la irtibatlarını nasıl canlı tuttu?"&lt;/span&gt; Onların  Kur'an'ı anlamadığını, Kur'an'la irtibatsız yaşadığını söylemenin  ciddiye alınır yanı olmadığına göre, bu noktada ciddi bir tefekküre  ihtiyacımız var demektir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Son olarak "illa meal okuyacağım" diyenlere tavsiyem, önce itikad ve  amel planında sağlam bir altyapı edinsinler; kendilerini garantiye  alsınlar. Bunun üstüne yapacakları meal okumalarında da "farklılık  arayışı" olarak ifade ettiğim zihnî sürecin sahte cazibesine kapılmadan,  amele ve ihlasa dönüştürebilecekleri pasajlara ağırlık versinler.  Meali, entelektüel ukalalık tavrını beslemek için değil, ibret ve öğüt  almak, kalp rikkatine ve ruh inceliğine ulaşmak için okusunlar. Ve  elbette yanlarında mutlaka -muhtasar da olsa- bir tefsir  bulundursunlar...'' Dr. Ebubekir Sifil&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-4063973511994162372?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/4063973511994162372'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/4063973511994162372'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/02/meal-yerine-ne-oneriyoruz.html' title='Meal yerine ne öneriyoruz?'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-1962308396764956175</id><published>2011-02-08T06:45:00.002+01:00</published><updated>2011-02-08T06:57:01.418+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Tercüme farkı..</title><content type='html'>&lt;div align="right"&gt;Aşağıda  Muhterem  Ebubekir Hocanın makalesini okuyacaksınız. Tercüme farkının son örneği, birilerinin otorite (!) diye pek övdüğü Karaman'a ait. Allah (cc) kendisinden razı olsun, Ebubekir hoca uyarmasa ve Karaman'ı okuyan biri , Ebubekir hocayı okumasa; Saduddin Teftazani gibi bir alime su'i zan yapmamız işten bile değildi.Bazen cehaletimin imanıma şahit olduğunu düşünüyorum. Ne cesaretle Kur'an ayetlerine, hadislere ya da ulema eserlerine kendi fikirlerini söylettirebiliyorlar.Allah (cc) ümmeti islah etsin.(Amin)&lt;br /&gt;&lt;a title="Yazdır" target="_blank" href="http://www.ebubekirsifil.com/index.php?sayfa=yazdir&amp;amp;tur=gazete&amp;amp;no=1108"&gt;&lt;img src="http://www.ebubekirsifil.com/images/print.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;          &lt;p&gt;&lt;b&gt;''ET-TEFTÂZÂNÎ VE SAHABE &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;Milli Gazete - 7 Şubat 2011&lt;br /&gt;&lt;p align="justify"&gt;"Mu'âviye'yi sevmiyorum" diyen Prof. Dr.  Hayreddin Karaman hocanın, bu tavrını et-Teftâzânî ile desteklemek  amacıyla ondan naklettiği bir pasaja 31 Ocak tarihli yazımda yer  vermiştim. et-Teftâzânî'nin genel olarak Sahabe ve özel olarak da Hz.  Mu'âviye hakkındaki görüşünü yine aynı yazıda özetle aktarmıştım. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Acaba et-Teftâzânî'nin konu hakkındaki tavrını  hangi iktibas gerçek olarak yansıtıyor? "Zahiriyle onlara ta'n etmeyi  gerektiren hususları da güzelce tevil etmek ve uygun anlamlara yormak  gerekir…", "Hz. Ali'ye muhalif olanlar, hak imama bir şüpheye –Hz.  Osman'ın katillerine kısas uygulanmamasına– dayanarak başkaldırdıkları  için bağidirler; (…) fasık, kâfir veya zalim değildirler. Çünkü bir  tevilden hareket etmişlerdir. Eğer onların bu tevilleri batıl ise, onlar  hakkında olsa olsa, ictihadda hata ettikleri söylenebilir. Bu ise  –tekfir şöyle dursun–  onların fasık olduklarını söylemeyi dahi  gerektirmez" diyen et-Teftâzânî, hem de aynı bağlam içinde "Sahabe  arasında geçen kavgalar ve tartışmalar açıkça gösteriyor ki, onların bir  kısmı haktan sapmış, zulüm ve günah sınırına ulaşmıştır. Bunun da  sebebi kin, inat, haset, direnme, servet ve iktidar talebi, dünyanın  çekiciliğine (lezzet ve şehvete) meyildir" demiş olabilir mi? Eğer  böyleyse burada açık bir tutarsızlık yok mudur? &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Aslında burada "tutarsızlık" gibi görünen durum,  hocanın, et-Teftâzânî'nin ifadesini tercüme ediş tarzı dolayısıyla  ortaya çıkıyor. Şöyle ki: &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;et-Teftâzânî'nin, hocanın alıntı yaptığı yerdeki  ifadeleri şöyle başlıyor: "Enne mâ vaka'a beyne's-sahâbe  mine'l-muhârebât ve'l-müşâcerât ale'l-vechi'l-mestûr fî kutubi't-târîh  ve'l-mezkûr alâ elsineti's-sikât yedullu bizâhirihî alâ enne ba'dahum  kad hâde an tarîki'l-hakk ve beleğa hadde'z-zulmi ve'l-fısk (…) İllâ  enne'l-ulemâ li husni zannihim bi Ashâbi Resulillâh (s.a.v) zekerû lehâ  mahâmîle ve te'vîlâtin bihâ telîku ve zehebû ilâ ennehum mahfûzûne ammâ  yûcibu't-tadlîl ve't-tefsîk…" &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Hocanın çevirisine bakılırsa yukarıda verdiğim  ifadelerinde et-Teftâzânî şöyle diyor: "Sahabe arasında geçen kavgalar  ve tartışmalar açıkça gösteriyor ki, onların bir kısmı haktan sapmış,  zulüm ve günah sınırına ulaşmıştır…" &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Oysa yukarıdaki ifadelerin birebir çevirisi şöyle  olmalı: "Tarih kitaplarında kaydedildiği ve güvenilir raviler  tarafından zikredildiği şekliyle Sahabe arasında vuku bulan muharebe ve  çekişmeler zahiri anlamıyla, Sahabe'den bazılarının hak yolundan  saptığını, zulüm ve fısk sınırına ulaştığını gösteriyor. (…) Şu kadar  var ki ulema, Hz., Peygamber (s.a.v)'in ashabına olan hüsn-i zanları  sebebiyle bu olayları uygun şekillere haml ve tevil etmiş, Sahabe'nin  tadlil ve tefsik gerektiren hususlardan mahfuz olduğu görüşünü  benimsemiştir…" &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Hoca, et-Teftâzânî'nin, "yedullu bi zâhirihî"  sözünü, "açıkça gösteriyor" şeklinde çevirmiş. Oysa "zâhir"in delaleti  her zaman "açık" olmaz. Hatta zahirin delaletinin uygun şekillerde tevil  edilmesini gerekli kılan durumlar vardır. Kelamın zahiri her zaman  kasd-ı mütekellimi vermez. Tafsilat gerektirdiği için bu noktayı belki  başka bir yazıda ele alırız… &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Burada dikkat çeken husus, et-Teftâzânî'nin bu  ifadelerinin tabir yerindeyse "nötr" olup, kendi adına herhangi bir  hüküm ifade etmiyor oluşudur. Burada o, tarih kitaplarının ve ravilerin  aktardığı hususların zahiri haliyle birşey ifade ettiğini, ancak bunun  ulema tarafından uygun bir şekilde tevil edildiğini söyleyerek bir durum  tesbiti yapıyor. Kendisi herhangi bir şey söylemiyor.  &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;et-Teftâzânî'nin konu hakkındaki tutumunu  kendisine ait net ifadelerle yukarıda belirttiğim yazıda aktardığım için  tekrarına lüzum görmüyorum. Dolayısıyla onun konu hakkındaki ifadeleri  arasında herhangi bir çelişki ve tutarsızlık bulunduğunu söylemek doğru  değildir. Onun tavrı bellidir: Sahabe'yi uygun olmayan ifadelerle anmak,  aralarında geçen olaylar sebebiyle onların bir kısmının fasık, zalim…  olduğunu söylemek doğru değildir. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Onun da diğer Ehl-i Sünnet ulemasının da Hz. Ali  ile Hz. Mu'âviye'yi bir tutmadığı, aralarında geçen olaylarda Hz.  Ali'nin haklı olduğu görüşünü benimsediklerini ise ayrıca belirtmeye  gerek yok.'' Dr.Ebubekir Sifil&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-1962308396764956175?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1962308396764956175'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1962308396764956175'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/02/tercume-fark.html' title='Tercüme farkı..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-611295046989263840</id><published>2011-02-05T07:08:00.000+01:00</published><updated>2011-02-05T07:09:32.254+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='medyadan'/><title type='text'>İşte Mübarek'in gerçek serveti</title><content type='html'>Amerika'nın ünlü ABC kanalı, CIA raporlarına dayandırdığı haberinde Mısır'ın istenmeyen lideri Hüsnü Mübarek'in servetinin toplam 67 milyar dolar olduğunu iddia etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;72 milyonluk Mısır'ın 2009 yılındaki gayrisafi milli hasılası 218 milyar dolardı. İşte Mübarek ailesinin nakit parası ve şirketleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hüsnü Mübarek'in şahsi hesaplarında toplam 17 milyar doları var. Oğlu Cemal Mübarek'in banka hesaplarında ise toplam 10 milyar dolar var. Sabah'tan Taha Dağlı'nın haberine göre; Mübarek ailesinin nakit parası ise 40 milyar dolar. Bu rakamlar 2010 yılı CIA raporlarında yer alıyor. Raporlarda Mübarek ailesinin toplam 67 milyar dolarlık servete sahip olduğu yazıyor. 67 milyar dolar, Amerika ve İsviçre'deki banka hesaplarına yatırılmış durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca Mübarek ailesinin şirketlerinin büyüklüğü de ortaya çıktı. Mısır lideri, ülkesindeki Vodafone, McDonalds, Hyundai, Skoda, Marlboro, Movenpick gibi dünyaca ünlü markaların Mısır'daki hisse ve şirketlerinin de sahibi. McDonalds'ın yanısıra Mısır'daki Chili's restoranları da Mübarek ailesine ait.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca Şarm-El Şeyh'de turizm şirketleri ve otelleri var. Tüm bu şirketleri Mübarek'in iki oğlu Cemal ve Alaa Mübarek kardeşler yönetiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cemal ile Alaa Mübarek'in yatırımları sadece Mısır sınırları içinde değil, yurtdışında da çok önemli yatırımları var. IHS Global Insight'ın kayıtlarına göre iki kardeşin Dubai, Londra, Paris, Madrid, Washington, New York ve Frankfurt'ta uluslararası ticaret şirketleri bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aile Mısır'ın değişik kentlerinde onlarca ev, malikane ve arsa sahibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mübarek'in serveti saymakla bitmiyor. Nakit para ve şirketler dışında ailenin düzenli gelirleri de var. Cezayir'de yayınlanan bir gazetenin haberine göre tüm bu yıllık gelirler Mısır Devletinin kazançlarından yani devlet kasasından, Mübarek ailesine aktarılan paralardan oluşuyor. Mısır'ın silah anlaşmaları ve turizm gelirlerinden çok ciddi paylar, Mübarek ailesine aktarılıyor. (Haber Vaktim)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-611295046989263840?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/611295046989263840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/611295046989263840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/02/iste-mubarekin-gercek-serveti.html' title='İşte Mübarek&apos;in gerçek serveti'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-369145506636090239</id><published>2011-02-04T07:18:00.002+01:00</published><updated>2011-02-04T07:24:37.928+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>''Keşke'' demeyin</title><content type='html'>''Sevgili Peygamberimiz (sav): "....Her şeyde hayır vardır. Sen sana faydalı  olanı yapmaya çalış. Allah'tan yardım iste. Tembellik ederek acizlik  gösterme. Başına bir iş geldiğinde "Keşke şöyle yapsaydım böyle olurdu"  deme. "Bu Allah'ın takdiridir. O dilediğini yapar"de. Çünkü "Keşke"  kelimesi  şeytanın eylemine yol açar" buyurmuş. &lt;p&gt;Müslim, Kader, bab 34, hadis 2664 (Türkçe tercemesi var)&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İbniMace hadis 79,4168 (Türkçe tercemesi var)&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ahmet,Müsnet 2/366,370&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu konuda Tahavi bundan bin yüz sene önce "Müşki-ül-âsâr" isimli  eserinde1/100 üç sayfalık bir makale yazar ve "Keşke"nin temenni için  söylenebileceğini, pişmanlık için söylenemeyeceğini iki tarafında  delillerini Kur'an ve sünnetten getirerek açıklar.&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; ( Keşke şu günahı işlemeseydim diyerek pişman olmak yanlış değildir. CanCenk)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Temenniye örnek olarak Hayali'nin:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Keşke sevdiğimi sevseydi kamu halkı cihan&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Sözümüz cümle heman kıssa-i cânân olsa.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yani: Keşke benim sevdiğim (Allah'ı) bütün insanlar sevseydi, herkesin anlattığı o olurdu. Der.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Geçen günleri geri getirmek mümkün olmadığından geçmişe pişmanlığın  faydası olmadığından "Keşke" demeyelim ve demeyecek işler yapalım.''&lt;a href="http://www.milligazete.com.tr/makale/keske-demeyin-189901.htm"&gt; Mahmut Toptaş&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-369145506636090239?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/369145506636090239'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/369145506636090239'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/02/keske-demeyin.html' title='&apos;&apos;Keşke&apos;&apos; demeyin'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-3390271490489692787</id><published>2011-02-02T16:56:00.004+01:00</published><updated>2011-02-02T17:38:36.447+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>uzun makalenin kısası..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/TUmGiG6SGsI/AAAAAAAAAe0/2Hw_1AtifNg/s1600/husnu_mubarek.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 196px; height: 90px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/TUmGiG6SGsI/AAAAAAAAAe0/2Hw_1AtifNg/s200/husnu_mubarek.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5569130334749072066" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/TUmGbOGz7LI/AAAAAAAAAes/qZbSdW4_cW8/s1600/enver_sedat.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 131px; height: 158px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/TUmGbOGz7LI/AAAAAAAAAes/qZbSdW4_cW8/s200/enver_sedat.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5569130216421584050" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Siyoniste ve Amerika'ya dosttan öte, kölelik ruhuyla bağlı bir gönülden, onurla istifa beklemek sanıldığı gibi kolay değildir. Bu ruhun, İsrail gibi bir beden içinde halkına merhametli davranması da beklenemez!&lt;br /&gt;''Eylül'de aday olmam'' diye zaman kazanmak isteyen bu yapışkan ve onursuz tip, kendisine tam bağlı bir ordu ve dış destek bulduğu anda halkına kurşun sıkmakta da tereddüt göstermez..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-3390271490489692787?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3390271490489692787'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3390271490489692787'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/02/kole-ruh.html' title='uzun makalenin kısası..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/TUmGiG6SGsI/AAAAAAAAAe0/2Hw_1AtifNg/s72-c/husnu_mubarek.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-8707802243172519052</id><published>2011-01-30T09:13:00.001+01:00</published><updated>2011-01-30T09:15:05.419+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='satır araları'/><title type='text'>şu diyalog..</title><content type='html'>''Son bir nokta olarak altını çizmemiz gereken husus, Ehl-i Kitap'la  işbirliğinin onlarla "yakınlaşma"ya dönüşmemesine dikkat etmek gerekir.  Zira işbirliğinin dozu kaçırıldığında "yakınlaşma", bir süre sonra  "ortak noktalarımız çok"a, oradan da "ikimiz bir fidanın güller açan  dalıyız"a varıyor; imanla inkâr arasındaki sınır ortadan kalkıyor.  Dinlerarası Diyalog süreci başlamadan önce kendisini Müslüman olarak  tanımlayan bir Allah kulunun, Ehl-i Kitab'ın da cennete gideceğini  söylediğine şahit olanınız var mı?...'' &lt;a href="http://www.milligazete.com.tr/makale/bediuzzaman-ve-risale-i-nur-23-189350.htm"&gt;Dr. Ebubekir Sifil&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-8707802243172519052?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/8707802243172519052'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/8707802243172519052'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/01/su-diyalog.html' title='şu diyalog..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-4506716100873567839</id><published>2011-01-24T09:30:00.001+01:00</published><updated>2011-01-24T09:32:01.845+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='notlarım'/><title type='text'>Ehli Sünnet'in sahabe telakkisi</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.milligazete.com.tr/makale/ehl-i-sunnet-in-sahabe-telakkisi-188706.htm"&gt;''Ehl-i Sünnet ulema, Mu'âviye (r.a)'ın hak halife olan Hz. Ali (r.a)'a  bey'at etmemekte ve onunla mukatelede haklı olmadığını söylemekten geri  durmamıştır. Ancak onları başkalarından ayıran en önemli nokta, ona ya  da Sahabe'den herhangi birisine karşı saygısızlık anlamına gelecek,  onların manevi şahsiyetlerini rencide edecek tavırlardan uzak durma  hassasiyetini daima gözetmiş olmalarıdır.''&lt;/a&gt; Dr. Ebubekir Sifil&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-4506716100873567839?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/4506716100873567839'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/4506716100873567839'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/01/ehli-sunnetin-sahabe-telakkisi.html' title='Ehli Sünnet&apos;in sahabe telakkisi'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-2107472871722284587</id><published>2011-01-23T13:03:00.000+01:00</published><updated>2011-01-23T13:04:37.362+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='notlarım'/><title type='text'>mealcilik</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.milligazete.com.tr/makale/meallerin-dunyasi-188527.htm"&gt;''... meal okuma alışkanlığı zaman içinde kişide, -en yalın anlatımıyla-  Kur'an'dan doğrudan hüküm çıkarma alışkanlığına dönüşüyor. Daha önce  başkalarından edindiği din anlayışı doğrultusunda meal okuyucusu,  Kur'an'ı, kendisine benimsetilen din anlayışı doğrultusunda konuşturmaya  başlıyor!''&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dr.Ebubekir Sifil&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-2107472871722284587?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/2107472871722284587'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/2107472871722284587'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/01/mealcilik.html' title='mealcilik'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-1692223254899858155</id><published>2011-01-23T12:50:00.003+01:00</published><updated>2011-01-23T12:54:51.145+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>bugünkü nurculuk..</title><content type='html'>Muhterem Dr.Ebubekir Sifil hoca, &lt;a style="font-weight: bold;" href="http://www.milligazete.com.tr/makale/okuyucu-sorulari-26-bediuzzaman-ve-risale-i-nur--22-188623.htm"&gt;bugünkü yazısında&lt;/a&gt; nurculuk hareketindeki sapmayı son derece açık/ net ve cesurca gözler önüne sermiş. Allah (cc) razı olsun ve cümle Müslümanları feraset (firaset) ve hidayetten ayırmasın amin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Doğrusu şu ki, siyaseti Müslümanın ilgi alanı dışında görmek ve  siyasî alanı başkalarına terk etmek kabul edilebilir bir davranış  değildir. "Nurculuk" denen hareketin hatırı sayılır bir kesiminin, çok  uzun yıllar boyunca "sağ" kanatta siyaset yapan birtakım siyaset  kurtlarının "oy deposu" olarak iş görmüş olması ülkeye ve millete  zarardan başka bir şey temin etmiş midir, tartışmaya değer... &lt;p&gt;(Günümüzdeki durumu bu değerlendirmenin dışında tutuyorum. Zira  burada söz konusu olan artık "pragmatizm" değil. Geçmişte Nurculuk denen  hareketin önemli bir kesimi merkez sağ siyasetçileri desteklerken en  azından Din anlayışı bakımından Bediüzzaman çizgisinden önemli bir sapma  göstermiyordu. Bugünse Bediüzzaman çizgisi çoktan terk edildi; Nurculuk  denen yapının kemiyet planında en önemli bölümünü oluşturan kesim,  Din'in modernizasyonu operasyonunun öznesi durumunda.)'' Dr.Ebubekir Sifil / Milli Gazete&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-1692223254899858155?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1692223254899858155'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1692223254899858155'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2011/01/bugunku-nurculuk.html' title='bugünkü nurculuk..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-6266030183158103938</id><published>2010-12-26T15:13:00.000+01:00</published><updated>2010-12-26T15:14:19.454+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='notlarım'/><title type='text'>Muharrem ayı ve Aşure</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.milligazete.com.tr/makale/muharrem-ayi-ve-asure-185141.htm"&gt;''Dolayısıyla dilimize "Aşure" olarak yerleşmiş bulunan Muharrem'in 10.  günü orucunun mahza Yahudilerden alınmış bir oruç olmayıp, Hz. İbrahim  (a.s) vasıtasıyla oğlu Hz. İsmail (a.s)'a ve oradan da Kureyş'e intikal  etmiş bir uygulama olduğunu söylemek daha doğru olacaktır.'' &lt;/a&gt;Dr.Ebubekir Sifil&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-6266030183158103938?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6266030183158103938'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6266030183158103938'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/12/muharrem-ay-ve-asure.html' title='Muharrem ayı ve Aşure'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-1609868304169750745</id><published>2010-12-23T13:03:00.001+01:00</published><updated>2010-12-23T13:05:15.179+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Kısa Sözler / Mehmet Şevket Eygi</title><content type='html'>&lt;h3 class="arabaslk"&gt; &lt;/h3&gt; &lt;p&gt;İnsan&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;için en büyük servet imandır. İmanı olan ebedî mutluluğu kazanır, imanı olmayan ebedî felakete ve bedbahtlığa uğrar.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;En kârlı ve verimli ticaret Allah ile yapılan ticarettir. Allah'ın  rızasını kazanmak için harcanan para ve mal gerçek, kalıcı ve yüksek  kazanç getirir.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;İnsanın en büyük düşmanı nefs-i emmâresidir.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Gurur ve kibir sahibi kişi yüksek bir makamda olsa da alçaktır.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Tevâzu ve alçak gönüllük büyüklerin tacıdır.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Şöhret büyük belâ ve âfettir.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Müslüman bir ailenin erkek ve kız çocukları namaz kılıyorsa, kızları  tesettürlü ise o aile iyi bir ailedir. Çocuklar namazsız ve tesettürsüz  ise durumu iyi değildir.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Ezana icabet, ezan okunurken onun cümlelerini tekrarlamaktan ibaret değildir, namaz kılmaktır.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;İhtiyaçlarını çoğaltan ıstıraplarını çoğaltmış olur.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Yemeğinin çoğalmasını ve bereketlenmesini isteyen Besmele çekerek yesin.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;En hayırlı yemek paylaşılan yemektir.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Dünya imtihan ve çile yeridir. Belânın en şiddetlisi Peygamberlere gelir. Sonra derece derece...&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;İbadetlerin zahmeti, Cehennem ateşi yanında hiç mesabesindedir.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;İnsanlar akıllı olsalardı fâiz yemektense ölmeyi tercih ederlerdi.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Allah sevgisi ile para ve mal aşkı bir yürekte birlikte olmaz.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Din ticareti en haram ve en çirkin ticarettir.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Kuyruğuna kabak bağlayan fare kediden kaçamaz.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Başkanlık ateşten gömlektir. Akıllı ve firâsetli kişi başkanlığa tâlip olmaz, matlub olursa (ehliyeti yoksa) kabul etmez.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Farz ibadetler âşikâre yapılır, nafile ibadetler gizlenir.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Zeka ile akıl aynı şey değildir. Nice süper zekalar vardır ki, beş paralık akılları yoktur.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;İman, Allah'ın insana en büyük lütuf ve ihsanıdır.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;En büyük zenginlik istiğnâdır.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Taze buğday ekmeği. Yanında biraz peynir, birkaç zeytin. Bir de domates... ne büyük ziyafet.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Tarhana çorbasına ekmek doğrayıp içti. Sonra "Ya Rabbi!.. Bana niçin  leziz ve lüks yemekler yedirmiyorsun..." dedi. Bu adam küfran-ı nimette  bulunan alçak mı alçak, nankör mü nankör bir sefihtir.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Müslümanların en kötüsü, inkarcıların en yükseğinden daha yukarıdadır.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Namazdan zevk almasan, kalıbınla kılsan, yine de kılmaya devam edeceksin.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Soğuk bir kış günü... Pencerede bir kuş titreyerek bekliyor. Adam  veya kadın ona acıdı, bir avuç bulgur verdi. Adam veya kadın büyük  ticaret yaptı. Bir avuç bulgur onu belki Cennete sokacak.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Siz hiç ağlamıyor musunuz? Vah vah!..&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Gece namazına kalktı, komşular görmesin diye pencereleri iyice  kapattı, ışığı ondan sonra yaktı... Teheccüde kalktığından kimsenin  haberi olmadı. Âferin ona.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Gıybetçi zevzek ne kadar ahmak... Gıybet ettiği kimselere sevaplarını veriyor, onların günahlarını yükleniyor.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Öldü, cesedi mezara girdi, vârisleri birbirine girdi.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;İnsanlar faizin kötülüğünü ve azabını bilmiş olsalardı, bankaların gölgesinden geçmezlerdi.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;İffet ve hayâ İslam medeniyetinin özelliklerindendir. İffetsiz ve hayâsız Müslüman olur mu?&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-1609868304169750745?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1609868304169750745'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1609868304169750745'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/12/ksa-sozler-mehmet-sevket-eygi.html' title='Kısa Sözler / Mehmet Şevket Eygi'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-4399731470245919192</id><published>2010-12-16T19:32:00.001+01:00</published><updated>2010-12-16T19:34:08.006+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='notlarım'/><title type='text'>Sahabe üzerine</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ebubekirsifil.com/index.php?sayfa=detay&amp;amp;tur=gazete&amp;amp;no=343"&gt;''Kur'an'ın "ilahî koruma/garanti" altında olduğunu sık sık dile getiririz  de, nedense bu korumanın/garantinin nasıl gerçekleştiği üzerinde pek  kafa yormayız. Bahse konu "koruma"nın bu Ümmet vasıtasıyla  yapılmış/yapılıyor olması burada dikkate alınması gereken en önemli  noktadır. Sahabe kuşağı Kur'an'ı bir yandan cem ve teksir, diğer yandan  da ezberlemek ve ezberletmek suretiyle sonraki kuşaklara aktarmış olması  hasebiyle hiç şüphesiz zincirin en kritik halkasını oluşturuyor.''&lt;/a&gt; Dr.Ebubekir Sifil&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-4399731470245919192?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/4399731470245919192'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/4399731470245919192'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/12/sahabe-uzerine.html' title='Sahabe üzerine'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-3986812177771401817</id><published>2010-12-12T10:19:00.002+01:00</published><updated>2010-12-12T10:22:06.228+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='notlarım'/><title type='text'>Salaten tüncina duası ve duada ellerin durumu</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ebubekirsifil.com/index.php?sayfa=detay&amp;amp;tur=gazete&amp;amp;no=613"&gt;''Duada ellerin kimi yerlerde ters çevrilmesine gelince, en-Nevevî, İbn  Hacer ve daha başkalarının da belirttiği gibi herhangi bir bela ve  sıkıntının kaldırılması için yapılan duada &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;sünnet olan&lt;/span&gt; ellerin arkasının  göğe çevrilmesidir. Diğer dualarda ise ellerin içinin göğe çevrilmesi  sünnettir.[4]''&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dr.Ebubekir Sifil / 08.04.07 Milli Gazete&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-3986812177771401817?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3986812177771401817'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3986812177771401817'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/12/salaten-tuncina-duas-ve-duada-ellerin.html' title='Salaten tüncina duası ve duada ellerin durumu'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-3137752071773420027</id><published>2010-12-08T10:08:00.000+01:00</published><updated>2010-12-08T10:09:37.174+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='medyadan'/><title type='text'>Merinos'ta NAMAZ karşıtlığı!</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.habervaktim.com/haber/158885/merinosta_namaz_karsitligi.html"&gt;Merinos'ta NAMAZ karşıtlığı!&lt;br /&gt;2 bin işçinin çalıştığı Merinos'ta namaz kılmak yasak..&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Merinos Halı&lt;/span&gt;'nın sahibi İbrahim Erdemoğlu, skandal sözler sarfetti. “Cuma namazları dahi olsa hiçbir şekilde namaza izin vermem.”&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-3137752071773420027?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3137752071773420027'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3137752071773420027'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/12/merinosta-namaz-karstlg.html' title='Merinos&apos;ta NAMAZ karşıtlığı!'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-6623197570021893102</id><published>2010-12-06T14:57:00.002+01:00</published><updated>2010-12-06T14:58:42.527+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>EHL-İ KİTAP İLE ARAMIZDAKİ 'ORTAK KELİME' / Dr.Ebubekir Sifil</title><content type='html'>Pek çok ayetinde Ehl-i Kitab'ı "şirk" ile  vasıflandırmış bulunan Kur'an'ın, 3/Âl-i İmrân, 64. ayette onlarla  aramızda "ortak" bir kelime/söz/ilkeden bahsetmesini nasıl anlamalı? &lt;p align="justify"&gt;Öncelikle bu ayette geçen ve tırnak içinde  verdiğim "ortak" kelimesiyle ifade edilen "sevâun"dan başlayalım. Bunun,  "ortak" diye çevrilmesi, Müslümanlar ile Ehl-i Kitap arasında  müştereken kabul edilmiş bir iman umdesi çağrışımı yaptığı için  sakıncalıdır. Gerek tefsir, gerekse lugat kaynaklarının ağırlıklı olarak  bu kelimeyi "adl" ile karşılamış ve İbn Mes'ûd (r.a) mushafında "sevâ"  yerine "adl" kelimesinin zikredilmiş olması, İbn Atıyye'nin (bkz.  "el-Muharraru'l-Vecîz", I, 449) bu noktadaki tavrı üzerinde dikkatle  düşünmemizi gerektiriyor. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;İbn Atıyye, belirttiğim yerde özetle ve anlam  olarak şöyle der: "Bana göre burada "sevâun" kelimesi özel bir şekilde  tefsir edilmelidir. Bu ayet, bütün insanlar için aynı seviyede önemli ve  geçerli olan anlamlara davet etmektedir. Ayetin muhatapları, bir kısmı  diğerlerini rabb edinmiş olmakla aynı seviyede değildir. Ayet bu çağrıyı  yapmakla onları, hiç kimsenin başkasından üstünlüğünün söz konusu  olmadığı Hakk'ı kabule davet etmektedir…" &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;"Ha ortak, ha adil; ne fark eder?" diyebilecekler  için hemen belirteyim ki, burada bu kelimeye "ortak" anlamı  verdiğimizde, Ehl-i Kitab'ın, yalnızca Allah Teala'ya kulluk etme, O'na  herhangi bir şeyi ortak koşmama ve O'nunla birlikte başkalarını rabb  edinmeme konusunda aynen Müslümanlar gibi inanıp düşündüğünü ve bu  ilkelerin, Müslümanlar'la onlar arasında ortak/müşterek olduğunu  söylemiş oluyoruz.  &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Peki Ehl-i Kitap bundan farklı bir şey mi söylüyor? &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Bu soruya "evet" (1) diyebilmek için, ayetteki  vurguyu göz ardı etmek ve Ehl-i Kitab'ın hakikat-i halini onlar adına  türlü tevillere tabi tutmak gerekir.  &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;İlk olarak burada Ehl-i Kitab'ın –ki Fahruddîn  er-Râzî ve başka müfessirler burada bilhassa Hristiyanlar'ın kast  edilmiş olduğu görüşünü tercih etse de, doğrusu, et-Taberî ve daha başka  müfessirlerin de belirttiği gibi, Ehl-i Kitab'ın her iki cenahının da  kastedildiğini söylemek olmalıdır–, birbirini tamamlayan üç hususu  kabule davet edildiğine dikkat edilmelidir: &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Bu üç husus, onların "peygamber" ve "din adamı"  telakkilerindeki çarpıklığı gündeme getirmekte, peygamberleri  (9/et-Tevbe, 30) ve din adamlarını/dinî mercileri (9/et-Tevbe, 31) Allah  Teala'ya ortak koşmamalarını ihtar maksadı taşımaktadır. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Ehl-i Kitap aksini ne kadar iddia ederse etsin,  onların haham ve papazlarıyla ilişkisi Kur'an nazarında "şirk"tir.  Tevrat ve İncil'in Yahudi ve Hristiyan din adamlarınca yapılan  yorumlarının bizzat bu kitaplar kadar bağlayıcı kabul edilmesi bunun en  canlı şahididir. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;İşte mevzu-i bahsimiz olan ayette bu noktaya  vurgu yapılmakta ve Ehl-i Kitap, peygamberleri, din adamlarını ve  dinî/kurumsal mercileri rabb edinme tavrından vaz geçmeye  çağırılmaktadır. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Tekrar başa dönecek olursak; "sevâun" kelimesine  "ortak" anlamı verilmesi ancak şöyle bir tefsir ile mümkündür: Ey Ehl-i  Kitap! Madem Allah Teala'ya şirk koşmadığınızı iddia ediyorsunuz;  aramızda bir ortak nokta var demektir. O halde bunun gereğini yapın.  Biz, Allah Teala'ya şirk koşmak anlamına gelen her türlü tutum ve inancı  reddettiğimizi açıkça söylüyor ve gereğini yapıyoruz. Haydi siz de  insanların birbirini rabb edinmesi ve dolayısıyla şirk anlamına gelen  inanç ve tutumlarınızdan vaz geçin. Tevhid'in gereğini yerine getirin;  kavlinizle fiiliniz, sözünüzle inancınız, iddianızla vakıa çelişmesin.  &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Şimdi soru şu: Acaba Kur'an pek çok ayetinde  Ehl-i Kitab'ın küfür ve şirk içinde bulunduğunu vurgularken (bu  ayetlerin bir dökümü için bkz. "Modern İslam Düşüncesinin Tenkidi", I,  309-11), Ehl-i Kitap ile aramızda çok önemli bir fark bulunmadığını  ileri süren şu satırları nasıl anlamalıyız: &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;"… Zaten dikkatlice bakıldığında görülecektir ki  ehl-i kitapla temel noktalarda birlikteyiz. Daha meşhur ifadesiyle  amentüde ittifakımız vardır. Çünkü Allah'ın gönderdiği kitapların hemen  hepsinde tekrarlanan amentüdür: Allah birdir. Peygamberler haktır.  Melekler vardır. Kitaplar gönderilmiştir. Ahiret vardır. Ölen insanlar  bir gün dirilecek, yaptıkları iyiliklerin mükafatını, kötülüklerin de  mücazatını göreceklerdir.  &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;"Bu temel noktalar bir amentüden başkası değildir  ve biz ehl-i kitapla bu amentüde müttefikiz. Garip olan şudur ki  ittifak ettiğimiz amentüyü öne geçirmiyor da ihtilaf ettiğimiz  teferruatı ileri sürüp mutlak küfre karşı dayanışmamıza engel olarak  görüyoruz. Halbuki temelde ittifak varken teferruattaki ihtilaflara  takılıp kalmak makul değildir." (&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ahmed Şahin, Zaman,&lt;/span&gt; 17 Nisan 2000) &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Ne dersiniz, Ehl-i Kitap mı değişti, yoksa…? &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;(1) Bu cümle, "Bu soruya "hayır" diyebilmek  için..." şeklinde olması gerekirken,  sehven "evet" kelimesi  kullanılmıştır. Düzeltir, bu yanlışlığa dikkat çeken muhterem Ahmet  Aydın'a teşekkür eder, okuyuculardan özür dilerim. (E.S.) &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-6623197570021893102?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6623197570021893102'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6623197570021893102'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/12/ehl-i-kitap-ile-aramizdaki-ortak-kelime.html' title='EHL-İ KİTAP İLE ARAMIZDAKİ &apos;ORTAK KELİME&apos; / Dr.Ebubekir Sifil'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-7606188365958828577</id><published>2010-12-06T14:50:00.001+01:00</published><updated>2010-12-06T14:51:56.666+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='notlarım'/><title type='text'>"Lâ ilâhe illallâh diyen Cennet'e gider"</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ebubekirsifil.com/index.php?sayfa=detay&amp;amp;tur=gazete&amp;amp;no=304"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;''Şu halde "Lâ ilâhe illallâh diyen Cennet'e gider" hadisinin,  "Peygamber'e inanmasa da böyledir" tarzında anlaşılması doğru değildir.  Aksine bu hadisin anlamı, "Bu sözü, Hz. Peygamber (s.a.v)'e ittiba ve  iktida ederek söyleyen kimse Cennet'e gider"dir.'' &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;Dr.Ebubekir Sifil&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-7606188365958828577?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/7606188365958828577'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/7606188365958828577'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/12/la-ilahe-illallah-diyen-cennete-gider.html' title='&quot;Lâ ilâhe illallâh diyen Cennet&apos;e gider&quot;'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-4791575392128800703</id><published>2010-12-05T10:44:00.004+01:00</published><updated>2010-12-06T13:56:52.065+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Nazlı Ilıcak'dan..</title><content type='html'>Bugün Nazlı Ilıcak'dan bu blogun tarzının dışında beğendiğim iki yazı paylaşacağım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kardeş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kardeş, bir insanın zorunlu ARKADAŞIDIR. Arkadaş ise, kendi seçtiği KARDEŞİDİR."&lt;br /&gt;Aşk ve arkadaşlık bir gün yolda karşılaşır.&lt;br /&gt;Aşk, kendinden emin bir şekilde sorar: "Ben senden daha samimi ve daha cana yakınım. Sen niye varsın ki dünyada?"&lt;br /&gt;Arkadaşlık cevap verir:&lt;br /&gt;- Sen gittikten sonra bıraktığın gözyaşlarını silmek için.&lt;br /&gt;(Necla Sanlı'ya teşekkürler)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İki eş durumu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksiye bindiğimde, şoför, "Mükemmel zamanlama, aynı Mehmet gibisin" dedi.&lt;br /&gt;"Mehmet kim?" diye sordum.&lt;br /&gt;- Mehmet Türk... O, her şeyi zamanında yapan bir adamdı. Sokağa çıkar çıkmaz, hemen taksi bulmak kolay değil. Mehmet Türk bunu başarırdı.&lt;br /&gt;"Herhalde hep şansı yaver giderdi" diye mırıldandım.&lt;br /&gt;- Hayır, diye itiraz etti şoför. "O her şeyi harika yapardı. Bir tenor gibi şarkı söyler, Broadway sanatçısı gibi dans ederdi; piyano çalışını duymalıydın, harika bir adamdı. Hafızası bilgisayar gibiydi, herkesin doğum gününü bilirdi. ''&lt;br /&gt;- Vay be! Önemli biri yani...&lt;br /&gt;Şoför devam etti:&lt;br /&gt;- Mehmet, en çabuk gidilecek yolları bilir, trafiğe hiç takılmazdı; benim gibi değildi. Kadınlardan anlardı; giyimine özen gösterirdi. Ayakkabıları hep parlardı. Mükemmel bir insandı. Hayatta tek bir hata bile yapmamıştır.&lt;br /&gt;"Ne muhteşem biri... Onunla nasıl tanıştın?" diye sormadan edemedim.&lt;br /&gt;- Ben aslında Mehmet ile hiç tanışmadım. O ölmüş; ben onun kahrolası karısıyla evlendim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-4791575392128800703?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/4791575392128800703'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/4791575392128800703'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/12/nazl-ilcakdan.html' title='Nazlı Ilıcak&apos;dan..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-6307567365422051038</id><published>2010-11-29T19:13:00.000+01:00</published><updated>2010-11-29T19:14:47.649+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Karaman hocanın “var”ları ve “yok”ları 23 / Dr. Ebubekir Sifil</title><content type='html'>&lt;p&gt;Prof. Dr. Hayreddin Karaman hocanın kendi sorduğu "İslam'da Ne Var Ne  Yok" sorusuna verdiği cevaplar içinden medar-ı itiraz gördüğüm  hususları ihtiva eden yazılara bugün son vermiş olacağım. Bir "toparlama  yazısı" olarak bu yazıda birkaç hususun altını çizmeyi gerekli  görüyorum:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Söz konusu yazılara girizgâh olarak kaleme aldığı satırlarda Karaman hoca şöyle demişti:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"Örneklere geçmeden önce "İslam'da şu var, bu yok" demenin "usulü" üzerine bir iki cümle yazalım.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"Üzerinde ittifak edilmiş inanç, ibadet ve hayat kuralları "İslam'da vardır", bunlar için bir mümin "Bu İslam'da yok" diyemez.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"Müctehidler, müfessirler, kelamcılar, sûfîler (ehliyet sahibi İslam  alimleri) bir konuda farklı görüş, yorum, ictihad ileri sürmüş olurlarsa  "göreceli olarak; yani filan alime, mezhebe, yoruma göre İslam'da var,  filana göre yok veya farklı" denir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"Muteber İslam alimleri ittifakla bir hüküm, kural veya uygulamanın  İslam'a aykırı olduğunu, İslam'da böyle bir şeyin olmadığını açıklamış  olurlarsa "bu da İslam'da yoktur" kısmına girer.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"İslam alimlerinin hüküm ve kararları, beşer üstü bir bilgi kaynağına  değil, çalışan herkesin elde edebileceği "İslam ilmine" dayanır. İslam  ilminin kaynağı vahiy ve -duyu organlarının verileri de dahil olmak  üzere- akıldır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"İman esaslarının mümin olmak için şart; namaz, oruç, hac, zekat gibi  ibadetlerin -ehliyet şartlarına göre- farz olması, alkollü içki  kullanmanın, zinanın, faizin, yalanın, iftiranın, haksızlığın  (zulmün)... haram olması İslam'da vardır; detayları tartışılabilir ama  asılları tartışma dışıdır..."&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İbretle görüyoruz ki, bu genel çerçeveyi çizen de, ona aykırı hareket  eden de hocanın kendisidir. Nasıl mı? Yukarıdaki iktibasta geçen  "Muteber İslam alimleri ittifakla bir hüküm, kural veya uygulamanın  İslam'a aykırı olduğunu, İslam'da böyle bir şeyin olmadığını açıklamış  olurlarsa "bu da İslam'da yoktur" kısmına girer" cümlesini alın ve  hocanın "İslam'da yoktur" dediği meselelere uygulayın. Göreceksiniz ki  hocanın "İslam'da yoktur" başlığı altına soktuğu meselelerin hiç birisi  bu ilkeyle örtüşmüyor. Ne recm meselesinde, ne taaddüd-i zevcat  meselesinde, ne de "kadının dövülmesi" ifadesiyle ele alınan meselede ve  diğerlerinde muteber İslam alimleri ittifakla "İslam'da böyle bir şey  yoktur" demiştir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Hal böyleyken hoca bu meselelerin İslam'da olmadığını kimi zaman  başlığa çekerek, kim zaman da dolaylı anlatımlarla söyleyebilmiştir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Hoca diyebilir ki, "Banim için bütün ümmet ulemasının ittifakı  esastır. Dolayısıyla üzerinde asırlar önce ittifak oluşmuş herhangi bir  meselede bugünün alimleri farklı görüş serdedebilir. Dolayısıyla böyle  meselelerde "muteber İslam alimlerinin ittifakı" söz konusu edilemez.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Biz de deriz ki: Buradaki "muteber İslam alimleri" kimdir ve buradaki  "ittifak"tan kasıt nedir? Bizim için, "şu mezhebe, alime, yoruma göre  vardır"dan daha öte bir anlam ifade eden nice hususlar vardır ki, bizim  müslümanlığımızın alamet-i farikasını oluşturur. Sahabe'nin adaleti  meselesi böyledir mesela. Oysa bu meselede "İslam alimi" tanımı altına  girenlerden sadece Ehl-i Sünnet'e -bir de Şia'nın "Zeydiyye" kolu gibi  birkaç alt fırkaya- mensup olanlar ittifak etmiştir. Hocanın çizdiği  çerçeveye göre pekala "izafiler" arasına girebilecek olan bu mesele  bizim için vazgeçilmezdir...&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu yazıları kaleme alırken, hak/doğru bildiğim hususları eğip  bükmeden söyleme mükellefiyetinin gereğini yerine getirmekten başka bir  amacım olmadı. Bunu yaparken İslami edep sınırlarının ve ilmî ölçülerin  dışına çıkmamaya gayret ettim. Bu çerçevede hocanın, kendisine o  yazıları bağlamında ileri sürülen itirazlara cevap  sadedinde kaleme  aldığı yazılardaki birkaç noktanın mutlaka açıklığa kavuşturulması  gerekiyor. Önümüzdeki birkaç yazıda o hususlara değineceğim inşaallah.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-6307567365422051038?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6307567365422051038'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6307567365422051038'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/11/karaman-hocann-varlar-ve-yoklar-23-dr.html' title='Karaman hocanın “var”ları ve “yok”ları 23 / Dr. Ebubekir Sifil'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-9125881500353324679</id><published>2010-11-27T14:12:00.000+01:00</published><updated>2010-11-27T14:14:36.140+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Karaman hocanın “Var”ları ve “Yok”ları 22 / Dr.Ebubekir Sifil</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.milligazete.com.tr/makale/karaman-hocanin-varlari-ve-yoklari-22-183056.htm"&gt;Gelelim Efendimiz (s.a.v)'in, Hz. Ali (r.a)'ın Hz. Fâtıma (r.anha)  validemiz üzerine başka bir kadınla evlenmesini onaylamaması meselesine.&lt;/a&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a href="http://www.milligazete.com.tr/makale/karaman-hocanin-varlari-ve-yoklari-22-183056.htm"&gt;Her şeyden önce bu olayın genelleştirilip başka evlilikler hakkında  "ilke" haline getirilebilmesi için, Efendimiz (s.a.v)'in başka taaddüd-i  zevcat girişimlerine engel olup olmadığını araştırmak gerekir. Bu da  yetmez, eğer böyle bir olay/rivayet bulunabilirse, Efendimiz (s.a.v)'in  maksadının taaddüd-i zevcat müessesesinin kötüye kullanıldığı gibi bir  gerekçeye dayanarak böyle bir yasaklamaya gittiğinin ortaya konulması  icab eder.&lt;/a&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a href="http://www.milligazete.com.tr/makale/karaman-hocanin-varlari-ve-yoklari-22-183056.htm"&gt;Esasen bütün bunların üstünde ve ötesinde bir gerçek var: Hz. Ali  (r.a)'ın, eşi Hz. Fâtıma (r.anha) validemizin üzerine nikâhlamak  istediği kadın, İslam'ın ve Efendimiz (s.a.v)'in azılı düşmanı Ebû  Cehil'in kızıdır! Efendimiz (s.a.v), o kadınla yapılacak evliliği  onaylamayacağını ifade buyururken bu noktanın altını çizmiş ve şöyle  buyurmuştur: "... Ben bir helali haram ve bir haramı helal kılmıyorum.  Fakat Allah'a yemin olsun ki, Allah'ın Resulünün kızı ile Allah'ın  düşmanının kızı asla bir mekânda bir araya gelmeyecektir."3&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-9125881500353324679?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/9125881500353324679'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/9125881500353324679'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/11/karaman-hocann-varlar-ve-yoklar-22.html' title='Karaman hocanın “Var”ları ve “Yok”ları 22 / Dr.Ebubekir Sifil'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-6677042455333194496</id><published>2010-11-26T10:12:00.003+01:00</published><updated>2010-11-27T14:15:32.673+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Karaman hocanın ''var''ları ve ''yok''ları 21 / Dr.Ebubekir Sifil</title><content type='html'>''Hz. Ali (r.a)'ın Hz. Fâtıma (r.anha) validemiz  üzerine evlenmek istemesinin Efendimiz (s.a.v) tarafından kesin bir  şekilde men edilmesi hadisesini ileri sürerek çok eşliliğe karşı  "Hepimiz Fâtımayız" diye bayrak açan hocanın atladığı önemli gerçekler  var.  &lt;p align="justify"&gt;Bunlardan birisi, Efendimiz (s.a.v)'in, Sahabe'den herhangi birisini taaddüd-i zevcattan men etmemiş olmasıdır.  &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Bir diğeri, Hz. Ali (r.a)'ın, Hz. Fâtıma (r.anha)  validemiz vefat ettikten sonra birden fazla kadınla evlilik  uygulamasını vefat edene kadar sürdürmüş olmasıdır. Bu hususla ilgili  olarak bir önceki yazıda bir-iki örnek zikretmiştim. Bu noktayı biraz  daha açmakta fayda var: &lt;/p&gt;Hz. Ali (r.a), Hz. Fâtıma (r.anha) validemizin  vefatından sonra pek çok kadınla evlenmiştir. Bu kadınlarla yaptığı  evliliklerden 14'ü erkek, 17'si (veya 19'u) kız olmak üzere 31 (veya 33)  çocuğu dünyaya gelmiştir.''  devamı&lt;a href="http://www.ebubekirsifil.com/index.php?sayfa=detay&amp;amp;tur=gazete&amp;amp;no=1079"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; burada&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-6677042455333194496?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6677042455333194496'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6677042455333194496'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/11/karaman-hocann-varlar-ve-yoklar_26.html' title='Karaman hocanın &apos;&apos;var&apos;&apos;ları ve &apos;&apos;yok&apos;&apos;ları 21 / Dr.Ebubekir Sifil'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-1806910635685942326</id><published>2010-11-25T17:01:00.001+01:00</published><updated>2010-11-25T17:03:23.353+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir'/><title type='text'>Herşey sende gizli</title><content type='html'>&lt;span style="font-size: 16pt; font-family: arial; font-style: italic;font-family:Verdana;font-size:100%;"  &gt;Herşey sende gizli&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerin seni çektiği kadar ağırsın&lt;br /&gt; Kanatların çırpındığı kadar hafif..&lt;br /&gt; Kalbinin attığı kadar canlısın&lt;br /&gt; Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...&lt;br /&gt; Sevdiklerin kadar iyisin&lt;br /&gt; Nefret ettiklerin kadar kötü..&lt;br /&gt; Ne renk olursa olsun kaşın gözün&lt;br /&gt; Karşındakinin gördüğüdür rengin..&lt;br /&gt; Yaşadıklarını kar sayma:&lt;br /&gt; Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Ne kadar yaşarsan yaşa,&lt;br /&gt; Sevdiğin kadardır ömrün..&lt;br /&gt; Gülebildiğin kadar mutlusun&lt;br /&gt; Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin&lt;br /&gt; Sakın bitti sanma her şeyi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Sevdiğin kadar sevileceksin.&lt;br /&gt; Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer&lt;br /&gt; Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın&lt;br /&gt; Bir gün yalan söyleyeceksen eğer&lt;br /&gt; Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.&lt;br /&gt; Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret&lt;br /&gt; Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın&lt;br /&gt; Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın&lt;br /&gt; Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.&lt;br /&gt; Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın&lt;br /&gt; Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.&lt;br /&gt; Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; İşte budur hayat!&lt;br /&gt; İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın&lt;br /&gt; Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün&lt;br /&gt; Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun&lt;br /&gt; Çiçek sulandığı kadar güzeldir&lt;br /&gt; Kuşlar ötebildiği kadar sevimli&lt;br /&gt; Bebek ağladığı kadar bebektir&lt;br /&gt; Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,&lt;br /&gt; Sevdiğin kadar sevilirsin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Can Yücel&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-1806910635685942326?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1806910635685942326'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1806910635685942326'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/11/hersey-sende-gizli.html' title='Herşey sende gizli'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-1459430827254925749</id><published>2010-11-11T09:39:00.003+01:00</published><updated>2010-11-11T09:51:46.859+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Muhterem Dr.Ebubekir Sifil hocanın nefis bir makalesi daha..</title><content type='html'>Muhterem Dr. Ebubekir Sifil ile Karaman arasındaki &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Hayrettin Karaman Hocanın ''Var''ları ve ''Yok''ları &lt;/span&gt;adı altında 18 makalede geçen münazarayı dikkatle okuyanların; Karaman hocanın, bu yazılara cevaben Muhterem Ebubekir hocanın ismini zikretmeye bile tenezzül etmeyişi, ilim ve ahlak ölçülerinden dem vuruşu da gözlerden kaçmamıştır.&lt;br /&gt;Yazısındaki kaynaklardan birisi de Seyyid Sabık..Benim muteber olmayanlar listemde yer alan bir isim..O da mezhepsiz..&lt;br /&gt;Zaten kensini mezhepler üstü allame görenlerin, farkına varmadıkları bir durumdur; mezhep tanımayan, kendisini mutlak müctehid olarak görenler, yine de birbirlerini ''taklid'' etmekten kaçınamazlar.&lt;br /&gt;Bu da aslında mezhepsizlik mezhebidir, mezhebe karşı olanların açmazlarından yalnızca birisi..&lt;br /&gt;Muhterem Ebubekir hocanın söz konusu nefis cevabi yazının &lt;a style="font-weight: bold;" href="http://www.ebubekirsifil.com/index.php?sayfa=detay&amp;amp;tur=gazete&amp;amp;no=1074"&gt;tamamını buradan okumalısınız.&lt;/a&gt;Allah (cc) böyle alimleri iki cihanda da yüceltsin.Amin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-1459430827254925749?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1459430827254925749'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1459430827254925749'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/11/muhterem-drebubekir-sifil-hocann-nefis.html' title='Muhterem Dr.Ebubekir Sifil hocanın nefis bir makalesi daha..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-8498845315215879529</id><published>2010-11-08T18:58:00.009+01:00</published><updated>2011-05-25T20:59:16.093+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir'/><title type='text'>şimdi zaman hazana demirlemiş..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/TNg_JJ7jypI/AAAAAAAAAeQ/YeRKxNYF8TQ/s1600/snbhr.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 188px; height: 213px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/TNg_JJ7jypI/AAAAAAAAAeQ/YeRKxNYF8TQ/s200/snbhr.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5537245168369126034" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık hayat siyah-beyaz ve mat !&lt;br /&gt;Renkler ölgün,&lt;br /&gt;Gönül yorgun..&lt;br /&gt;Şimdi zaman, hazana  demirlemiş..&lt;br /&gt;Yapraklarda sarının tonları,&lt;br /&gt;Hüznün konfetileri gibi,&lt;br /&gt;Saçılmışlar  gönül ovama.&lt;br /&gt;Sokaklar kan gölü, puslu, pusulu !&lt;br /&gt;Sevgi, kalleşin bıçağında kurban!&lt;br /&gt;İnsana saygı karaborsa,&lt;br /&gt;Ehl-i sünnet garip ve devletsiz..!&lt;br /&gt;Namert saltanatında,&lt;br /&gt;Ahlak mı, çoktan sözlüklerde kaldı.&lt;br /&gt;Ahir zaman bu işte, böyle bir şey&lt;br /&gt;Ve bizler tam merkezinde,&lt;br /&gt;Yaşadığımızı sanan canlı cenazeleriz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-8498845315215879529?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/8498845315215879529'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/8498845315215879529'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/11/simdi-zaman-hazana-demirlemis.html' title='şimdi zaman hazana demirlemiş..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/TNg_JJ7jypI/AAAAAAAAAeQ/YeRKxNYF8TQ/s72-c/snbhr.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-2691308754917211825</id><published>2010-11-02T12:03:00.004+01:00</published><updated>2010-11-02T12:42:03.477+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Dini sembollere dair</title><content type='html'>"Dine hürmet, bir anlamda bu sembollere hürmetten  geçmektedir.  &lt;p align="justify"&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Ya da şöyle diyelim: Bu sembollere  hürmetsizliğin, doğrudan doğruya dinin kendisine yönelik bir  hürmetsizlik anlamı taşıyacağına özellikle dikkat edilmelidir.  &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Modern kültür içinde zaman zaman mizahı yapılan,  küçültülen şeylerin dine ait şeyler olduğu gerçeğini göz ardı  ettiğimizde, aslında dinle aramızdaki irtibatı kendi elimizle  zayıflattığımız gerçeğini görmezden gelmiş oluyoruz.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Sembollere Saygı ve İman &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Efendimiz s.a.v. şöyle buyurur: “Sizden birinizin  göğüs kafesinde iman, elbisenin eskidiği gibi eskir. Öyleyse (sık sık)  Allah Tealâ’dan, kalplerinizde imanı yenilemesini dileyin.” (Hâkim,  Taberânî) &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Bu Nebevî uyarı, imanımızı her an diri ve canlı  tutmanın yollarını aramanın ihmale gelmez bir farz olduğunu anlatır.  Şüphesiz bunun çeşitli yolları vardır. İbadetlerimizi aksatmadan ve  şuurlu bir şekilde yerine getirmek, çokça Kur’an okumak, zikrullaha  devam etmek, salih insanlarla birlikte olmak… bu çerçevede  zikredilebilecek hususların başında gelir. Yine bu konuda dikkat  edilmesi gereken bir nokta da, günahlardan, münkerata düşmekten ve imanı  zayıflatacak durum ve ortamlardan uzak durmaktır.Dinin kendisi ve hükümleri kadar, dini temsil eden ve dinî anlam taşıyan  sembol, kavram ve değerlere gereken saygı ve hassasiyetin gösterilmesi  de bu cümledendir. Hatta günümüz şartlarında biz farkında olmadan  imanımızın eskimesine, yıpranmasına sebep olan en sinsi tehlikenin bu  konudaki gevşeklik olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Bu sebeple alimlerimiz, dinî sembol, kavram ve  değerlere gösterilmesi gereken hassasiyeti göstermemeyi ya da onlara  saygısızlık anlamına gelen davranışlara sessiz kalarak onaylamayı, imanı  ciddi anlamda tehlikeye sokan hususlar arasında zikretmiştir.  &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Söz gelimi, sırf tahkir etmek amacıyla alim  birisine “alimcik” demek, fıkıh, tefsir, hadis… gibi dinî ilimlere ve bu  ilimler hakkındaki eserlere saygısızlık göstermek, bu fiilleri işleyen  kimsenin itikadî durumunu ciddi tehlikelere sokar. (Şerhu’l-İmâm Ali  el-Karî alâ Kitâbi Elfâzi’l-Küfr, 165-167) &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt; "&lt;a href="http://www.ebubekirsifil.com/index.php?sayfa=detay&amp;amp;tur=dergi&amp;amp;no=111"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Dr.Ebubekir Sifil&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-2691308754917211825?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/2691308754917211825'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/2691308754917211825'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/11/dini-sembollere-dair.html' title='Dini sembollere dair'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-154670396623983242</id><published>2010-11-01T07:36:00.001+01:00</published><updated>2010-11-01T07:38:26.159+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Karaman hocanın “Var”ları ve “Yok”ları / Dr.Ebubekir Sifil</title><content type='html'>&lt;p&gt;Prof. Dr. Hayreddin Karaman hoca, "İslam'da Ne Var Ne Yok?" sorusuyla  başlattığı seri yazılarına kölelik ve cariyelik meselesiyle devam  ediyor ve "Köle Ve Cariye Yok (Olmalıydı)" başlığı altında şöyle diyor:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"İslam'da var sanılan veya gösterilen birkaç konuya temas etmekte  olduğum yazılarımda bugün kölelik meselesine geldik. Diğer konularda  "yok" dediğim halde bu konuda "yok olmalıydı" dedim. Bundan maksadım  şudur:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"Temel kaynağımız Kitab'a ve onun açıklaması, uygulaması mahiyetinde  olan sünnete baktığımda şu sonuca varıyorum: İslam gelince önce köle ve  cariyelerin perişan durumları ıslah edilecek, sonra da -İslam'ın aldığı  tedbirler ve yaptığı düzenlemeler sayesinde- zaman içinde İslam  toplumunda köle ve cariye kalmayacaktı. Vakıa böyle oldu mu? Hayır. Peki  kusur kimde, dinde mi, Müslümanım diyenlerde mi? Şüphesiz zevklerini ve  menfaatlerini ilahi maksada tercih eden Müslümanlarda.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"Önce temel kaynaklara göre köle ve cariye konusuna bakalım, sonra da  olup bitene göz atalım.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"Seyyid Sabık, Fıkhu's-sünne isimli kitabında bu konuyu olması  gerektiği gibi şöyle özetlemiş:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"Kur'an-ı Kerim'de köleleştirmeyi serbest bırakan bir ayet yoktur,  aksine mevcut köleleri azad etmeye çağrı vardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"Peygamberimiz'in (s.a.) herhangi bir esiri köleleştirdiği sabit  değildir, aksine Mekke, Benî-Mustalık ve Huneyn esirlerini serbest  bırakmıştır. Cahiliyye devrinde köleleştirilmiş kimselerden kendinde  bulunanlar ile yine kendine hediye edilen köleleri azad etmiştir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"Raşid halifeler bazı esirleri misilleme sebebiyle  köleleştirmişlerdir, ancak onlar da, daha önce mevcut köleleştirme  şekillerini haram bilmiş, bunu yalnızca "devletin, Müslüman olmayan  düşmanlarına karşı ilan ettiği meşru savaşta alınan esirler" ile  sınırlamışlardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"İslam bu sınırlama dışında mevcut kölelerin durumlarını düzeltmiş,  onlara iyi davranılmasını sağlamış ve hürriyete kavuşma kapısını sonuna  kadar açmıştır..."&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Öncelikle dikkatinizi Hoca'nın, buram buram modernite kokan giriş  cümlelerine çekmek isterim Meşruiyetlerini ispat sadedinde kendi  tarihselliklerini mutlaklaştırıp, her halukârda modern zamanlardakinden  daha arı-duru ve daha doğru olduğunda şüphe bulunmayan ve ilk  nesillerden tevarüs eden çizgiyi mahkûm etmek İslam'ın tarih içinde  yanlış anlaşılıp yanlış uygulandığı temel tezini savunan modernistlerin  karakteristik tavrıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu tavrın, her fırsatta kendisini anti-modernist bir çizgiye  konuşlandıran Karaman hocadan sadır olması üzerinde ciddi olarak  düşünülmesi gereken bir husustur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İkinci nokta, yazının kurgusuyla ilgili: Hoca'nın "yoktur" dediği  recm vesaire ile "yok olmalıydı" dediği kölelik/cariyelik arasında  kaynaklarda yer almak ve hüküm olarak kabul, müdafaa ve icra edilmek  bakımından herhangi bir fark olmadığı halde niçin diğer konular "yoklar"  grubundadır da kölelik/cariyelik "yok olması gerekirken olmamış"tır?  Hocaya, diğer hususların "kesin yok"lar arasında bulunduğunu düşündüren  hangi "okuma biçimi" ola ki?!..&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Meselemize dönecek olursak;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"İslam'da kölelik/cariyelik yoktur" önermesinin, "Çünkü İslam her  vesileyle köle azad etmeyi teşvik etmiştir" tesbitiyle  gerekçelendirilemeyeceği, Mantık'tan az-buçuk anlayan herkesin  kolaylıkla fark edeceği bir gerçek. Sormazlar mı insana: Köleliği  ortadan kaldırmanın yolu kölelik kurumunu tamamen yasaklamak mıdır,  yoksa bir taraftan bu kapıyı açık bırakıp diğer taraftan köle azadını  teşvik etmek mi?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İçkiyi, faizi ve diğer muharrematı (kimini def'aten, kimini tedricen  de olsa nihai noktada) kesin bir şekilde yasaklayan İslam, acaba hangi  hikmete binaen kölelik kurumunu muharremat arasına alıp ilanihaye  yasaklamamıştır?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Devam edecek.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-154670396623983242?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/154670396623983242'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/154670396623983242'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/11/karaman-hocann-varlar-ve-yoklar.html' title='Karaman hocanın “Var”ları ve “Yok”ları / Dr.Ebubekir Sifil'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-1160654700322568473</id><published>2010-10-31T17:41:00.000+01:00</published><updated>2010-10-31T17:43:20.345+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Bediüzzaman hazretleri..</title><content type='html'>"Üçüncü olarak Bediüzzaman merhumun o tesbit ve beyanları Risale-i Nur  hakkındaki külli bir tavsiften ibarettir. Risaleler'in her bir cüz'ü,  her bir pasajı ve cümlesi için ferden ferda geçerli bir hususiyet olarak  anlaşılmamalıdır. &lt;p&gt;Bu noktayı biraz açalım: Bediüzzaman, Risale-i Nur'un Kur'an'ın bir  tefsiri olduğunu, ihtiva ettiği hakikatlerin Kur'an'a ait olduğunu ve  kendisinin sadece bir "tercüman" mesabesinde bulunduğunu sıklıkla ifade  eder. Aslına bakılırsa bu bir hakikattir ve sadece Risale-i Nur'a mahsus  değildir. Kur'anî hakikatleri şerh ve beyan eden her çalışmanın  kıymeti, aslında dile getirdiği hakikatlerin kaynağına racidir." &lt;a style="font-weight: bold;" href="http://www.milligazete.com.tr/makale/okuyucu-sorulari-26-bediuzzaman-ve-risale-i-nur-11-180799.htm"&gt;Dr.Ebubekir Sifil&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-1160654700322568473?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1160654700322568473'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/1160654700322568473'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/10/bediuzzaman-hazretleri.html' title='Bediüzzaman hazretleri..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-6550095015330753226</id><published>2010-10-30T11:51:00.000+02:00</published><updated>2010-10-30T11:52:43.788+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Karaman hocanın “Var”ları ve “Yok”ları / Dr.Ebubekir Sifil</title><content type='html'>&lt;p&gt;Hocanın, recmle ilgili yazılarını nihayetlendirirken kullandığı ifade  hayli dikkat çekici:  "İslam alimleri arasında recim cezasının değişmez  bir ceza olmadığını veya Yahudi şeriatına ait olan bu cezayı İslam'ın  kaldırdığını ve şeriat adına uygulamanın mümkün ve caiz olmadığını  savunan önemli isimler vardır. Bu sebeple günümüzde İslam aleyhine  kullanılan ve insanları İslam'dan korkutmaya yarayan bir cezayı  sahiplenmek ve savunmak uygun değildir."&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Tarihin herhangi bir döneminde İslam'ın herhangi bir hükmünü  tartışmaya açan birisinin varlığının bizi "bu hüküm tartışmalıdır"  noktasına götürmesi normal değil. Prof. Dr. Hayreddin Karaman hocada  sıklıkla görmeye başladığımız bu tavrın -hoca Fıkıhçı olduğuna göre-  usulî/metodolojik ve fıkhî bir izahı da olsa gerek.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bizim bildiğimiz şudur: Eğer herhangi bir konuda icma, özellikle de  "kat'î icma" varsa, daha sonraki bir ihtilafın o icmaın ifade ettiği  bilgi ve bağlayıcılığa tesiri olmaz, icma ile ortaya konulmuş bulunan  hakikat hakikat olmaktan çıkmaz. O muhalif görüş icmaı tartışmalı  kılmaz, tam tersine, icmaya aykırılığı sebebiyle o görüşün kendisi gayri  muteber addedilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Nitekim hoca da birçok yazısında bu noktanın altını çizmiştir:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"Değişmez sahih geleneğin en önemli dayanaklarından biri de icmâdır.  Genel olarak alındığında icmâ delilinin kesin ve bağlayıcı olduğunda  ittifak vardır..."1&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"Bir konuda bütün müctehidler aynı şeyi söylemiş olurlarsa icma  oluşur ve buna muhalefet edilemez..."2&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"Mü'minlerin yanlışta, yanılgıda birleşmeyecekleri"ni bildiren hadis,  eğer onlar bir hükümde ittifak etmiş iseler (icma meydana gelmiş ise)  bunun yanlış ve batıl olamıyacağını gösterir..."3&lt;/p&gt; &lt;p&gt;"Dinin ictihada dayalı olmayan, naslarla ve bunlar üzerinde oluşmuş  icma ile sabitleşmiş kısmında ictihad da yapılamaz, değiştirme, düzeltme  ve ıslahata da gidilemez..."4&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Daha pek çok örnek verilebilinirse de, bu alıntıların, icma konusunda  Karaman hocanın tabir yerindeyse "teoriyi ortaya koyma babında"  söylediklerini net olarak yansıtmaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ne var ki iş, tek tek konuların tartışılmasına gelince hoca sanki bu  söylediklerini unutuyor ve Sahabe döneminde vuku bulmuş, dolayısıyla  "kat'î" olduğu tartışma götürmeyen icmalara muhalif görüş serd etmekte  bir beis görmüyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bir an için Fıkıh tarihini gözünüzün önüne getirin, Sahabe'nin  ictihad ve fetvaları bize kadar ulaşmış bireylerinden mezhep kurucu  müctehidlere ve diğer fukahaya kadar Fıkıh konusunda söz söylemiş, eser  yazmış, talebe yetiştirmiş bütün isimleri hızlıca hafızanızdan geçirin;  "İslam alimleri arasında recim cezasının değişmez bir ceza olmadığını  veya Yahudi şeriatına ait olan bu cezayı İslam'ın kaldırdığını ve şeriat  adına uygulamanın mümkün ve caiz olmadığını savunan önemli isimler  vardır" cümlesini onaylatabileceğiniz bir kişi bulabilecek misiniz?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ya da şöyle soralım: Modern zamanlara gelene kadar içtihad ehli,  dolayısıyla icmada görüşü itibara alınacak bir tek Allah kulu recm  cezasının değişebilir bir ceza olduğunu, Yahudi şeriatına ait olan bu  cezayı İslam'ın kaldırdığını ve onu şeriat adına uygulamanın mümkün ve  caiz olmadığını söylemiş midir?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Meselenin bir diğer vahim boyutu, hocanın yukarıda alıntıladığım son  cümlesinde yatıyor: "Bu sebeple günümüzde İslam aleyhine kullanılan ve  insanları İslam'dan korkutmaya yarayan bir cezayı sahiplenmek ve  savunmak uygun değildir."&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bütün fikir dünyalarını, modern algılara ve değer yargılarına ters  düştüğünü düşündükleri İslamî değer ve hükümlerde "tadilata" gidilmesi  gerektiği söylemi üzerine oturtan modernistlerden duymaya/okumaya alışık  olduğumuz böyle bir cümlenin hocanın kaleminden dökülmesi konusunda ne  düşünmeliyiz? Birtakım İslamî değer ve hükümlerin "şiddet içerdiği",  "insan haklarına aykırı olduğu"... gibi gerekçelerle İslam'dan tecrit  edilmesi gerektiğini savunan tipik modernist söylemle hocanın bu tavrı  arasında ne farkı var?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Devam edecek&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="dipnot"&gt;1 http://www.hayrettinkaraman.net/kitap/meseleler/0477.htm&lt;/p&gt; &lt;p class="dipnot"&gt;2 http://www.hayrettinkaraman.net/makale/0559.htm&lt;/p&gt; &lt;p class="dipnot"&gt;3 http://www.hayrettinkaraman.net/yazi/laikduzen/2/0104.htm&lt;/p&gt; &lt;p class="dipnot"&gt;4http://www.hayrettinkaraman.net/yazi/turkiyeveislam/0110.htm&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-6550095015330753226?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6550095015330753226'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/6550095015330753226'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/10/karaman-hocann-varlar-ve-yoklar.html' title='Karaman hocanın “Var”ları ve “Yok”ları / Dr.Ebubekir Sifil'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-5927040368543072839</id><published>2010-10-07T17:48:00.001+02:00</published><updated>2010-10-07T17:51:50.271+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Abdülaziz Bayındır'dan Zırvalar / Murat Yazıcı</title><content type='html'>&lt;h3 class="post-title entry-title"&gt;&lt;span style="font-weight: normal;font-size:100%;" &gt;"Doçent" titrini taşıyan (şimdi "profesör"olmuş) bu kişinin bir kitabı  elime geçti: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/h3&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;"Duada Evliyayı Aracı Koyma ve Şirk", İstanbul, 2001.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitap belli ki Sünnî Müslümanları şirk iftirasıyla karalamak için  yazılmış. Bu tezini ispatlamak isterken mantık dışı ve zorlama yorumlar  yapmakda, netice olarak çok yerde zırvalamaktadır. İleride bu kitapda  yazılı sapık görüşlere teferruatlı cevaplar yazmak ümidindeyim. Şimdilik  birkaç pasaj nakledip üzerine kısa yorum yapacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayındır demiş ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;"Ayet metninde geçen “min dûn’illah =  Allah’ın dûnundan” ifadesi “Allah’ı bırakıp da...” şeklinde tercüme  edilmiştir. Bu tercüme yanlış olmamakla birlikte Allah’tan başkasını  çağıranların Allah’ı devre dışı bıraktıkları hissini vermektedir. &lt;u&gt;Halbuki  hiç bir müşrik, Allah’ın&lt;/u&gt; varlığını ve &lt;u&gt;birliğini inkâr etmez&lt;/u&gt;.  Onun farkı, Allah ile kendi arasında, yetkisi Allah tarafından verilmiş  bir aracının varlığına inanması, onu Allah’a yakın sayıp yardımını ve  şefaatini beklemesidir. Bu konu üzerinde daha sonra durulacaktır."&lt;/span&gt;  (sayfa 10)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ali Eren'e Cevap" başlıklı yazısında bu görüşleri şöyle tekrar ediyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;"&lt;u&gt;Hiçbir kâfir veya müşrik, hiçbir  gayri­müslim Allah’ın varlığını inkâr etmez&lt;/u&gt;. Ama Allah ile kendi  arasında, yetkisi Allah tarafından ve­rilmiş bir kısım aracıların  olduğunu kabul ederek Allah’a boyun eğer gibi onlara da boyun eğer."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.suleymaniyevakfi.org/elestiriler/ali-erene-cevap.html&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakınız ne diyor, son kısmını tekrar okuyalım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;"Hiçbir kâfir veya müşrik, hiçbir gayri  müslim Allah'ın varlığını inkâr etmez."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer sadece "müşrik" kelimesini kullanmış olsaydı, belki bu cümlesine  anlaşılabilir bir ma'nâ verilebilirdi. Ancak, "hiçbir kâfir veya müşrik"  ve "hiçbir gayrı müslim" diyerek, bütün kâfirlerin Allah'ın varlığına  inandığını söylemiş oluyor. Nitekim bahsettiğim kitabında bunu tekrar  etmektedir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;"Allah’ın varlığını ve birliğini herkes  anlayıp kavrar."&lt;/span&gt; (sayfa 35)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna göre, dünyada hiç dehrî veya ateist yokmuş! Bütün kâfirler  de Allah'a inanıyormuş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Zırva te'vil götürmez" diyelim ve bu iddianın saçmalığını okuyucunun  değerlendirmesine havale edip, bir başka iddiasını ele alalım. Demiş ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;"Müşrik, Allah’ın hem varlığını hem birliğini  kabul eder."&lt;/span&gt; (sayfa 13)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Aracılık ve Şirk" isimli kitabında da şöyle yazmış:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;"Katoliklere göre Allah birdir; ondan başka  Tanrı yoktur[Katolik Kilisesi Din ve Ahlak İlkeleri, par. 215, 216 ve  222.]"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkesin ulaşabileceği bir kaynaktan okuyalım: Katolik Ansiklopedisi'nde  diyor ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:purple;"&gt;"The Trinity is the term employed to  signify the central doctrine of the Christian religion -- the truth that  in the unity of the Godhead there are Three Persons, the Father, the  Son, and the Holy Spirit, these Three Persons being truly distinct one  from another. Thus, in the words of the Athanasian Creed: "the Father is  God, the Son is God, and the Holy Spirit is God, and yet there are not  three Gods but one God." In this Trinity of Persons the Son is begotten  of the Father by an eternal generation, and the Holy Spirit proceeds by  an eternal procession from the Father and the Son. Yet, notwithstanding  this difference as to origin, the Persons are co-eternal and co-equal:  all alike are uncreated and omnipotent."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.newadvent.org/cathen/15047a.htm&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görülüyor ki, Katolikler, Müslümanların söylediği ma'nâda (Ehad  ma'nâsında) "Allah'ın birliği"nden değil, "Tanrı'nın birliği"nden (bir  tane olmasından) bahsediyorlar. İlaveten, bahsettikleri "unity"  (=birlik) içine üç ayrı şahsı koyuyorlar. Yani "Tanrının birliği"nden  bahsederken, bu "bir"in içine "üç"ü de sokuşturuyor. Diyor ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:purple;"&gt;"Tanrının birliği içinde üç şahıs vardır:  Baba, oğul ve kutsal ruh. Bu üç kişi birbirinden ayrıdır. Baba tanrıdır,  oğul tanrıdır, kutsal ruh tanrıdır, ama üç tanrı yoktur, bir tane tanrı  vardır."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi, şunu görelim: Bu çelişkili ve mantıksız ifadeyi kullanan  Katolikler için, &lt;em&gt;"Katoliklere göre Allah birdir; ondan başka Tanrı  yoktur"&lt;/em&gt; şeklinde bir tespit yapmak, açık bir saptırmadır. Eğer  Bayındır'ın bu sözü kabul edilirse, Katoliklerin "Allah Ehad'dır" (Allah  birdir) ve "Lâ ilâhe illallah" (Allah'dan başka tanrı yoktur) inancında  olduğu kabul edilmiş olur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;el-Ehad isminin ma'nâsı şöyledir: "Hiç bir yönden benzeri olmayan, tek  olan, ikilik tasavvur edilmeyen, hiç bir şeye muhtaç olmayan." Daha uzun  yazılabilirse de, burada bu açıklama kâfidir ve her Müslüman bu  kadarını bilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katolikler "Allah Ehad'dır" inancına sahip olmadıkları gibi, "bir tek  tanrı vardır" inancına da sahip değildir. "Biz tek tanrıya inanıyoruz"  demelerine itibar edilmez. Çünkü bu sözleri açıkca yanlıştır. Basit bir  toplama yapalım: 1+1+1=1 değildir, doğrusu 1+1+1=3 eder. Katolikler  toplam üç ayrı tanrının varlığına inanıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katolik Ansiklopedisi'nde ayrıca diyor ki, "Persons are co-eternal and  co-equal: all alike are uncreated and omnipotent." Tercümesi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bu üç şahıs beraberce ezelîdir ve birbirlerine eşittir: hepsi de  yaratılmamışlardır ve sonsuz kudret sahibidirler."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müslümanlar "Allah birdir (Ehad'dır ve Vâhid'dir)" dediği zaman,  bunların hepsini reddetmektedir. Hıristiyanlar, "İsa aleyhisselam  tanrıdır" diyorlar, ona tapıyorlar. Bundan dolayı müşriktirler. İsa  aleyhisselamın aracı olduğuna inandıkları için değil, Allahü tealadan  başkasını ilah bildikleri için müşrik oluyorlar. Yukarıda naklettiğim  yazıya göre, İsa aleyhisselamın ezelî olduğunu, yaratılmış olmadığını,  her şeye kaadir olduğunu söylüyorlar. Müslümanlar, Muhammed aleyhisselam  her insan gibi aciz bir kuldur, mahluktur, yaratılmıştır, tanrı  değildir, Allah'tan başka tanrı yoktur, diyorlar. Hıristiyanlar İsa  aleyhisselama tapıyorlar, Müslümanlar Muhammed aleyhisselama  tapmıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hıristiyanların "Tanrı birdir (bir tanedir)" sözü ile kasdettikleri ile  Müslümanların "Allah birdir (Ehad'dır)"dan kasdettiklerinin aynı ma'nâda  olmadığı aslında izahtan varestedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: De ki: O, Allah'tır, Ehad'dır.  (İhlâs sûresi: 1) Türkçe meâllerin hepsinde "Allah birdir" ve "Allah  tektir" şeklinde yazılmış. Kısacası, Müslümanlar "Allah birdir"  dedikleri zaman, "Allahü teâlâ Ehad'dır, Vâhid'dir" ma'nâsında  söylüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilâl-i Habeşî radıyallahü anh, Ümeyye bin Halef'in kölesi iken  İslâmiyet'le şereflenmişti. Hazret-i Bilâl'in müslüman olduğunu duyan  Ümeyye, ona çok eziyet ve işkence yapardı. "İslâm dîninden dön! Lât ve  Uzzâ putlarına tap" diye zorladıkça, Bilâl radıyallahü anh "Ehad Ehad"  diyerek îmânını bildirdi. (İbn-i Sa'd)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkçe konuşan her Müslüman "Allah birdir" veya "Allah tektir" dediği  zaman, bunu "Allah'ın eşi ve benzeri yoktur, ortağı yoktur, O'ndan başka  ilah yoktur, O'ndan başka yaratıcı yoktur, O'ndan başka ibadet edilmeye  hakkı olan yoktur" ma'nalarında söylemektedir. Bunu Müslümanların âlimi  de bilir, cahili de bilir. Yoksa, insanlar için, hatta her mahluk için  "birdir" ifadesi kullanılabilir. Mesela, Ahmed ve Mehmed her bakımdan  aynı gözüken ikiz iki kardeş olsa bile, "Ahmed birdir" ve "Mehmed  birdir" sözleri yanlış olmaz. Çünki iki tane Ahmed yoktur, yani bahis  konusu Ahmed sadece bir tanedir. Her insan bir tanedir. Hatta her nesne  bir tanedir. Ama Ahmed'in de, Mehmed'in de, başka insanların da, diğer  nesnelerin de benzerleri, emsalleri, ortakları vs. mevcuttur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetlersek: Katolikler açıkca şunları söylüyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Baba, oğul ve kutsal ruh birbirinden ayrıdır. (Mesela, baba ile oğul  aynı kişi değildir.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Baba tanrıdır.&lt;br /&gt;3. Baba yaratılmamıştır, ezelîdir.&lt;br /&gt;4. Baba her şeye kaadirdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. İsa aleyhisselam tanrıdır.&lt;br /&gt;6. İsa aleyhisselam yaratılmamıştır, ezelîdir.&lt;br /&gt;7. İsa aleyhisselam her şeye kaadirdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Kutsal ruh tanrıdır.&lt;br /&gt;9. Kutsal ruh yaratılmamıştır, ezelîdir.&lt;br /&gt;10. Kutsal ruh her şeye kaadirdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Haşa.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlara inanan, yani Katolik inancında olan birisinin, "tek tanrı"  inancına sahip olduğunu, veya "Allah birdir" (Ehad'dır) ve "Allah'tan  başka tanrı yoktur" (Lâ ilâhe illallah) dediğini kabul eder misiniz?  Derim ki, bunu ancak aşırı derecede ahmak ve cahil bir kişi kabul  edebilir. Bayındır gibileri takib ve taklid edenlerin zekâ seviyeleri  hakkında iyi şeyler düşünemiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="font-weight: bold;" href="http://muratyazici.blogspot.com/"&gt;Murat Yazıcı &lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-5927040368543072839?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/5927040368543072839'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/5927040368543072839'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/10/abdulaziz-bayndrdan-zrvalar-murat-yazc.html' title='Abdülaziz Bayındır&apos;dan Zırvalar / Murat Yazıcı'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-3721732311080895134</id><published>2010-09-13T09:19:00.001+02:00</published><updated>2010-09-13T09:21:39.919+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='notlarım'/><title type='text'>kim terörist?</title><content type='html'>Almanya'da taksi şoförlüğü yapan bir arkadaş anlatıyor: "Bir hanım  efendi arabama bindi, biraz gittikten sonra bana baktı ve "Türk müsün?"  dedi. "Evet" deyince  "Kilisenin Katolik papazı Amerika'daki İkiz  kuleleri örnek vererek sizin hepinizin terörist olduğunu söyledi. Siz,  bunu niçin yaparsınız?" diye bir soru sordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de ona üç bin mi çok  yoksa beş milyon mu çok? Diye bir soru sordum "Tabii beş milyon çok"  dedi. Hıristiyan Hitler tam beş milyon insanı öldürdü. Siz buna terör  demiyorsunuz. Amerikalılar, Japonya'da beş yüz bin Japonu iki atom  bombasıyla öldürdü buna da terör demiyorsunuz. Şu anda Amerika Irak'ta  bir milyon insan öldürdü siz buna da göz yumuyorsunuz. Şimdi söyle  bakalım kim terörist?" dedim "taksiyi durdur" dedi. Parayı ödedi ve  inerken "Ben o papaza sorarım" dedi. &lt;a href="http://www.milligazete.com.tr/makale/kuran-i-kerimi-kimse-yakamaz-176417.htm"&gt;Mahmud Toptaş&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;h3&gt;&lt;br /&gt;&lt;/h3&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-3721732311080895134?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3721732311080895134'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3721732311080895134'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/09/kim-terorist.html' title='kim terörist?'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-7208633013927569757</id><published>2010-08-27T08:38:00.003+02:00</published><updated>2010-08-27T09:02:53.155+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'>Bayraktar Bayraklı, Abdülaziz Bayındır..</title><content type='html'>Dün, mübarek  İstanbul/Fatih semtindeki Veysel Karani Hırka-i Şerif camiindeydim.&lt;br /&gt;Dün O sallahü aleyhi vesellemi ziyaret etmiş gibiydim..&lt;br /&gt;İstanbul, çok mübarek bir şehirsin.&lt;br /&gt;İnsanların sana layık olurlar inşaallah..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzunca bir süre blog ve internetle ilgilenecek zamanım olmayacak sanırım, belki de çok seyrek ve hızlıca bir şey ekleyebileceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayraktar Bayraklı, Abdülaziz Bayındır gibi isimlerle ilgili gelen sorulara kısaca moda deyimle ''işim olmaz'' diye cevap vereyim. Ne okur ne de dinlerim. Kimseye de tavsiye etmem!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet mütevazi blogumun sevgili takipçileri, uzleti seven gönlüm sizlere dualar eder, dualar bekler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-7208633013927569757?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/7208633013927569757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/7208633013927569757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/08/bayraktar-bayrakl-abdulaziz-bayndr.html' title='Bayraktar Bayraklı, Abdülaziz Bayındır..'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-3989134646374919180</id><published>2010-07-26T09:13:00.004+02:00</published><updated>2010-07-26T09:27:27.630+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='notlarım'/><title type='text'>Berat Kandili</title><content type='html'>''Aslı "&lt;strong&gt;Beraet&lt;/strong&gt;" olan ve Türkçe'ye "&lt;strong&gt;Berat&lt;/strong&gt;" olarak giren bu kelimenin sözlük anlamı: &lt;strong&gt;"Borçtan, hastalıktan, suç ve cezadan kurtulmak"&lt;/strong&gt;. Dînî literatürde ise: &lt;strong&gt;"Günahlardan arınmak, temize çıkmak, ilahî af ve rahmete nail olmak"&lt;/strong&gt;  manasını ifade etmektedir. Buna göre Berat gecesi, ALLAH Teâlâ'nın affı  ve bağışlaması ile Müslümanların günahlardan arınmasına ve  kurtuluşlarına bir vesiledir. &lt;p&gt;ALLAH Teâlâ, bu mübarek gecede, kendisine yönelip af dileyen mü'min  kullarına, cehennemden kurtuluş beratı verir. Berat gecesine, bereketli  ve feyizli bir gece olması sebebiyle: "&lt;strong&gt;Mübarek&lt;/strong&gt;"; kulların günahlarının affolunması ve temize çıkmaları sebebiyle: "&lt;strong&gt;Beraet&lt;/strong&gt;"; kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle: "&lt;strong&gt;Rahmet&lt;/strong&gt;"; geceyi iyi değerlendiren kulların seçilerek salih kullar arasına alınması sebebiyle: "&lt;strong&gt;Beraet ve Sakk&lt;/strong&gt;" adı da verilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Berat gecesi hayırlarla dolu olayların meydana geldiği bir  gecedir. Berat Gecesi'ni, bu derece yücelten husus, Berat gecesinin  kudsiyeti, Kur'an-ı Kerim'in bu gecede Levh-i Mahfuzdan dünya semasına  indirilmiş olması ile alakalıdır.&lt;/strong&gt; Cenab-ı Hak şöyle buyurur: &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;"Ha Mim. Helal ile haramı ve sair hükümleri apaçık bildiren  bu kitaba, Kur'an-ı Kerim'e yemin olsun ki, gerçekten biz O'nu mübarek  bir gecede indirdik. Muhakkak biz hak din İslam'dan yüz çevirenleri  uyaranlarız. O, öyle bir gecedir ki, bu geceden gelecek senenin aynı  gecesine kadar rızıklar, eceller ve benzeri her hikmetli iş katımızdan  bir emir ile o zaman ayırt edilir, hüküm verilir. Hakikat biz, Rabbinden  bir rahmet eseri olarak peygamberler gönderenleriz. Şüphe yok ki ALLAH  Teâlâ her şeyi hakkıyla işitenin, her şeyi de kemaliyle bilenin ta  kendisidir." (Duhan Sûresi:1-6)&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;"Şaban ayının yarısı yani Berat gecesi olduğu zaman kalkınız, o  geceyi ibadetle geçiriniz, gündüzünde de oruç tutunuz. Çünkü Cenab-ı  Hak, güneşin batmasıyla birlikte rahmet ve ihsanıyla, gufran ve  inayetiyle dünya semasına tecelli eder ve şöyle buyurur: Günahlarının  bağışlanmasını isteyen yok mudur? Onu bağışlayayım. Rızık isteyen yok  mudur? Onu rızıklandırayım. Bir derde düşen yok mudur? Ona afiyet  vereyim, o dertten kurtarayım. Şöyle olan yok mu? Böyle olan yok mu? Ve  bu hitap fecir doğuncaya kadar devam eder. (İbn-i Mace; İkame: 191;  Beyhekî, Şuabu'l-İman, 3/379, No:3822)&lt;/strong&gt;'' &lt;a href="http://www.milligazete.com.tr/makale/berat-gecesi-170872.htm"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Mehmet Talü&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6472552341729380387-3989134646374919180?l=cancenk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3989134646374919180'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6472552341729380387/posts/default/3989134646374919180'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cancenk.blogspot.com/2010/07/berat-kandili.html' title='Berat Kandili'/><author><name>can'ın not defteri / 15.03.2008</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14731538636300759457</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_DYZmhhxuGjQ/SbFDVh9hMqI/AAAAAAAAAYs/SRbMEUQIqZY/S220/gul_.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6472552341729380387.post-2441535229556496890</id><published>2010-07-15T16:14:00.000+02:00</published><updated>2010-07-15T16:17:13.655+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Yunus Vehbi Yavuz</title><content type='html'>&lt;div align="right"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;SAPTIRILAN GERÇEKLER / Dr.Ebubekir Sifil&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;GİRİŞİM dergisinin Temmuz-89 sayısında Doç. Dr.  Yunus Vehbi Yavuz’un “İslam Tarihinde Hilafetten Saltanata Geçilmesi ve  Doğurduğu Sonuçlar” başlıklı bir yazısı yayımlandı. Doğrusu sayın  Yavuz’un ağzından tarihi ve fıkhi gerçeklerden bu derece nasipsiz şeyler  duymak bizleri oldukça şaşırttı. &lt;p align="justify"&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;          Hilafetten Saltanata geçişin, İslam  dünyasında yol açtığı yönetimsel, toplumsal ve fikri yapılanma hiç  kimsenin gizlisi değildir! Ancak bunları öne sürerek ve olaylar arasında  zorlama bağlantılar kurarak kimi sonuçlara varmak, bilimsel yaklaşım  değildir! Buna realite de izin vermez. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;          6 sayfalık yazısında Hilafetten  Saltanata geçişi, “Din ve Dünya işlerinin birbirinden ayrılması” olarak  niteleyen Doçentimiz, içinden çıkılmaz çelişkiler sergiliyor, tarihi ve  fıkhi bir çok gerçeği çarpıtarak veriyor. İşte çarpıtılan gerçekler: &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;          1- Yazısının ilk sayfasında şöyle  diyor: “...Bu yönetimin (Hz, Peygamber (sav) yönetiminin- E.S ) iki ana  kaynağı vardı. Biri Kur’an, diğeri Şûra idi...”  &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Bu ifade Kur’an’dan sonra ikinci teşri kaynağı  olduğu ittifakla kabul edilen Sünnet’i rafa kaldırmaktadır. (Eğer burada  Sünnet bir zühul ese
